🧭 100 Gün · 100. Gün · Tam Program

TYT – MSÜ – KPSS – ALES – DGS Paragraf Denemesi 2 (Ocak)

26 soruluk ücretsiz online paragraf denemesi. TYT, MSÜ, KPSS, ALES ve DGS adayları için ÖSYM tarzı sorular.

Merhaba arkadaşlar, TYT – MSÜ – KPSS – ALES – DGS PARAGRAF DENEMESİ 2 (OCAK) yayımlamış bulunmaktayız. Sorular ÖSYM'nin dili ve tarzına uygun hazırlanmıştır. Görüş ve önerilerinizi lütfen bize iletiniz. Paragraf Denemesi 2'i aşağıdaki test uygulasından hemen çözmeye başlayabilirsiniz. Başarılar dileriz.

  • Paragraf Denemesi 2'i hemen çözmeye başlayabilirsiniz. Toplam 26 sorudan oluşmaktadır.
  • Paragraf Denemesi 2'nin hedef kitlesi: TYT – MSÜ – KPSS – ALES – DGS'ye hazırlanan öğrencilerdir.
  • Sorular, ÖSYM'nin diline ve tarzına uygun makaleler kullanılarak hazırlanmıştır.
  • Paragraf denemelerinin sonunda yanlış yaptığınız soruların çözümlerini mutlaka kontrol ediniz.

Açıklamalar

Genel açıklamalar ve sınav talimatları

Bu test, adayların okuduğunu anlama, analiz etme ve metinler arası ilişki kurma becerilerini ölçmek amacıyla ÖSYM’nin güncel soru tipolojisi ve dil bilgisi standartlarına uygun olarak hazırlanmıştır.

  • Soru Sayısı: 26 (Sınav kapsamına göre belirtiniz).

  • Sınav Süresi: Bu deneme için önerilen toplam süre [40] dakikadır.

  • İçerik Yapısı: Deneme; yardımcı düşünceler, ana düşünce, yapı bilgisi (paragrafı ikiye bölme, akış bozma) ve çoklu soru tiplerini içermektedir.

Uygulama adımları

Adayların sınav performansını optimize etmesi için izlemesi gereken 4 ANA BASAMAK:

  • Soru Kökünün Okunması: Metne geçmeden önce soru kökü dikkatle okunmalı, istenen bilginin (olumlu/olumsuz) çerçevesi çizilmelidir.

  • Metnin İncelenmesi: Metin okunurken anahtar ifadelerin altı çizilmeli ve yazarın temel iletisi tespit edilmelidir.

  • Seçeneklerin Analizi: Çeldirici seçenekler, metnin kapsamı dışındaki genel yargıları içerebilir. Sadece metindeki bilgilere bağlı kalınmalıdır.

  • Zaman ve Kontrol: Her soru için ayrılan sürenin aşılmaması, takılınan soruların işaretlenerek sınav sonuna bırakılması önerilir.

Adaylar için önemli notlar
MaddeAçıklama
KapsamSınavdaki tüm metinler akademik ve edebi dille kurgulanmış özgün pasajlardır.
PuanlamaSoruların zorluk derecesi ÖSYM dağılımına (Kolay-Orta-Zor) göre dengelenmiştir.
YasaklarSınav sırasında dış kaynak kullanımı ve süreyi durdurmak gerçek performansınızı yansıtmayacaktır.
HedefZaman yönetimi ve odaklanma becerisini sınav öncesi en üst seviyeye çıkarmak.

TYT - MSÜ - KPSS - ALES - DGS PARAGRAF DENEMESİ 2 (OCAK)

0%
Question report close icon

Soruyu bildir

Boş bildirim gönderemezsin. Lütfen biraz ayrıntı yaz.
Question report loader icon

Paragraf Denemesi 2

 Metni anlama, temel yargıları saptama ve sözcük dağarcığını geliştirme süreçlerini en alt basamaktan itibaren inşa etmeyi amaçlar. TYT, KPSS, MSÜ, ALES ve DGS sınavlarındaki paragraf mantığına adaptasyon sağlamak için kurgulanan bu bölümde, adayların soru çözme alışkanlığı ve metin okuma hızı kazanması hedeflenmektedir.


DENEME 2 · Paragraf Denemesi

TYT- KPSS- ALES- DGS - MSÜ PARAGRAF DENEMESİ 2

🧠 | Sinaptik Paragraf Parkuru

Bu deneme; TYT, KPSS, ALES, DGS ve MSÜ sınav formatlarına uygun pratik yapman için özel olarak tasarlanmıştır.

  • Strateji: Süreç boyunca dikkatini elden bırakma.

  • Analiz: Çözüm sonunda hataların için  Statik Çözüm dökümlerini inceleyebilirsin.

  • Raporlama: Testi bitirdiğinizde E-posta alanını doldurduğunuzda detaylı sınav sonuç karnen,  e-posta adresine otomatik olarak iletilecektir.

1 / 26

Kategori: 🎨 Anlatım Biçimleri

1. Kapıyı zorlukla kapattıktan sonra sırtını soğuk duvara yasladı. Hava kararmış, cılız bir sokak lambasının sarımtırak ışığı aralıklı camdan içeri sızıyordu. Odanın içindeki eski eşyalar sanki geçmişten bir hikâye fısıldıyordu: Yıpranmış kadife bir berjer, köşede yığılmış tozlu kitaplar ve bir ayağı kırık, titrek bir sehpa… Adam, bu dağınık ve hüzünlü manzarayı ağır ağır süzdü. Ardından, cebinden çıkardığı buruşuk kâğıdı ışığa doğru yaklaştırdı ve titreyen elleriyle satırları okumaya çalıştı. Dışarıdaki rüzgârın uğultusu, onun içindeki sıkıntıyı daha da artırıyordu.

Bu parçanın anlatımında ağır basan anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

2 / 26

Kategori: 🧩 Paragrafta Yapı

2. (I) Hititler, Anadolu'da hüküm sürmüş ve yüzyıllar boyunca bölge siyasetini etkilemiş güçlü bir imparatorluk kurmuşlardır. (II) Siyasi yapıları, kralın yetkilerini sınırlayan ve asillerden oluşan Pankuş Meclisi gibi kurumlarla dikkat çekiciydi. (III) Ayrıca, hukuk kuralları, dönemin Mezopotamya yasalarına kıyasla nispeten daha insancıl ve adaletliydi. (IV) Demirin işlenmesini öğrenmeleri ve bu teknolojiyi yaygınlaştırmaları, bölgedeki Bronz Çağı'nı sona erdiren ve güç dengelerini değiştiren en önemli faktör olmuştur. (V) Bu imparatorluğun başkenti olan Hattuşa (modern Boğazkale), hem anıtsal mimarisi hem de kapsamlı çivi yazılı arşivleriyle bugün dahi büyük önem taşır.

Bu numaralanmış cümlelerden hangisi, parçanın genel anlatım akışını bozmaktadır?

3 / 26

Kategori: 🧩 Paragrafta Yapı

3. (I) Vurmalı çalgılar, müzik aletleri ailesinin en eski ve en temel grubunu oluşturur. (II) Bu çalgılar, genellikle el veya bir sopa yardımıyla yüzeylerine vurularak, sallanarak veya ovularak ses üretirler. (III) Ritim ve tempo tutma gibi temel müzikal görevlerinin yanı sıra, orkestraya dinamizm ve renk katma işlevini de üstlenirler. (IV) Seslerinin belirli bir notaya ayarlanıp ayarlanamamasına göre vurmalı çalgılar iki ana kategoriye ayrılır. (V) Timpani ve ksilofon gibi çalgılar belirli bir tonda ses üretirken, trampet ve ziller gibi çalgıların notası kesin değildir. (VI) Bu çeşitlilik, onları klasik müzikten caza, hatta modern pop müziğe kadar her türden orkestra ve topluluğun vazgeçilmez bir parçası haline getirir.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense, ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

4 / 26

Kategori: 🧩 Paragrafta Yapı

4. Geleneksel İslam Tıbbı, sadece dinsel öğretilere değil, aynı zamanda Antik Yunan ve Pers bilimi gibi köklü felsefi yaklaşımlara dayanan kapsamlı bir sağlık sistemidir. Bu sistem, İbn Sînâ ve Râzî gibi bilginlerin çalışmalarıyla zirveye ulaşmış, bedenin dört ana salgısının dengesini korumayı temel almıştır. Geleneksel İslam Tıbbı, hastalığı bir dengesizlik olarak görür ve tedavide bitkisel ilaçlar, diyet düzenlemeleri ve yaşam tarzı değişikliklerini ön plana çıkarır. Bu yaklaşım, sadece fiziksel semptomları değil, ruhsal ve çevresel faktörleri de tedavi sürecine dâhil eder. Bu bütüncül bakış açısı ışığında, Geleneksel İslam Tıbbı'nın temel amacının basit bir hastalık iyileştirmesinden çok, ----

Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

5 / 26

Kategori: 🧩 Paragrafta Yapı

5. Modern çağın teknolojileri, bize dünyanın öbür ucundaki herhangi bir bilgiye anında ulaşma ve en uzaktaki dostumuzla kesintisiz iletişim kurma vaadiyle geldi. Bu sayede coğrafi engeller kalkmış, sanki küresel bir köyde yaşıyormuşuz hissine kapıldık. ---- Oysa sürekli gelen bildirimler ve yüzeysel içerik akışı, dikkatimizi dağıtarak uzun ve derin düşünme yetimizi zayıflatmaktadır. Sonuç olarak, bilgiye hiç olmadığımız kadar yakınken, gerçek insan ilişkilerinden de bir o kadar kopuk yaşamaktayız.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

6 / 26

Kategori: 💡 Ana Düşünce ve Konu

6. Trajedi, yaşamın kendisinden ziyade, ahlaki açıdan ciddi ve tam bir eylemin taklididir (mimesis). Bu taklit, anlatım dili süslenmiş ve her parçası kendine has biçimde düzenlenmiş olarak icra edilir. Trajedi, hikâyenin anlatılmasıyla değil, eyleyen kişiler aracılığıyla gerçekleştirilir. Bunun sonucu olarak, acıma ve korku duygularıyla birlikte, bu duyguların arınması (katarsis) sağlanır. Bu arınma, izleyicinin ruhunda bir denge ve huzur yaratmayı amaçlar.

Bu paragraftan hareketle Aristoteles'in trajedi sanatı ile ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

7 / 26

Kategori: 💡 Ana Düşünce ve Konu

7. Kar, atmosferdeki su buharının yoğunlaşarak donmasıyla oluşan buz kristalleridir. Her bir kar tanesi, genellikle bir toz veya polen zerresi gibi küçük bir çekirdek etrafında altıgen (hegzagonal) bir yapıya sahip olarak büyür. Tanelerin büyüklüğü ve şekli, oluşumları sırasında maruz kaldıkları ortam sıcaklığı ve nem oranına bağlıdır. Bu karmaşık ve sürekli değişen çevresel koşullar nedeniyle, doğada birbiriyle tıpatıp aynı iki kar tanesine rastlanma olasılığı teorik olarak sıfırdır. Dolayısıyla kar, hem mikroskobik düzeyde düzenli hem de makroskobik düzeyde benzersiz bir yapının ürünüdür.

Bu parçadan hareketle kar’ın yapısıyla ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

8 / 26

Kategori: 💡 Ana Düşünce ve Konu

8. Güzellik anlayışı çağlar boyunca değişmiştir. Sonsuz değişimin yasalarına boyun eğmeyen, değişmez bir güzellik yoktur. Eflatun'un "Şölen" adlı eserinde Sokrates'in sözünü ettiği, yüceliğiyle parlayan o sonrasız güzellik, bir hayalden başka bir şey değildir. Doğurulamayan ve yok edilemeyen, gelişmeyen ve bozulmayan bir güzellik... Yalnızca şu zamanda ve şu yerde, şu ölçüde ve şu yanıyla, şu insanlar için değil; öbür yanıyla ve öbür insanlar için de güzel olan sonrasız ve tek güzellik... Böyle bir güzellik yoktur!

Bu parçadan güzellikle ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

9 / 26

Kategori: 💡 Ana Düşünce ve Konu

9. Umberto Eco, sadece Gülün Adı gibi çoksatan romanların yazarı olarak değil, aynı zamanda ortaçağ felsefesi uzmanı, semboloji profesörü ve deneme yazarı olarak da tanınır. Birçok eleştirmen, onun romanlarının başarısının temelinde, derin akademik bilgisini popüler anlatı formlarıyla kusursuzca harmanlayabilme yeteneğinin yattığını belirtir. Eco, ciddi felsefi konuları, okuyucuyu içine çeken bir polisiye veya tarihsel kurgu aracılığıyla sunar. O, bilginin ulaşılmaz kulelerinden inip, karmaşık fikirleri geniş kitlelere ulaştırabilen nadir entelektüellerden biriydi. Bu çok yönlü ve köprü kuran sanatçı kimliği, onu çağımızın en özgün düşünürlerinden biri yapmıştır.

Bu parçada Umberto Eco'nun sanatçı kişiliği ile ilgili aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?

10 / 26

Kategori: 💡 Ana Düşünce ve Konu

10. Selçuklular’da günlük yaşam, fetihler sonucu ele geçirilen geniş coğrafyanın çok kültürlü yapısını yansıtır. Şehir merkezlerinde hayat, büyük kervansaraylar ve medreseler etrafında yoğunlaşır; ticaret, sanat ve ilmi faaliyetler ön plandaydı. Buna karşın, imparatorluğun geniş otlaklarında yaşayan Türkmen kitleleri, göçebe yaşam tarzlarını ve atlı kültürlerini sürdürmekteydi. Köy ve kasabalarda ise yerleşik tarım ekonomisi, geleneksel Anadolu kültürüyle İslami sosyal kurumların harmanlandığı bir yaşam biçimine sahipti. Bu karmaşık yapı, Selçuklu toplumunun tek tip bir yaşam sürmediğini, aksine kültürel ve ekonomik çeşitlilik içinde dinamik bir denge kurduğunu gösterir.

Bu paragraftan hareketle Selçuklularda günlük yaşam ile ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

11 / 26

Kategori: 💡 Ana Düşünce ve Konu

11. Evrenin başlangıcından itibaren; ay, güneş, yıldızlar ve eski zamanlardan beri bilinen beş gezegeni yani: Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn'ü içerisinde barındırarak iç içe sekiz küre tarafından çevrelenmektedir. Evren yedi gezegen olarak tanımlanmaktadır. Diğer gezegenler, teknolojinin gelişmesiyle birlikte keşfedildikten sonra bilim insanları tarafından bu gruba eklenmiştir.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?

12 / 26

Kategori: 💡 Ana Düşünce ve Konu

12. Rüya, uzun süre sadece beyin aktivitesinin rastgele bir yan ürünü olarak görülmüştür. Oysa güncel psikolojik yaklaşımlara göre rüya, bilinçdışının kendisini ifade etme yöntemidir. Zihnimiz, uyanıkken çözüme ulaştıramadığımız kaygıları, bastırılmış arzuları ve günlük yaşamın karmaşasını gece boyunca yeniden işler. Bunu yaparken, düşünceleri doğrudan değil, tuhaf ve mantık dışı görünen semboller ve metaforlar aracılığıyla kodlar. Bu nedenle, bir rüyanın gerçek anlamını bulmak, görünen yüzeyin altında yatan bu gizli mesajları çözümlemeyi gerektirir.

Bu parçada rüya ile ilgili anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisidir?

13 / 26

Kategori: 💡 Ana Düşünce ve Konu

13. Kartpostallar, ilk ortaya çıktıklarında hızlı ve ucuz bir iletişim aracı olarak popülerlik kazanmıştır. Ancak zamanla bu basit iletişim işlevinin ötesine geçerek kültürel bir rol üstlenmişlerdir. Üzerlerindeki görseller aracılığıyla belirli bir dönemin modasını, mimari tarzını ve toplumsal yaşamın geçici anlarını kayıt altına almışlardır. Bu nedenle, sıradan bir mesaj taşıyıcısı olmaktan çıkıp, o döneme ait görsel bir tarihsel belge niteliği kazanmışlardır. Koleksiyoncular ve tarihçiler için kartpostallar, geçmişe ışık tutan önemli birer kaynak teşkil etmektedir.

Bu parçaya göre kartpostallar ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

14 / 26

Kategori: 💡 Ana Düşünce ve Konu

14. Avustralya'daki yerel dansları anlamak için bir Avustralya aşiretinin hayatında hasadın oynadığı rolü bilmek yeterlidir. Ancak minüet dansını anlamak için Fransa'nın XVIII. yüzyıl ekonomisini bilmek yetmez. Çünkü minüet, üretime katılmayan aylak bir sınıfın psikolojisinin anlatımı olan bir danstır. Adabımuaşeret kurallarının çoğu da aynı psikolojiyle açıklanır. Görülüyor ki, burada ekonomik öğe yerini psikolojik öğeye bırakıyor. Bununla birlikte, üretime katılmayan sınıfların iktidara gelişinin de aynı ekonomik öğenin gelişmesinin bir sonucu olduğunu unutmamak gerekir. Demek ki ekonomik öğe, yerini başka öğelere bıraktığı zaman bile değerini koruyabiliyor.

Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

15 / 26

Kategori: 📌Yardımcı Düşünceler

15. ean Baudrillard’a göre modern toplum, artık gerçekliği yansıtma aşamasını geride bırakmıştır. Temsil, yerini simülasyona bırakmıştır. Günümüzde bir görüntü, aslı veya referansı olmayan bir kopyadan ibarettir; buna "simulakr" denir. Bu durum, gerçek ile taklit arasındaki sınırın kaybolduğu ve gerçeğin kendisinden daha gerçekmiş gibi algılandığı "hipergerçeklik" dönemini yaratmıştır. Hipergerçeklikte, sanal ortamlar gibi yapılar, gerçekmiş gibi sunulanın aslında kurgu olduğunu örtmek için bir illüzyon perdesi oluşturur. Baudrillard'ın bu analizi, küresel siyasi gücün tamamen merkezileştiğini ve ulus devletlerin bu süreçte tamamen işlevsiz kaldığını iddia eder.

Bu parçada Jean Baudrillard'ın görüşleri ile ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

16 / 26

Kategori: 📌Yardımcı Düşünceler

16. Büyük ressamların eserleri incelendiğinde, sanatçının ruh hâli ile kullandığı renkler arasında her zaman doğrudan bir ilişki olmadığı görülür. Örneğin, tuvalde canlı ve patlayan renkler kullanan bir ressamın iç dünyası, derin bir melankoli ve yalnızlık barındırıyor olabilir. Sanatçı, dışarıya yansıttığı bu coşkulu estetik aracılığıyla kendi içindeki kargaşayı gizlemeyi veya onunla başa çıkmayı amaçlar. Eser, bu anlamda bir ruhsal çeviri ya da tedavi aracıdır, duyguların aynen aktarımı değildir. Sanatçının kullandığı teknikler ve fırça darbelerinin sertliği, onun toplumla olan ilişkilerinin her zaman pürüzsüz ve çatışmasız olduğunu gösterir.

Bu parçadan hareketle bir ressamın iç dünyası ve sanatı ile ilgili aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?

17 / 26

Kategori: 📌Yardımcı Düşünceler

17. İşaret dili, genellikle işitme engelli bireylerin kendi aralarında kullandığı, görsel-uzamsal bir dildir. Sözlü diller gibi işaret dilleri de kendine özgü karmaşık bir dilbilgisi (gramer) yapısına sahiptir. Bu diller, sadece el hareketlerinden değil, aynı zamanda yüz ifadelerinden ve vücut duruşundan da anlam çıkarır. Dünyada tek bir evrensel işaret dili yoktur; İngilizce, Türkçe veya Çince gibi, her ülkenin hatta her bölgenin kendine özgü işaret dilleri vardır. Bu diller, zamanla doğal olarak gelişmiş ve kültürel bir miras olarak kabul edilmektedir.

Bu parçada işaret diliyle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

18 / 26

Kategori: 📌Yardımcı Düşünceler

18. Sinema, diğer sanat dallarına göre çok daha büyük teknik imkânlar ve yüksek maliyet gerektirir. Bu durum, yönetmenin kişisel ve bağımsız bir yaratıcı olarak tamamen özgür hareket etmesini zorlaştırır; zira yapımcı ve stüdyonun ticari kaygılarına bağımlı hale gelebilir. Ancak sinemayı gerçek bir sanat eseri yapan, yönetmenin bu kısıtlamalara rağmen, kamera arkasından kendi özgün bakış açısını, yani "sanatçı imzasını" zorla kabul ettirebilmesidir. Bu özgünlük, sadece senaryodan değil, kullanılan kadrajdan, ışıktan ve kurgudan da anlaşılır.

Bu parçadan hareketle sinema ve sanatçı ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

19 / 26

Kategori: 📌Yardımcı Düşünceler

19. Matematik, evreni anlamamız için temel bir araç olarak kabul edilir ve genellikle bilimin dili olarak adlandırılır. Kendine özgü bir mantıksal tutarlılık sistemi üzerine kuruludur ve bu tutarlılık sayesinde ulaştığı sonuçlar evrensel bir geçerliliğe sahiptir. Fiziksel dünyanın yasalarını formüle etme ve bu yasaları modelleme konusunda kilit bir rol oynar. Matematik, hesaplama (calculus), geometri ve cebir gibi farklı dallara ayrılır ve her dal kendine özgü soyut prensipleri inceler. Matematiğin keşfedilen bir gerçek mi yoksa insan zihninin bir icadı mı olduğu sorusu, felsefi tartışmaların merkezindedir.

Bu parçada aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

20 / 26

Kategori: 📌Yardımcı Düşünceler

20. İnsan beyni, bilinen evrendeki en karmaşık yapıdır ve vücut ağırlığının sadece %2'sini oluşturmasına rağmen, vücudun tükettiği enerjinin yaklaşık %20'sini kullanır. Bu yüksek enerji talebi, beynin sürekli ve yoğun bir faaliyet halinde olduğunun kanıtıdır. Beyin yapısı çocukluktan yetişkinliğe kadar sabit kalmaz; "nöroplastisite" denen yeteneği sayesinde sürekli yeniden şekillenir ve öğrenmeye adapte olur. Her ne kadar beynin sol ve sağ yarı küreleri (hemisferler) belirli işlevleri üstlenmiş olsa da, bu ayrım, beyin bölgelerinin birbirlerinden tamamen bağımsız ve izole çalıştığını gösterir. Bütün bu özellikleriyle beyin, dünyayı algılama, düşünme ve hareket etme gibi tüm hayati süreçlerimizi yöneten merkezi bir komuta birimidir.

Bu parçadan hareketle beyin ile ilgili aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

21 / 26

Kategori: 💡 Ana Düşünce ve Konu

21. ---- ve --- soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız.

Faust’un yaratıcısı Goethe, sıradan bir büyük adam değildi; o, sanki şeytanla anlaşma yapmıştı. O ve eserleri, bize sadece dışımızdaki değil, içimizdeki şeytanı da, mikro ve makro dünyalarımızı da tanıttılar. Faust’un bugünden başlayarak eski uygarlıklara uzanan Helen arayışı, insanlık tarihi boyunca süregelen sevgi arayışının evrensel boyutta yinelenen şamanistik bir yolculuğundan ne farklıydı ki? Bu adamların bizlerden farkı neydi? Beyin kimyası mı? Enzim hikâyesi mi? Bilmiyoruz. Bilim, bir gün daha inandırıcı bulgularla bizleri aydınlatıncaya dek, biz yalnızca onları, dıştan görebildiğimiz ve tarif edebildiğimiz kadar bilmekle yetineceğiz.

Bu parçaya göre Goethe ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

22 / 26

Kategori: 💡 Ana Düşünce ve Konu

22. ---- ve --- soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız.

Faust’un yaratıcısı Goethe, sıradan bir büyük adam değildi; o, sanki şeytanla anlaşma yapmıştı. O ve eserleri, bize sadece dışımızdaki değil, içimizdeki şeytanı da, mikro ve makro dünyalarımızı da tanıttılar. Faust’un bugünden başlayarak eski uygarlıklara uzanan Helen arayışı, insanlık tarihi boyunca süregelen sevgi arayışının evrensel boyutta yinelenen şamanistik bir yolculuğundan ne farklıydı ki? Bu adamların bizlerden farkı neydi? Beyin kimyası mı? Enzim hikâyesi mi? Bilmiyoruz. Bilim, bir gün daha inandırıcı bulgularla bizleri aydınlatıncaya dek, biz yalnızca onları, dıştan görebildiğimiz ve tarif edebildiğimiz kadar bilmekle yetineceğiz.

Bu parçada altı çizili ifade Faust’un hangi yönüne işaret etmektedir?

23 / 26

Kategori: 💡 Ana Düşünce ve Konu

23. ---- ve --- soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız.

Bir zamanlar, deneysel metoda büyük umutlar bağlandı. Önceleri Renan, içinde bulunduğumuz yüzyılın bilim adamları tarafından "bilimsel bir şekilde" yönetileceğini umdu. Sonra Bertrand Russell tasavvur etti ki bir gün keşfedilecek bir makine sayesinde, tarihin filan devrinde geçmiş bir dakikanın ya da gelecekte geçecek bir anın doğru olarak belirtilmesi mümkün olacaktır. Deneysel metodun, dış âlem üzerinde, yukarıda söylediğimiz hayret verici egemenliğini sağlamakla beraber, yazık ki ruhi, toplumsal sahada pek az sonuç verdiğini kabul etmeye mecburuz.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılır?

24 / 26

Kategori: 📌Yardımcı Düşünceler

24. ---- ve --- soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız.

Bir zamanlar, deneysel metoda büyük umutlar bağlandı. Önceleri Renan, içinde bulunduğumuz yüzyılın bilim adamları tarafından "bilimsel bir şekilde" yönetileceğini umdu. Sonra Bertrand Russell tasavvur etti ki bir gün keşfedilecek bir makine sayesinde, tarihin filan devrinde geçmiş bir dakikanın ya da gelecekte geçecek bir anın doğru olarak belirtilmesi mümkün olacaktır. Deneysel metodun, dış âlem üzerinde, yukarıda söylediğimiz hayret verici egemenliğini sağlamakla beraber, yazık ki ruhi, toplumsal sahada pek az sonuç verdiğini kabul etmeye mecburuz.

Bu parçada, konu edinilen deneysel metotla ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

25 / 26

Kategori: 💡 Ana Düşünce ve Konu

25. ---- ve --- soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız.

Sanatların tarihini aydınlatmak için insan tabiatına özgü özelliklere başvurmaktan da bir sonuç alınamaz. Bundan ötürü, efsanenin çocukluğa, belagatla dramın gençliğe, felsefenin ise erginliğe uygun düştüğünü söyleyen Stael’in görüşleri “keyfi” olmaktan öteye geçmez. Ya insan tabiatı değişmiyor, öyleyse toplumsal gelişmenin sorunlarını bu tabiata bakarak çözmek yersizdir (Çünkü değişen bir varlığı değişmeyen bir varlıkla açıklamak tuhaf olur) ya da insan tabiatı değişiyor, öyleyse bir toplumbilimcinin yapacağı iş, bu değişmeyi doğuran sebepleri ortaya çıkarmaktır. Ancak, bu durumda, insan tabiatına başvurulabilir. Gelgelelim, bu da bir kısır döngü içinde dolaşmak ve bilimsel bir sonuç çıkaracak yerde sözcüklerle oynamak demektir.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

26 / 26

Kategori: 📌Yardımcı Düşünceler

26. ---- ve --- soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız.

Sanatların tarihini aydınlatmak için insan tabiatına özgü özelliklere başvurmaktan da bir sonuç alınamaz. Bundan ötürü, efsanenin çocukluğa, belagatla dramın gençliğe, felsefenin ise erginliğe uygun düştüğünü söyleyen Stael’in görüşleri “keyfi” olmaktan öteye geçmez. Ya insan tabiatı değişmiyor, öyleyse toplumsal gelişmenin sorunlarını bu tabiata bakarak çözmek yersizdir (Çünkü değişen bir varlığı değişmeyen bir varlıkla açıklamak tuhaf olur) ya da insan tabiatı değişiyor, öyleyse bir toplumbilimcinin yapacağı iş, bu değişmeyi doğuran sebepleri ortaya çıkarmaktır. Ancak, bu durumda, insan tabiatına başvurulabilir. Gelgelelim, bu da bir kısır döngü içinde dolaşmak ve bilimsel bir sonuç çıkaracak yerde sözcüklerle oynamak demektir.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

Bu testi çözenlerin ortalaması 53%

0%

🧭 Bu sorular hangi beceriyi ölçüyor? Paragraf soruların Maarif Modeli becerilerine göre etiketlendi. Beceri Merkezi'nde hangi becerinin güçlü, hangisinin gelişmeye açık olduğunu gör.Beceri Merkezi →
🎯 Paragraf Koçu · ÜcretsizBu testin sonucu karnene işlensin

Ücretsiz üye ol; Paragraf Koçu hangi soru türünde zorlandığını göstersin, yanlışlarını deftere yazsın, haftalık planını kursun.

🧭 Bu stratejiyi her gün uygula

Paragrafta Yolculuk · 100 Gün: her gün 20 ÖSYM tarzı soru, kolaydan zora.

1–10. günler herkese, 11–20. günler üyelere ücretsiz · TYT, KPSS, ALES, DGS

💬 Yorumlar ve Sorular

Takıldığın bir soruyu, farklı bir çözüm yolunu ya da görüşünü yazabilirsin. Yorumlar onaylandıktan sonra yayımlanır; soruları Temelden Paragraf ekibi yanıtlar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çalışmaya Devam

Testten sonra neler yapabilirsin?

Paragraf Çözme ve Analiz Atölyesi

Paragrafı sadece çözmekle kalmayın, onu parçalarına ayırın! Atölyemiz; akademik derinliği olan Makale Analizleri, etkileşimli Öğrenci Etkinlik Alanları ve her adımın mantığını kavratan Çözüm Panelleri ile yayında.

Paragraf Stratejileri

Paragrafı bir sorun olmaktan çıkarıp bir stratejiye dönüştürmeniz için eğitim içeriklerimizi dev bir setle güncelledik!

Tematik Makale Serisi

Sınavlarda karşınıza çıkan bilim, sanat, felsefe ve sosyoloji metinlerine yabancılık çekmemeniz için dev bir arşiv oluşturduk!