Ücretsiz · 50 soru · 75 dakika · Sorular ALES Sözel Bölüm sırasıyla. Bütün denemeler

/50
Question report close icon

Report a question

You cannot submit an empty report. Please add some details.
Question report loader icon

ALES Sözel Deneme 1 · 50 soru · 75 dakika

Sorular ALES Sözel Bölüm sırasıyla gelir: 1–18 sözcük, cümle ve paragraf yapısı; 19–28 tek sorulu paragraflar; 29–42 beş uzun metin; 43–50 sözel mantık.

Uzun metin ve mantık bilgileri ilgili her soruda yeniden verilir; metin kutusu kaydırılabilir. Emin olmadığın soruyu boş bırakabilirsin: netin doğru − yanlış ÷ 4 ile hesaplanır.

Çözümler ve açıklamalar sonuç ekranında.


Oluşturma tarihi Tarafından ALES Sözel Deneme 1Hulusi Demir

🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

ALES Sözel Bölüm sırasıyla 5 deneme, her biri 50 soru ve 75 dakika. Uzun metinler ve sözel mantık dahil.

🎓 ALES Sözel Deneme 1

ALES Sözel Bölüm · 50 soru · 75 dakika

1 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

1. 1 - 5. sorularda cümledeki veya parçadaki boşluğu anlam bakımından en uygun biçimde tamamlayan seçeneği bulunuz.

Kentlerde komşuluk ilişkilerinin ----, apartman yaşamının insanları aynı binada yan yana yaşarken bile birbirine yabancı kılmasıyla açıklanabilir; ancak bu durum, ortak bahçeler ve mahalle şenlikleri gibi küçük uygulamalarla ---- bir sorundur.

2 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

2. 1 - 5. sorularda cümledeki veya parçadaki boşluğu anlam bakımından en uygun biçimde tamamlayan seçeneği bulunuz.

İnsan, kararsız kaldığı durumlarda çoğu zaman kendi yargısına ---- çevresindekilerin ne yaptığına bakar; sosyal psikologların ---- adını verdiği bu eğilim, belirsizlik arttıkça güçlenir ve kalabalığın yanılgısını bireyin doğrusu hâline getirebilir.

3 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

3. 1 - 5. sorularda cümledeki veya parçadaki boşluğu anlam bakımından en uygun biçimde tamamlayan seçeneği bulunuz.

Bir oyuncuyu tiyatro sahnesinde izlerken bakışlarımız özgürdür: Konuşana değil, onu dinleyen öteki oyuncuya bakabilir, dekorun bir köşesine dalıp gidebiliriz. Sinemada ise neye, ne kadar süreyle bakacağımıza çoğu zaman kamera karar verir; görüntünün sınırı dikkatimizin de sınırı olur. Yönetmen bir yüzü yakından gösterdiğinde salondaki herkes aynı anda aynı ayrıntıya bakmak zorunda kalır. Bir yönetmenin sözleriyle söylersek: “----”

4 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

4. 1 - 5. sorularda cümledeki veya parçadaki boşluğu anlam bakımından en uygun biçimde tamamlayan seçeneği bulunuz.

Bilimsel keşiflerin çoğu ani bir ilhamla değil, yıllar süren sessiz ve sabırlı çalışmalarla gerçekleşir. Bir hipotez kurulur, defalarca sınanır, her başarısızlıktan sonra deney yeniden tasarlanır. Kimi deneyler yıllarca beklenen sonucu vermez. ---- Bu yüzden bilim yalnız bir zekâ işi değil, aynı zamanda bir dayanıklılık sınavıdır.

5 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

5. 1 - 5. sorularda cümledeki veya parçadaki boşluğu anlam bakımından en uygun biçimde tamamlayan seçeneği bulunuz.

Algoritmik yönlendirme, izlediğimiz filmlerden okuduğumuz haberlere kadar karşımıza çıkan her şeyin dijital ayak izlerimize göre süzülmesidir. Bu düzen bize kişiselleştirilmiş bir konfor sunar; ancak beğendiklerimize benzeyenleri öne çıkarıp benzemeyenleri gözden ırak tuttukça zihinsel sınırlarımızı da daraltır. Karşıt görüşlerle karşılaşma olasılığımız azaldıkça kendi doğrularımızı tek doğru sanmaya başlarız. Böylece sınırsız bir bilgi dünyası vaat eden dijital ortam, ----

6 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

6. 6 - 8. sorularda başta verilen cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargıyı bulunuz.

Osmanlı'da 1727'de kurulan ilk Türk matbaası, yazma eser geleneğinin hâlâ çok güçlü olduğu bir ortamda yalnız sözlük, tarih, coğrafya ve dil gibi alanlarda kitap basma izniyle açılmış; dinî metinlerin çoğaltılması ise uzun süre hattatların elinde kalmıştır.

7 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

7. 6 - 8. sorularda başta verilen cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargıyı bulunuz.

Bal arılarının kovana döndüklerinde yaptıkları salınım dansında dansın yönü besin kaynağının güneşe göre konumunu, salınım bölümünün süresi ise kaynağın kovana uzaklığını bildirir; bu yüzden aynı kaynağa giden iki arının dansı, günün farklı saatlerinde farklı yönleri gösterebilir.

8 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

8. 6 - 8. sorularda başta verilen cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargıyı bulunuz.

Ressamın tuvaline son fırça darbesini vurduğu an yapıtın tamamlandığı an sayılsa da bir tablonun anlamı, onu farklı dönemlerde ve farklı beklentilerle seyreden her izleyicinin bakışıyla yeniden kurulur; bu nedenle aynı tablo iki ayrı kuşağa iki ayrı şey söyleyebilir.

9 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

9. I. birbirinden çok farklı duyarlıkları dile getirmeyi başaran şairlerin elinde

II. okurun her okuyuşta yeniden çözmesi gereken

III. Divan şiirinin kalıplaşmış imgeleri,

IV. bu ustalık sayesinde sıradan birer süs olmaktan çıkmış,

V. onları yüzyıllar boyunca hemen hemen aynı sözcüklerle kullanarak

VI. katmanlı bir anlam dünyasına dönüşmüştür.

Yukarıda numaralanmış sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?

10 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

10. I. bu araçların hangi verilerle eğitildiğini ve kararlarına hangi yolla ulaştığını

II. Yapay zekâ araçlarının

III. sorgulamadan onlara

IV. duyduğumuz, çoğu zaman farkına bile varmadığımız neredeyse koşulsuz güven,

V. gündelik işlerimizi her geçen gün büyük ölçüde kolaylaştırdığı yadsınamasa da

VI. zamanla kendi yargı gücümüzü ve sorgulama alışkanlığımızı zayıflatabilir.

Yukarıda numaralanmış sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan dördüncü olur?

11 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

11. I. Amaç, belirli bir yöreye ait lezzetin üretim tekniğini, malzemesini ve niteliğini kayıt altına alarak ürünü piyasadaki taklitlerinden korumaktır.

II. Ne var ki bu tescil, yerel yönetimlerin, kooperatiflerin ve üreticilerin ürüne sahip çıkmasını sağlarken bazen hiç beklenmedik sonuçlar da doğurabilmektedir.

III. Ürünün standart kalıplara sıkışması, evlerde kuşaktan kuşağa aktarılan, her ailenin kendi damak tadına göre biçimlendirdiği küçük ve özgün çeşitlemelerin zamanla kaybolmasına yol açmaktadır.

IV. Coğrafi işaret tescili, bir yöreye özgü ürünlerin ve mutfak geleneklerinin korunması için son yıllarda sıkça başvurulan bir yoldur.

V. Örneğin tescil belgesindeki katı teknik şartlar ve gramaj kuralları, zanaatın yüzyıllardır en büyük gücü olan esnekliği ve yaratıcılığı zayıflatabilmektedir.

Yukarıda numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?

12 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

12. I. Rüzgâr tünelinde yapılan deneyler, bu çıkıntıların hava akımının kanat yüzeyinden kopmasını geciktirdiğini ve kanadın daha dik açılarda da taşıma gücünü koruduğunu göstermiştir.

II. Mühendisler de bu anatomik özelliği türbin kanatlarına aktarmış, kanatların ön kenarına yüzgeçtekilere benzeyen dalgalı çıkıntılar eklemişlerdir.

III. Doğanın milyonlarca yıllık deneme yanılmayla geliştirdiği çözümleri teknolojiye uyarlayan biyomimikri, rüzgâr türbinlerinin verimini artırmak için bu kez okyanusa, dev bir memeliye yönelmiştir.

IV. Böylece bu tür kanatlarla donatılan türbinlerin, düz kanatlı türbinlere göre daha düşük rüzgâr hızlarında da verimli çalışabildiği bildirilmiştir.

V. Kambur balinaların uzun yüzgeçlerinin ön kenarındaki yumrulu çıkıntılar, on beş metreyi bulabilen bu iri hayvanların suda şaşırtıcı ölçüde keskin dönüşler yapabilmesine yardım eder.

Yukarıda numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan dördüncü olur?

13 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

13. 13 - 15. sorularda numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralanması için hangilerinin birbiriyle yer değiştirmesi gerektiğini bulunuz.

I. Arkeolojik kazılar, toprağın altında sessizce bekleyen geçmişi gün ışığına çıkarır. II. Ne var ki bir eserin topraktan çıkarılması, onun korunduğu anlamına gelmez. III. Her katman, o dönemin yaşam biçimi, inançları ve teknik becerileri hakkında değerli ipuçları sunar; bir çanak çömlek parçası bile binlerce yıl önceki bir insanın zevkini yansıtabilir. IV. Binlerce yıl toprağın dengeli ortamında kalan ahşap ya da maden bir parça, açık havada nemin ve ışığın etkisiyle kısa sürede bozulmaya başlayabilir. V. Bu yüzden günümüz arkeolojisinde kazı kadar, buluntuların laboratuvarda korunmasına yönelik konservasyon çalışmaları da önem kazanmıştır.

14 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

14. 13 - 15. sorularda numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralanması için hangilerinin birbiriyle yer değiştirmesi gerektiğini bulunuz.

I. Beyin görüntüleme çalışmaları, sinestezi yaşayan kişilerde farklı duyu merkezleri arasındaki bağlantıların olağandan yoğun olduğunu göstermektedir. II. Kandinsky gibi kimi sanatçıların bu tür deneyimlerden söz ettiği ve yapıtlarını bu deneyimlerden beslediği düşünülmektedir; Kandinsky, renklerle sesler arasında güçlü bağlar kurduğunu yazılarında anlatır. III. Sinestezi, bir duyunun uyarılmasıyla başka bir duyu kanalında istemsiz algıların ortaya çıkmasıdır; örneğin bazı kişiler sesleri renk olarak görür. IV. Öte yandan sinestezi yaşamayanlarda da duyular arası çağrışımlar, sanat eğitimiyle sınırlı da olsa güçlendirilebilmektedir. V. Müziği resme, resmi harekete aktaran çalışmaların sanat eğitiminde giderek daha çok yer bulması da bu yüzdendir.

15 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

15. 13 - 15. sorularda numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralanması için hangilerinin birbiriyle yer değiştirmesi gerektiğini bulunuz.

I. Bu sistemler büyük veri kümelerinde örüntüler arar ve bulduğu örüntüleri yeni veriler hakkında tahmin yapmak için kullanır; gördüğü örnek arttıkça tahminleri de iyileşir. II. Makine öğrenmesi, sistemlerin açıkça programlanmadan veriden öğrenmesini sağlayan bir yapay zekâ dalıdır. III. Denetimli öğrenmede sistem önceden etiketlenmiş örneklerle eğitilir; denetimsiz öğrenmede ise verideki gizli yapıyı kendisi keşfeder. IV. Derin öğrenme ise beynin sinir ağlarından esinlenen çok katmanlı yapay ağlarla çalışan daha ileri bir tekniktir. V. Bu ağlar görüntü tanıma, konuşma işleme ve çeviri gibi karmaşık işlerde dikkat çekici bir başarı göstermektedir.

16 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

16. 16 - 18. sorularda numaralanmış cümlelerden hangisinin, parçanın anlam bütünlüğünü bozduğunu bulunuz.

(I) Dunning-Kruger etkisi, bir alanda yetersiz olan kişilerin kendi yetkinliklerini olduğundan yüksek görme eğilimini anlatır. (II) Özgüven, öğrencilerin akademik başarısını destekleyen etkenler arasında sayılır ve okulda bilinçli olarak geliştirilmelidir. (III) Bu kişiler, hatalarını fark etmek için gereken bilgiden de yoksun oldukları için eksiklerini göremezler. (IV) Konuda ilerleyenler ise alanın genişliğini gördükçe kendi bilgilerini daha temkinli değerlendirmeye başlar. (V) Bu yüzden bir konuda en yüksek sesle konuşanın, her zaman o konuyu en iyi bilen olmayabileceği unutulmamalıdır.

17 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

17. 16 - 18. sorularda numaralanmış cümlelerden hangisinin, parçanın anlam bütünlüğünü bozduğunu bulunuz.

(I) Felsefe, çoğu zaman yanıtlardan çok sorularla ilerleyen bir düşünme etkinliğidir. (II) Filozof, herkesin apaçık saydığı bir kavramın, örneğin adaletin ya da zamanın, aslında ne kadar belirsiz olduğunu gösterdiğinde işinin önemli bir bölümünü yapmış olur. (III) Antik Yunan'da kimi felsefe okullarının derslerini yürüyerek işlediği anlatılır. (IV) Çünkü sorgulanmamış bir kavram, üzerine kurulan bütün düşünceleri de sorgulanmamış bırakır. (V) Bu nedenle iyi bir felsefi soru, kesin bir yanıta ulaşmasa bile düşünceyi daha sağlam bir zemine taşır.

18 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

18. 16 - 18. sorularda numaralanmış cümlelerden hangisinin, parçanın anlam bütünlüğünü bozduğunu bulunuz.

(I) Mercan resifleri, okyanus tabanının çok küçük bir bölümünü kaplamalarına karşın deniz canlılarının önemli bir kısmına yaşam alanı sağlar. (II) Mercanın renkli görüntüsü, dokusunda yaşayan ve ona fotosentezle besin sağlayan mikroskobik alglerden gelir. (III) Bazı mercan türleri, yıllık büyüme halkaları sayesinde geçmiş iklimlerin izini süren bilim insanlarına değerli veriler sunar. (IV) Su sıcaklığı uzun süre olağan düzeyin üzerinde kalınca mercan bu algleri dokusundan atar ve beyazlaşır. (V) Beyazlaşan mercan hemen ölmez; ancak besin kaynağından yoksun kaldığı için sıcaklık kısa sürede düşmezse yaşamını sürdüremez. (VI) Bu nedenle mercanla alg arasındaki ortaklığın sürmesi, resifin geleceğini belirleyen başlıca koşuldur.

19 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

19. Bir toplumun mutfağı yalnız ne yediğini değil, yemeğini hangi malzemeyle, hangi törenle ve hangi hikâyeyle sunduğunu da gösterir. Bir baharatın ticaret yollarından geçip bir yemeğe girmesi, aslında yüzyıllar süren bir yolculuğun ve karşılaşmanın özetidir. Bu anlamda mutfak, geçmişin her gün yeniden pişirildiği yaşayan bir müze gibidir.

Bu parçada mutfakla ilgili anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

20 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

20. Bu kitapta bir sanat tarihi yazmaya kalkışmadım; ressamlarla şairlerin buluştuğu yerleri, ortak sözcüklerini ve renklerini izlemek istedim. Kronolojiye bağlı kalmadım, bir gezinti gibi ilerledim. Bu gezintide bir resim bir başka resmi, bir şiir bir başka şairi çağırdı; ben de çoğu zaman yalnızca bu çağrıya uydum. Kimi bölümler bu yüzden kısa kaldı, kimileri beklediğimden uzun sürdü.

Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

21 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

21. Bir düşünceyi gerçekten anladığımızı, onu başkasının ağzından duyduğumuzda değil, kendi sözcüklerimizle yeniden kurup ona yöneltilebilecek itirazları da yanıtlayabildiğimizde söyleyebiliriz; ezberlenmiş bir tanım, en parlak cümlelerle kurulmuş olsa bile, ilk soruda dağılan ödünç bir bilgiden öteye geçmez.

Bu cümlede aşağıdakilerden hangisinin önemi vurgulanmaktadır?

22 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

22. Maya uygarlığı, en parlak dönemini MS 250-900 yılları arasında yaşamış ve Orta Amerika'nın yağmur ormanlarında astronomi, matematik ve mimaride yüksek bir düzeye ulaşmış bir uygarlıktır. Mayalar sıfır kavramını kullanan ilk toplumlar arasında sayılır; gökyüzü gözlemlerine dayanarak oldukça hassas takvimler hazırlamışlardır. Chichen Itza'daki Kukulkan Piramidi, ekinoks günlerinde güneş ışığının basamaklara düşmesiyle aşağı doğru süzülen bir yılan görüntüsü oluşturacak biçimde yapılmıştır. Ancak bu parlak uygarlığın büyük kentlerinin MS 9. yüzyıl dolaylarında neden terk edildiği hâlâ tartışılmaktadır; kuraklık, kaynak yetersizliği ve iç savaşlar başlıca açıklamalar arasındadır.

Bu parçada Maya uygarlığıyla ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

23 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

23. İnsan topluluklarının yerleşik yaşama geçişi, doğayla kurdukları ilişkiyi kökten değiştirmiştir. Avcı-toplayıcı insan doğanın sunduklarıyla yetinirken toprağı işleyen insan doğaya müdahale ederek onu biçimlendirmeye başlamıştır. Tohum ekmek, hayvanları evcilleştirmek ve su kanalları açmak, insanın doğaya bağımlılığını azaltırken onu yeni sorumluluklar altına sokmuştur. Gelecek mevsimi düşünerek ürün saklama ihtiyacı ise zaman, mülkiyet ve planlama kavramlarını insan zihninde belirginleştirmiştir. Bu değişim kimi zaman ormanların açılması, toprakların yorulması gibi yeni sorunları da beraberinde getirmiştir.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

24 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

24. Bir mahallenin güvenli olup olmadığını bana sokak lambalarının sayısı ya da kameralar söylemez. Akşamüstü çocukların kapı önünde oynayıp oynamadığına, bakkalın veresiye defterinin hâlâ durup durmadığına, yaşlıların balkondan sokağa seslenip seslenmediğine bakarım. Sokakta ağlayan bir çocuğu gören birinin durup ona annesini sorduğu yerde kameraya pek iş kalmaz. İnsanların birbirini tanıdığı ve kolladığı yerde güvenlik, dışarıdan getirilen bir önlem olmaktan çıkar, gündelik hayatın kendiliğinden bir parçası olur.

Bu sözler aşağıdaki soruların hangisine karşılık söylenmiş olabilir?

25 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

25. Siyah-beyaz fotoğraf, renklerin sunduğu zenginlikten vazgeçmek gibi görünse de izleyiciyi konunun özüyle baş başa bırakan güçlü bir soyutlama yöntemidir. Renkli bir fotoğrafta kırmızı bir elbise ya da mavi bir araba, dikkati hızla kendine çekerek görüntünün asıl duygusunu gölgede bırakabilir. Renkler ortadan kalktığında geriye çizgiler, biçimler, dokular ve ışıkla gölgenin oluşturduğu yalın düzen kalır. Bu yüzden birçok fotoğrafçı, portrelerde yüzün anlatımını öne çıkarmak için siyah-beyazı yeğler. Siyah-beyaz fotoğraf dünyayı olduğu gibi göstermez; onu yapısal ögelerine indirgeyerek izleyicinin nesnelerin karakterini daha derinden duymasını sağlar.

Bu parçaya göre siyah-beyaz fotoğrafla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

26 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

26. İştahsızlık ve halsizlik çoğu zaman hastalığın kendisi sanılır. Vücutta bir enfeksiyon başladığında bağışıklık hücrelerinin salgıladığı sinyal molekülleri beyne ulaşır. Beyin bu uyarıya iştahsızlık, halsizlik ve insanlardan uzaklaşma isteğiyle beliren bir koruma düzeniyle yanıt verir. Hastalık sırasında yaşanan bu durum bir aksaklık değil, bedenin enerjisini dış dünyadan çekip savunmaya ve onarıma yönelttiği bir stratejidir.

Bu parçaya göre hastalık sırasında görülen halsizlik ve iştahsızlığın amacı aşağıdakilerden hangisidir?

27 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

27. Soylulaştırma, bir kentin düşük gelirli ve bakımsız semtlerinin orta ve üst gelir grupları tarafından keşfedilerek fiziksel ve ekonomik olarak dönüştürülmesidir. Kimi kentlerde bu süreç, bir semtin önce sanatçılar ve öğrenciler tarafından keşfedilmesiyle başlar. Binaların onarılması, sokakların canlanması ve güvenliğin artması ilk bakışta bir iyileşme gibi görünür. Oysa artan kiralar ve konut fiyatları semtin asıl sakinlerini zamanla başka yerlere göçmek zorunda bırakır; onlarla birlikte esnafın, komşuluğun ve sokağın alışkanlıkları da kaybolur. Bu yüzden soylulaştırma, mekânı güzelleştirirken oradaki toplumsal dokuyu dağıtabilen iki yüzlü bir süreçtir.

Bu parçadan soylulaştırmayla ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

28 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

28. Evliya Çelebi'nin 1665'te bir elçilik heyetiyle gittiği Viyana'ya ilişkin anlatısı, Osmanlı gezi yazınının en canlı bölümlerinden biridir. Evliya, yolculuklarını on ciltlik Seyahatname'sinde anlatmıştır. Bu metin bir elçilik raporu değil, uzun ve yer yer romanı andıran bir seyahatnamenin parçasıdır. Evliya, kentin yapılarını, müziğini ve resimlerini anlatırken gözlemle hayal gücünü çoğu zaman iç içe kullanır; abartılı sayılar ve şaşırtıcı öykülerle okurunu eğlendirmeyi de amaçlar. Anlattığı ayrıntıların bir kısmı başka kaynaklarla doğrulanabilirken bir kısmı ancak bir öykücünün hayal gücüyle açıklanabilir. Bu yüzden tarihçiler onun anlatısını okurken gördüklerini aktaran tanığı, öykü kurmayı seven anlatıcıdan ayırmaya özen gösterir.

Bu parçada Evliya Çelebi'nin Viyana anlatısıyla ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

29 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

29. 29 - 30. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Yazarların ve şairlerin yapıtlarında yolculuk eğretilemesine sık başvurmaları şaşırtıcı değildir. Yolculuk, insanın hem dünyayı hem kendini tanımasının en eski biçimlerinden biridir. Sanatın “kendiliğinden” (“kendisi için” ya da özerk değil) yapıldığı eski zamanlarda, edebiyatın öncülü saydığımız destanların hemen hepsinin birer göç ya da yolculuk anlatısı olması, insandaki yaratma isteğinin bir biçimde uzak düştüğü cennetine, yurduna kavuşma arayışından güç aldığı savını destekler. Hemen bütün destanlarda yitirilmiş bir yaşama alanının, bir kültürel bütünlüğün yeniden bulunması için çıkılan bir yolculuk görürüz. Homeros'un kahramanı Odysseus, yazgısının onu uzak düşürdüğü yurduna dönmek için yola çıkar; yitirdiği dünyanın orada kendisini beklediğine inanır. Yurdun adı İthaka, yolculuğun adı Nostos'tur. Uruk kralı Gılgamış ise önce düşmanı, sonra en yakın dostu olan Enkidu'yu yitirince Tufan'dan sağ kurtulan ölümsüz Utnapiştim'e gider. Ondan su altında yetişen ölümsüzlük otunun sırrını öğrenir; otu bulur, çıkarır ama sonunda bir yılana kaptırır. Böylece yolculuk, kavuşmayla değil yeni bir yitirişle sona erer.

Bu parçaya göre destanlarla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

30 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

30. 29 - 30. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Yazarların ve şairlerin yapıtlarında yolculuk eğretilemesine sık başvurmaları şaşırtıcı değildir. Yolculuk, insanın hem dünyayı hem kendini tanımasının en eski biçimlerinden biridir. Sanatın “kendiliğinden” (“kendisi için” ya da özerk değil) yapıldığı eski zamanlarda, edebiyatın öncülü saydığımız destanların hemen hepsinin birer göç ya da yolculuk anlatısı olması, insandaki yaratma isteğinin bir biçimde uzak düştüğü cennetine, yurduna kavuşma arayışından güç aldığı savını destekler. Hemen bütün destanlarda yitirilmiş bir yaşama alanının, bir kültürel bütünlüğün yeniden bulunması için çıkılan bir yolculuk görürüz. Homeros'un kahramanı Odysseus, yazgısının onu uzak düşürdüğü yurduna dönmek için yola çıkar; yitirdiği dünyanın orada kendisini beklediğine inanır. Yurdun adı İthaka, yolculuğun adı Nostos'tur. Uruk kralı Gılgamış ise önce düşmanı, sonra en yakın dostu olan Enkidu'yu yitirince Tufan'dan sağ kurtulan ölümsüz Utnapiştim'e gider. Ondan su altında yetişen ölümsüzlük otunun sırrını öğrenir; otu bulur, çıkarır ama sonunda bir yılana kaptırır. Böylece yolculuk, kavuşmayla değil yeni bir yitirişle sona erer.

Bu parçada sözü edilen destan kahramanlarıyla ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

31 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

31. 31 - 32. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Bilim tarihine kısa bir göz atıldığında bilimin sürekli bir değişim içinde olduğu ve bu değişimin onun en önemli özelliklerinden biri olduğu hemen görülür. Bilim hiçbir zaman kesin doğrulara ulaştığını ileri sürmez ama sanki doğrulara ulaşmış gibi davranır. Bir yandan elindeki bilgiyle çalışır, öte yandan bu bilginin doğruluğunu her yeni veriyle yeniden sınar. Yeni veri eskisiyle uyuşmazsa vazgeçilen, çoğu zaman veri değil kuram olur. Bilim tarihindeki önemli düşüncelerin çoğu da sıçramalar biçiminde ortaya çıkmıştır: Uzun yıllar kabul gören durağan evren modelinin bırakılması, iki bin yıllık Öklid geometrisinin tek geometri olmadığının anlaşılması, peşinden yıllarca koşulan eterin elden uçup gitmesi bunun örnekleridir. Bölünemeyen en küçük parça sanılan atomun proton, nötron ve elektronlardan oluştuğu anlaşıldığında bilim dünyası büyük bir şaşkınlık yaşadı. Ardından proton ve nötronun da kuarklardan oluştuğu görüldü. Bu değişim bilime yabancı bir tutum değildir; tersine, bilimi bilim yapan özelliktir. Bu yüzden bir kuramın yerini bir başkasına bırakması, bilimin yenilgisi değil, işleyişinin doğal bir sonucudur.

Bu parçada bilimle ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

32 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

32. 31 - 32. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Bilim tarihine kısa bir göz atıldığında bilimin sürekli bir değişim içinde olduğu ve bu değişimin onun en önemli özelliklerinden biri olduğu hemen görülür. Bilim hiçbir zaman kesin doğrulara ulaştığını ileri sürmez ama sanki doğrulara ulaşmış gibi davranır. Bir yandan elindeki bilgiyle çalışır, öte yandan bu bilginin doğruluğunu her yeni veriyle yeniden sınar. Yeni veri eskisiyle uyuşmazsa vazgeçilen, çoğu zaman veri değil kuram olur. Bilim tarihindeki önemli düşüncelerin çoğu da sıçramalar biçiminde ortaya çıkmıştır: Uzun yıllar kabul gören durağan evren modelinin bırakılması, iki bin yıllık Öklid geometrisinin tek geometri olmadığının anlaşılması, peşinden yıllarca koşulan eterin elden uçup gitmesi bunun örnekleridir. Bölünemeyen en küçük parça sanılan atomun proton, nötron ve elektronlardan oluştuğu anlaşıldığında bilim dünyası büyük bir şaşkınlık yaşadı. Ardından proton ve nötronun da kuarklardan oluştuğu görüldü. Bu değişim bilime yabancı bir tutum değildir; tersine, bilimi bilim yapan özelliktir. Bu yüzden bir kuramın yerini bir başkasına bırakması, bilimin yenilgisi değil, işleyişinin doğal bir sonucudur.

Bu parçadaki altı çizili sözle bilimin hangi tutumu anlatılmak istenmektedir?

33 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

33. 33 - 35. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Günümüz insanı zihinsel bir gürültü çağında yaşıyor. Sosyal medya, haber akışları ve anlık bildirimler bir içerik sağanağı yaratarak zihnin derinleşme yetisini hedef alıyor. Her yeni bildirim, zihne hemen yanıt bekleyen bir soru gibi gelir. Oysa odaklanmak yalnızca bir işe dikkat kesilmek değil, aynı zamanda dışarıdan gelen öteki uyaranları bilinçli olarak geri çevirebilmektir. Romanını yazan bir yazarın, karmaşık bir denklemi çözen bir bilim insanının ya da zor bir metni çözümleyen bir öğrencinin ihtiyaç duyduğu şey kesintisiz bir zaman dilimidir. Ne var ki dijital dünya kesintisizliğe değil, dikkati dağıtmaya göre tasarlanmıştır. Bir bildirim sesi yalnız o an yapılan işi bölmekle kalmaz, zihnin o işe yeniden ısınması için gereken süreyi de baştan başlatır. Kimi araştırmalar, dikkati bir kez dağılan zihnin eski derinliğine dönmesinin yirmi dakikayı bulabildiğini gösteriyor. Bu bölünmüşlük, zamanla yalnız üretkenliği değil derin düşünme gücünü de köreltiyor. Gerçek bir zihinsel özgürlük, teknolojinin sunduğu sınırsız bilgiye erişimden değil, o bilginin üzerimizdeki etkisini sınırlayabilme iradesinden geçer.

Bu parçada aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

34 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

34. 33 - 35. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Günümüz insanı zihinsel bir gürültü çağında yaşıyor. Sosyal medya, haber akışları ve anlık bildirimler bir içerik sağanağı yaratarak zihnin derinleşme yetisini hedef alıyor. Her yeni bildirim, zihne hemen yanıt bekleyen bir soru gibi gelir. Oysa odaklanmak yalnızca bir işe dikkat kesilmek değil, aynı zamanda dışarıdan gelen öteki uyaranları bilinçli olarak geri çevirebilmektir. Romanını yazan bir yazarın, karmaşık bir denklemi çözen bir bilim insanının ya da zor bir metni çözümleyen bir öğrencinin ihtiyaç duyduğu şey kesintisiz bir zaman dilimidir. Ne var ki dijital dünya kesintisizliğe değil, dikkati dağıtmaya göre tasarlanmıştır. Bir bildirim sesi yalnız o an yapılan işi bölmekle kalmaz, zihnin o işe yeniden ısınması için gereken süreyi de baştan başlatır. Kimi araştırmalar, dikkati bir kez dağılan zihnin eski derinliğine dönmesinin yirmi dakikayı bulabildiğini gösteriyor. Bu bölünmüşlük, zamanla yalnız üretkenliği değil derin düşünme gücünü de köreltiyor. Gerçek bir zihinsel özgürlük, teknolojinin sunduğu sınırsız bilgiye erişimden değil, o bilginin üzerimizdeki etkisini sınırlayabilme iradesinden geçer.

Aşağıdakilerden hangisi bu parçada anlatılanları desteklemez?

35 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

35. 33 - 35. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Günümüz insanı zihinsel bir gürültü çağında yaşıyor. Sosyal medya, haber akışları ve anlık bildirimler bir içerik sağanağı yaratarak zihnin derinleşme yetisini hedef alıyor. Her yeni bildirim, zihne hemen yanıt bekleyen bir soru gibi gelir. Oysa odaklanmak yalnızca bir işe dikkat kesilmek değil, aynı zamanda dışarıdan gelen öteki uyaranları bilinçli olarak geri çevirebilmektir. Romanını yazan bir yazarın, karmaşık bir denklemi çözen bir bilim insanının ya da zor bir metni çözümleyen bir öğrencinin ihtiyaç duyduğu şey kesintisiz bir zaman dilimidir. Ne var ki dijital dünya kesintisizliğe değil, dikkati dağıtmaya göre tasarlanmıştır. Bir bildirim sesi yalnız o an yapılan işi bölmekle kalmaz, zihnin o işe yeniden ısınması için gereken süreyi de baştan başlatır. Kimi araştırmalar, dikkati bir kez dağılan zihnin eski derinliğine dönmesinin yirmi dakikayı bulabildiğini gösteriyor. Bu bölünmüşlük, zamanla yalnız üretkenliği değil derin düşünme gücünü de köreltiyor. Gerçek bir zihinsel özgürlük, teknolojinin sunduğu sınırsız bilgiye erişimden değil, o bilginin üzerimizdeki etkisini sınırlayabilme iradesinden geçer.

Bu parçadaki altı çizili sözle odaklanmanın hangi yönü vurgulanmıştır?

36 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

36. 36 - 38. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Yıldızların evrimine ilişkin modeller, yıldızların yaşlandıkça daha parlak hâle geldiğini söyler. Buna göre Güneş, yaklaşık 3,8 milyar yıl önce bugünkünden %30 kadar daha sönüktü. Bu kadar zayıf bir Güneş'in altında Dünya'nın buzlarla kaplı olması beklenirdi; oysa jeolojik kanıtlar o dönemde yeryüzünde sıvı hâlde bol su bulunduğunu gösteriyor. Bu çelişki, gökbilimde “sönük genç Güneş paradoksu” adıyla bilinir. Bilim insanları bu çelişkiyi uzun süre, atmosferdeki karbondioksidin bugünkünden kat kat fazla olmasıyla açıkladılar: Güçlü bir sera etkisi, sönük Güneş'in eksik bıraktığı ısıyı tamamlamış olmalıydı. Ancak bu yüksek yoğunluğu doğrulayan kesin bir kanıt bulunamadı. 2010'da Nature dergisinde yayımlanan bir çalışmada Minik Rosing ve arkadaşları, Grönland'daki 3,8 milyar yıllık deniz tortullarını incelediler. Bu tortullarda manyetit ve siderit adlı iki demir minerali bir arada bulunuyordu. Mineraller, oluştukları suyun kimyasal koşullarının bir tür kaydını tutar. Suda çözünen karbondioksit çok fazla olsaydı manyetit yerine siderit oluşurdu; bu nedenle karbondioksit, bugünkünün ancak birkaç katı olabilirdi. Bu miktar ise okyanusları sıvı tutmaya yetmez. Ekip başka bir açıklama önerdi: O dönemde kıtalar daha küçüktü ve güneş ışığını yansıtmak yerine soğuran okyanuslar daha geniş bir alan kaplıyordu. Üstelik bulut oluşumunu kolaylaştıran ve canlılardan kaynaklanan parçacıklar azdı; ince bulutlar daha çok ışığın yeryüzüne ulaşmasına izin veriyordu. Kimi araştırmacıların itirazlarıyla karşılaşan çalışma tartışmayı bitirmedi ama soruya yeni bir yön verdi.

Bu parçada söz edilen araştırmayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

37 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

37. 36 - 38. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Yıldızların evrimine ilişkin modeller, yıldızların yaşlandıkça daha parlak hâle geldiğini söyler. Buna göre Güneş, yaklaşık 3,8 milyar yıl önce bugünkünden %30 kadar daha sönüktü. Bu kadar zayıf bir Güneş'in altında Dünya'nın buzlarla kaplı olması beklenirdi; oysa jeolojik kanıtlar o dönemde yeryüzünde sıvı hâlde bol su bulunduğunu gösteriyor. Bu çelişki, gökbilimde “sönük genç Güneş paradoksu” adıyla bilinir. Bilim insanları bu çelişkiyi uzun süre, atmosferdeki karbondioksidin bugünkünden kat kat fazla olmasıyla açıkladılar: Güçlü bir sera etkisi, sönük Güneş'in eksik bıraktığı ısıyı tamamlamış olmalıydı. Ancak bu yüksek yoğunluğu doğrulayan kesin bir kanıt bulunamadı. 2010'da Nature dergisinde yayımlanan bir çalışmada Minik Rosing ve arkadaşları, Grönland'daki 3,8 milyar yıllık deniz tortullarını incelediler. Bu tortullarda manyetit ve siderit adlı iki demir minerali bir arada bulunuyordu. Mineraller, oluştukları suyun kimyasal koşullarının bir tür kaydını tutar. Suda çözünen karbondioksit çok fazla olsaydı manyetit yerine siderit oluşurdu; bu nedenle karbondioksit, bugünkünün ancak birkaç katı olabilirdi. Bu miktar ise okyanusları sıvı tutmaya yetmez. Ekip başka bir açıklama önerdi: O dönemde kıtalar daha küçüktü ve güneş ışığını yansıtmak yerine soğuran okyanuslar daha geniş bir alan kaplıyordu. Üstelik bulut oluşumunu kolaylaştıran ve canlılardan kaynaklanan parçacıklar azdı; ince bulutlar daha çok ışığın yeryüzüne ulaşmasına izin veriyordu. Kimi araştırmacıların itirazlarıyla karşılaşan çalışma tartışmayı bitirmedi ama soruya yeni bir yön verdi.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

38 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

38. 36 - 38. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Yıldızların evrimine ilişkin modeller, yıldızların yaşlandıkça daha parlak hâle geldiğini söyler. Buna göre Güneş, yaklaşık 3,8 milyar yıl önce bugünkünden %30 kadar daha sönüktü. Bu kadar zayıf bir Güneş'in altında Dünya'nın buzlarla kaplı olması beklenirdi; oysa jeolojik kanıtlar o dönemde yeryüzünde sıvı hâlde bol su bulunduğunu gösteriyor. Bu çelişki, gökbilimde “sönük genç Güneş paradoksu” adıyla bilinir. Bilim insanları bu çelişkiyi uzun süre, atmosferdeki karbondioksidin bugünkünden kat kat fazla olmasıyla açıkladılar: Güçlü bir sera etkisi, sönük Güneş'in eksik bıraktığı ısıyı tamamlamış olmalıydı. Ancak bu yüksek yoğunluğu doğrulayan kesin bir kanıt bulunamadı. 2010'da Nature dergisinde yayımlanan bir çalışmada Minik Rosing ve arkadaşları, Grönland'daki 3,8 milyar yıllık deniz tortullarını incelediler. Bu tortullarda manyetit ve siderit adlı iki demir minerali bir arada bulunuyordu. Mineraller, oluştukları suyun kimyasal koşullarının bir tür kaydını tutar. Suda çözünen karbondioksit çok fazla olsaydı manyetit yerine siderit oluşurdu; bu nedenle karbondioksit, bugünkünün ancak birkaç katı olabilirdi. Bu miktar ise okyanusları sıvı tutmaya yetmez. Ekip başka bir açıklama önerdi: O dönemde kıtalar daha küçüktü ve güneş ışığını yansıtmak yerine soğuran okyanuslar daha geniş bir alan kaplıyordu. Üstelik bulut oluşumunu kolaylaştıran ve canlılardan kaynaklanan parçacıklar azdı; ince bulutlar daha çok ışığın yeryüzüne ulaşmasına izin veriyordu. Kimi araştırmacıların itirazlarıyla karşılaşan çalışma tartışmayı bitirmedi ama soruya yeni bir yön verdi.

Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi, araştırma ekibinin önerdiği açıklamaya uygun bir örnektir?

39 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

39. 39 - 42. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Virginia Woolf'un 1928'de yayımlanan Orlando'sunun kahramanı, Kraliçe'nin gözdesi olduğu yıllarda kırmızı pantolonu, dantel yakası ve iri rozetli ayakkabılarıyla saray çevresinde dolaşır. Öte yandan boynundaki yıldızı ve dizindeki nişanı gizleyerek yoksul halkın arasına karışır, onlarla eğlenmekten de hoşlanır. Başlangıçtaki bu masum kılık değiştirme, romanın temposu arttıkça bütünüyle farklı yaşam biçimlerine dönüşecektir. Çünkü Orlando'nun zevkleri geniştir; Woolf'un deyişiyle yalnız bahçe çiçeklerine düşkün değildir, kır çiçekleri, hatta yabani otlar bile onu büyüler. Taşradaki malikânesinde yaşayan Orlando, günün birinde İstanbul'a elçi olarak gönderilir. İngiltere'ye hiç benzemeyen bu kenti sevmesine kendisi de şaşırır. Sokakların keskin kokularını içine çeker, sokak köpeklerini evindeki tazılardan bile çok sever, yalnız çobanların çıktığı dağlarda tek başına yürümeyi düşler. Elçiliği sırasında uzun bir uykudan kadın olarak uyanır ve bir süre Bursa dolaylarında çingenelerle yaşar. Roman, kahramanını Elizabeth döneminden yazıldığı yıllara dek, yaklaşık üç yüz yıl boyunca izler; üstelik bu üç yüz yılda kahraman yalnızca otuz altı yaşına gelir. Woolf'un yakın dostu Vita Sackville-West'ten esinlendiği bilinen roman, bir yaşamöyküsü gibi kurulmuş olsa da kurmacanın sınırlarını sürekli zorlar. Woolf, kahramanının kılıktan kılığa, hayattan hayata bu geçişlerini öylesine ustalıkla kurar ki okur, tek bir insanın serüvenlerini değil, art arda yaşanan birçok hayatı izlediğini düşünür: Bir yanda İngiliz soylusu, öbür yanda İstanbul'daki elçi, çingenelerin arasında yaşayan bir gezgin ve bir hanımefendi...

Bu parçada Orlando'nun ön plana çıkarılan özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

40 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

40. 39 - 42. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Virginia Woolf'un 1928'de yayımlanan Orlando'sunun kahramanı, Kraliçe'nin gözdesi olduğu yıllarda kırmızı pantolonu, dantel yakası ve iri rozetli ayakkabılarıyla saray çevresinde dolaşır. Öte yandan boynundaki yıldızı ve dizindeki nişanı gizleyerek yoksul halkın arasına karışır, onlarla eğlenmekten de hoşlanır. Başlangıçtaki bu masum kılık değiştirme, romanın temposu arttıkça bütünüyle farklı yaşam biçimlerine dönüşecektir. Çünkü Orlando'nun zevkleri geniştir; Woolf'un deyişiyle yalnız bahçe çiçeklerine düşkün değildir, kır çiçekleri, hatta yabani otlar bile onu büyüler. Taşradaki malikânesinde yaşayan Orlando, günün birinde İstanbul'a elçi olarak gönderilir. İngiltere'ye hiç benzemeyen bu kenti sevmesine kendisi de şaşırır. Sokakların keskin kokularını içine çeker, sokak köpeklerini evindeki tazılardan bile çok sever, yalnız çobanların çıktığı dağlarda tek başına yürümeyi düşler. Elçiliği sırasında uzun bir uykudan kadın olarak uyanır ve bir süre Bursa dolaylarında çingenelerle yaşar. Roman, kahramanını Elizabeth döneminden yazıldığı yıllara dek, yaklaşık üç yüz yıl boyunca izler; üstelik bu üç yüz yılda kahraman yalnızca otuz altı yaşına gelir. Woolf'un yakın dostu Vita Sackville-West'ten esinlendiği bilinen roman, bir yaşamöyküsü gibi kurulmuş olsa da kurmacanın sınırlarını sürekli zorlar. Woolf, kahramanının kılıktan kılığa, hayattan hayata bu geçişlerini öylesine ustalıkla kurar ki okur, tek bir insanın serüvenlerini değil, art arda yaşanan birçok hayatı izlediğini düşünür: Bir yanda İngiliz soylusu, öbür yanda İstanbul'daki elçi, çingenelerin arasında yaşayan bir gezgin ve bir hanımefendi...

Bu parçaya göre Orlando ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

41 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

41. 39 - 42. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Virginia Woolf'un 1928'de yayımlanan Orlando'sunun kahramanı, Kraliçe'nin gözdesi olduğu yıllarda kırmızı pantolonu, dantel yakası ve iri rozetli ayakkabılarıyla saray çevresinde dolaşır. Öte yandan boynundaki yıldızı ve dizindeki nişanı gizleyerek yoksul halkın arasına karışır, onlarla eğlenmekten de hoşlanır. Başlangıçtaki bu masum kılık değiştirme, romanın temposu arttıkça bütünüyle farklı yaşam biçimlerine dönüşecektir. Çünkü Orlando'nun zevkleri geniştir; Woolf'un deyişiyle yalnız bahçe çiçeklerine düşkün değildir, kır çiçekleri, hatta yabani otlar bile onu büyüler. Taşradaki malikânesinde yaşayan Orlando, günün birinde İstanbul'a elçi olarak gönderilir. İngiltere'ye hiç benzemeyen bu kenti sevmesine kendisi de şaşırır. Sokakların keskin kokularını içine çeker, sokak köpeklerini evindeki tazılardan bile çok sever, yalnız çobanların çıktığı dağlarda tek başına yürümeyi düşler. Elçiliği sırasında uzun bir uykudan kadın olarak uyanır ve bir süre Bursa dolaylarında çingenelerle yaşar. Roman, kahramanını Elizabeth döneminden yazıldığı yıllara dek, yaklaşık üç yüz yıl boyunca izler; üstelik bu üç yüz yılda kahraman yalnızca otuz altı yaşına gelir. Woolf'un yakın dostu Vita Sackville-West'ten esinlendiği bilinen roman, bir yaşamöyküsü gibi kurulmuş olsa da kurmacanın sınırlarını sürekli zorlar. Woolf, kahramanının kılıktan kılığa, hayattan hayata bu geçişlerini öylesine ustalıkla kurar ki okur, tek bir insanın serüvenlerini değil, art arda yaşanan birçok hayatı izlediğini düşünür: Bir yanda İngiliz soylusu, öbür yanda İstanbul'daki elçi, çingenelerin arasında yaşayan bir gezgin ve bir hanımefendi...

Aşağıdakilerden hangisi bu parçada anlatılanları destekler nitelikte değildir?

42 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

42. 39 - 42. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Virginia Woolf'un 1928'de yayımlanan Orlando'sunun kahramanı, Kraliçe'nin gözdesi olduğu yıllarda kırmızı pantolonu, dantel yakası ve iri rozetli ayakkabılarıyla saray çevresinde dolaşır. Öte yandan boynundaki yıldızı ve dizindeki nişanı gizleyerek yoksul halkın arasına karışır, onlarla eğlenmekten de hoşlanır. Başlangıçtaki bu masum kılık değiştirme, romanın temposu arttıkça bütünüyle farklı yaşam biçimlerine dönüşecektir. Çünkü Orlando'nun zevkleri geniştir; Woolf'un deyişiyle yalnız bahçe çiçeklerine düşkün değildir, kır çiçekleri, hatta yabani otlar bile onu büyüler. Taşradaki malikânesinde yaşayan Orlando, günün birinde İstanbul'a elçi olarak gönderilir. İngiltere'ye hiç benzemeyen bu kenti sevmesine kendisi de şaşırır. Sokakların keskin kokularını içine çeker, sokak köpeklerini evindeki tazılardan bile çok sever, yalnız çobanların çıktığı dağlarda tek başına yürümeyi düşler. Elçiliği sırasında uzun bir uykudan kadın olarak uyanır ve bir süre Bursa dolaylarında çingenelerle yaşar. Roman, kahramanını Elizabeth döneminden yazıldığı yıllara dek, yaklaşık üç yüz yıl boyunca izler; üstelik bu üç yüz yılda kahraman yalnızca otuz altı yaşına gelir. Woolf'un yakın dostu Vita Sackville-West'ten esinlendiği bilinen roman, bir yaşamöyküsü gibi kurulmuş olsa da kurmacanın sınırlarını sürekli zorlar. Woolf, kahramanının kılıktan kılığa, hayattan hayata bu geçişlerini öylesine ustalıkla kurar ki okur, tek bir insanın serüvenlerini değil, art arda yaşanan birçok hayatı izlediğini düşünür: Bir yanda İngiliz soylusu, öbür yanda İstanbul'daki elçi, çingenelerin arasında yaşayan bir gezgin ve bir hanımefendi...

Bu parçada Orlando ile ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmiştir?

43 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

43. 43 - 46. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.

Bir halk eğitim merkezinde açılan resim, seramik, gitar ve satranç kurslarına Ayla, Burak, Cansu, Deniz ve Emre adlı beş kişi kaydolmuştur. Her kişi yalnız bir kursa kaydolmuş, her kursa da en az bir kişi kaydolmuştur. Kayıtlar dönem başında tamamlanmış, dönem içinde hiç kimse kurs değiştirmemiştir. Bu kişilerin kaydoldukları kurslarla ilgili bilinenler şunlardır:

  • Burak ile Cansu aynı kursa kaydolmuştur.
  • Ayla gitar kursuna kaydolmamıştır.
  • Cansu resim kursuna kaydolmamıştır.
  • Deniz, resim ya da seramik kursuna kaydolmuştur.
  • Emre, gitar ya da seramik kursuna kaydolmuştur.

Buna göre,
I. Ayla – seramik
II. Burak – resim
III. Emre – gitar
eşleştirmelerinden hangileri doğru olabilir?

44 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

44. 43 - 46. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.

Bir halk eğitim merkezinde açılan resim, seramik, gitar ve satranç kurslarına Ayla, Burak, Cansu, Deniz ve Emre adlı beş kişi kaydolmuştur. Her kişi yalnız bir kursa kaydolmuş, her kursa da en az bir kişi kaydolmuştur. Kayıtlar dönem başında tamamlanmış, dönem içinde hiç kimse kurs değiştirmemiştir. Bu kişilerin kaydoldukları kurslarla ilgili bilinenler şunlardır:

  • Burak ile Cansu aynı kursa kaydolmuştur.
  • Ayla gitar kursuna kaydolmamıştır.
  • Cansu resim kursuna kaydolmamıştır.
  • Deniz, resim ya da seramik kursuna kaydolmuştur.
  • Emre, gitar ya da seramik kursuna kaydolmuştur.

Aşağıdakilerden hangisi kesin olarak doğrudur?

45 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

45. 43 - 46. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.

Bir halk eğitim merkezinde açılan resim, seramik, gitar ve satranç kurslarına Ayla, Burak, Cansu, Deniz ve Emre adlı beş kişi kaydolmuştur. Her kişi yalnız bir kursa kaydolmuş, her kursa da en az bir kişi kaydolmuştur. Kayıtlar dönem başında tamamlanmış, dönem içinde hiç kimse kurs değiştirmemiştir. Bu kişilerin kaydoldukları kurslarla ilgili bilinenler şunlardır:

  • Burak ile Cansu aynı kursa kaydolmuştur.
  • Ayla gitar kursuna kaydolmamıştır.
  • Cansu resim kursuna kaydolmamıştır.
  • Deniz, resim ya da seramik kursuna kaydolmuştur.
  • Emre, gitar ya da seramik kursuna kaydolmuştur.

Aşağıdakilerden hangisi kesin olarak yanlıştır?

46 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

46. 43 - 46. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.

Bir halk eğitim merkezinde açılan resim, seramik, gitar ve satranç kurslarına Ayla, Burak, Cansu, Deniz ve Emre adlı beş kişi kaydolmuştur. Her kişi yalnız bir kursa kaydolmuş, her kursa da en az bir kişi kaydolmuştur. Kayıtlar dönem başında tamamlanmış, dönem içinde hiç kimse kurs değiştirmemiştir. Bu kişilerin kaydoldukları kurslarla ilgili bilinenler şunlardır:

  • Burak ile Cansu aynı kursa kaydolmuştur.
  • Ayla gitar kursuna kaydolmamıştır.
  • Cansu resim kursuna kaydolmamıştır.
  • Deniz, resim ya da seramik kursuna kaydolmuştur.
  • Emre, gitar ya da seramik kursuna kaydolmuştur.

Ayla'nın satranç kursuna kaydolduğu biliniyorsa aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

47 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

47. 47 - 50. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.

Bir kitapçının vitrinindeki rafa anı, deneme, gezi, öykü, roman ve şiir türünde birer kitap yan yana dizilmiştir. Raftaki yerler soldan sağa doğru 1'den 6'ya kadar numaralanmıştır ve her yerde bir kitap bulunmaktadır. Kitapların hepsi aynı yayınevinden çıkmıştır ve her türden yalnız bir kitap vardır. Kitapların dizilişiyle ilgili bilinenler şunlardır:

  • Roman, şiirin hemen solundadır.
  • Deneme ya 1. ya da 6. sıradadır.
  • Gezi ile öykü arasında tam olarak iki kitap vardır.
  • Anı, romanın solunda bir yerdedir.

Buna göre öykü kitabı,
I. 3.
II. 4.
III. 1.
sıralardan hangilerinde olabilir?

48 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

48. 47 - 50. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.

Bir kitapçının vitrinindeki rafa anı, deneme, gezi, öykü, roman ve şiir türünde birer kitap yan yana dizilmiştir. Raftaki yerler soldan sağa doğru 1'den 6'ya kadar numaralanmıştır ve her yerde bir kitap bulunmaktadır. Kitapların hepsi aynı yayınevinden çıkmıştır ve her türden yalnız bir kitap vardır. Kitapların dizilişiyle ilgili bilinenler şunlardır:

  • Roman, şiirin hemen solundadır.
  • Deneme ya 1. ya da 6. sıradadır.
  • Gezi ile öykü arasında tam olarak iki kitap vardır.
  • Anı, romanın solunda bir yerdedir.

Aşağıdakilerden hangisi kesin olarak doğrudur?

49 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

49. 47 - 50. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.

Bir kitapçının vitrinindeki rafa anı, deneme, gezi, öykü, roman ve şiir türünde birer kitap yan yana dizilmiştir. Raftaki yerler soldan sağa doğru 1'den 6'ya kadar numaralanmıştır ve her yerde bir kitap bulunmaktadır. Kitapların hepsi aynı yayınevinden çıkmıştır ve her türden yalnız bir kitap vardır. Kitapların dizilişiyle ilgili bilinenler şunlardır:

  • Roman, şiirin hemen solundadır.
  • Deneme ya 1. ya da 6. sıradadır.
  • Gezi ile öykü arasında tam olarak iki kitap vardır.
  • Anı, romanın solunda bir yerdedir.

Kitapların dizilişinin tam olarak belirlenebilmesi için aşağıdakilerden hangisinin bilinmesi yeterlidir?

50 / 50

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi

50. 47 - 50. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.

Bir kitapçının vitrinindeki rafa anı, deneme, gezi, öykü, roman ve şiir türünde birer kitap yan yana dizilmiştir. Raftaki yerler soldan sağa doğru 1'den 6'ya kadar numaralanmıştır ve her yerde bir kitap bulunmaktadır. Kitapların hepsi aynı yayınevinden çıkmıştır ve her türden yalnız bir kitap vardır. Kitapların dizilişiyle ilgili bilinenler şunlardır:

  • Roman, şiirin hemen solundadır.
  • Deneme ya 1. ya da 6. sıradadır.
  • Gezi ile öykü arasında tam olarak iki kitap vardır.
  • Anı, romanın solunda bir yerdedir.

Gezinin öykünün solunda olduğu biliniyorsa aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Ortalama puan 0%

0%

🧭 Bu sorular hangi beceriyi ölçüyor? Paragraf soruların Maarif Modeli becerilerine göre etiketlendi. Beceri Merkezi'nde hangi becerinin güçlü, hangisinin gelişmeye açık olduğunu gör.Beceri Merkezi →