Ücretsiz · 20 soru · 30 dakika · Orta düzey paragraf denemesi. Bütün denemeler

/20
Question report close icon

Report a question

You cannot submit an empty report. Please add some details.
Question report loader icon

Kamp Deneme 1 · 20 soru · 30 dakika

Orta düzey paragraf denemesi. Ana ve yardımcı düşünce, paragrafın yapısı, anlatım biçimleri ve diyalog soruları karışık sırayla gelir. Süre, sınavlardaki paragraf temposuna göre ayarlandı: soru başına yaklaşık bir buçuk dakika.

Emin olmadığın soruyu boş bırakabilirsin: net, doğru − yanlış ÷ 4 ile hesaplanır.

Çözümler ve açıklamalar sonuç ekranında.


Oluşturma tarihi Tarafından Kamp Deneme 1Hulusi Demir

⛺ Zirveye Giden Yol · Kamp

Orta düzey 10 paragraf denemesi, her biri 20 soru ve 30 dakika. TYT, KPSS, ALES ve DGS paragraf sorularına hazırlık.

⛺ Kamp Deneme 1

TYT · KPSS · ALES · DGS Paragraf · Orta düzey · 20 soru · 30 dakika

1 / 20

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, ⛺ Zirveye Giden Yol · Kamp

1.

Akıllı insanlar, kendilerini zarif ve derinlikli bir bilgelikle donatırken çevrelerindeki sığ tartışmalardan ve niteliksiz paylaşımlardan uzak durup özgün bilgilerde uzmanlaşmayı seçerler. Onlar için bilgi, sadece istiflenen bir veri yığını değil; zekice vecizelerin ve soylu eylemlerin hafızada işlenerek karakter haline getirilmesidir. Ancak bu içselleştirme süreci sadece teorik bir çabayla tamamlanmaz; insan, gerçekliği deneyimleyerek çok daha sarsıcı ve kalıcı bir şekilde öğrenir. Nitekim hayatın sunduğu tek bir somut tecrübe, çoğu zaman binlerce teorik öğütten daha öğreticidir. Öyle ki doğru zamanda ve doğru şekilde kullanılan işlevsel bir bilgi, bazen sanat dallarının toplamından daha büyük bir yarar sağlayabilir.

Bu parçaya göre "bilgece bir tutum" ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

2 / 20

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, ⛺ Zirveye Giden Yol · Kamp

2.

Fizikte tek bir hipotezi laboratuvara sokup onu izole bir şekilde test etmek imkânsızdır. Pierre Duhem’e göre, bir deney yapıldığında aslında tek bir önerme değil, o önermeyi destekleyen tüm bir kuramsal ağ sınanır. Eğer deney başarısız olursa, hangi parçanın hatalı olduğunu kesin olarak söyleyemeyiz. Bu durum, bilimsel bilgilerin birbirine sıkıca bağlı olduğu bütüncül bir yapı sergilediğini gösterir. Bilim, tekil doğruların toplamı değil; unsurların birbirini taşıdığı karmaşık ve organik bir sistemdir.

Bu parçaya göre bilimsel deneylerin niteliği hakkında aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?

3 / 20

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, ⛺ Zirveye Giden Yol · Kamp

3.

Aslında bu paradoks bir matematiksel olasılık çatışmasıdır. Evrenin yaşı, büyüklüğü ve barındırdığı milyarlarca yıldız sistemi göz önüne alındığında sadece bizim galaksimizde bile binlerce teknolojik medeniyetin gelişmiş olması gerekirdi. Ancak bu devasa istatistiksel beklentiye rağmen şimdiye kadar dünya dışı bir yaşamdan ne bir sinyal ne de somut bir iz alabildik. İşte bu “Göklerde birileri olmalı” düşüncesi ile "Peki, herkes nerede?" sorusu arasındaki derin sessizlik bizi bu paradoksa götürüyor. Yani mesele evrende yaşamın olup olmamasından ziyade, bu kadar yüksek bir olasılığın neden hiçbir fiziksel kanıtla desteklenmediği krizidir.

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?

4 / 20

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, ⛺ Zirveye Giden Yol · Kamp

4.

Görme eylemi, ışığın retinaya düşmesiyle gerçekleşen basit bir biyolojik süreçten çok daha fazlasıdır; o, içinde bulunduğumuz kültürün, eğitimin ve inançlarımızın şekillendirdiği karmaşık bir "anlamlandırma" pratiğidir. Bizler nesneleri sadece oldukları gibi değil, onları görmeye koşullandığımız gibi görürüz. Sözgelimi, orta çağdaki bir izleyici için bir tablo kutsal bir temsiliyken modern bir izleyici için aynı eser estetik bir meta ya da tarihsel bir belgedir. Bu durum, görmenin seçici bir eylem olduğunu ve beraberinde bir bakış açısını zorunlu kıldığını gösterir. Fotoğrafın icadı ise bu süreci kökten değiştirmiştir; zira kamera, görüntüyü mekândan ve zamandan kopararak onun "tekil ve sarsılmaz" anlamını parçalamıştır. Artık bir esere bakmak, sadece o eseri görmek değil, o eserin içinde bulunduğu yeni bağlamı ve bizim o bağlama kattığımız kişisel tarihi de görmektir.

Bu parçaya göre "görme" olgusuyla ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

5 / 20

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, ⛺ Zirveye Giden Yol · Kamp

5.

James Webb Uzay Teleskobu, evrenin en uzak köşelerine bakarken aslında zamanda geriye bakıyor. Işık hızı sonlu olduğu için, 13 milyar ışık yılı uzaklıktaki bir galaksinin bugün bize ulaşan görüntüsü, aslında o galaksinin 13 milyar yıl önceki halidir. Webb'in kızılötesi gözleri, evrenin karanlık döneminden çıkan ilk yıldızların ve galaksilerin "bebeklik" fotoğraflarını çekiyor. Bu teknoloji, sadece gök cisimlerini görmemizi değil, evrenin nasıl var olduğuna dair kozmik tarihimizi okumamızı sağlıyor.

Bu parçaya göre James Webb Teleskobu ile ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

6 / 20

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, ⛺ Zirveye Giden Yol · Kamp

6.

(I) Antik çağlardan Rönesans’a kadar insanlık, Dünya’nın evrenin merkezinde sabit durduğuna inanıyordu. (II) Bu yer merkezli model, sadece astronomik bir veri değil, aynı zamanda teolojik bir mutlaklıktı. (III) Nicolaus Kopernik, Güneş merkezli teorisini ortaya attığında bu sarsılmaz inancın temellerine büyük bir darbe indirdi. (IV) Gökyüzü gözlemleri, matematiksel hesaplamalarla birleşince eski evren tasarımı geçerliliğini yitirmeye başladı. (V) Böylece bilim, dogmaların gölgesinden çıkarak kanıta dayalı modern bir kimlik kazandı.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra, düşüncenin akışına göre, "Üstelik bu yeni yaklaşım, evrenin işleyişini sadece fiziksel bir yer değişimiyle değil, insanın varoluşsal konumuyla da yeniden tanımladı." cümlesi getirilmelidir?

7 / 20

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, ⛺ Zirveye Giden Yol · Kamp

7.

Muhabir: (I) ----?

Bilim Felsefecisi: Klasik fiziği, doğayı deterministik bir saat mekanizması gibi açıklayan "kapalı bir kutu" olarak görmek, evrenin olasılıksal doğasını inkâr etmektir. Newton fiziği, makro düzeyde işlevsel bir model sunsa da, atom altı parçacıkların belirsizlik (Heisenberg) ilkesi karşısında yetersiz kalır. Fizik eleştirisi, Newtoncu "mutlaklık" iddiasını sarsarak, evrenin "belirlenmiş" değil "olasılıklar toplamı" olduğunu deşifre etmelidir.

Muhabir: (II)----?

Bilim Felsefecisi: Kesinlikle hayır. Fiziksel gerçeklik; denklemlerden, matematiksel soyutlamalardan ve laboratuvar verilerinden ibaret değildir. Fiziksel teoriler, evreni anlamak için kurduğumuz "kavramsal haritalar"dır; ancak harita, arazinin bizzat kendisi değildir. Eğer biz, teorinin sunduğu matematiksel dili "doğanın ta kendisi" sanırsak, o zaman bilimsel bir dogmaya (fizikçilik) düşeriz. Eleştiri, bu matematiksel modeller ile ontolojik (varlıksal) gerçeklik arasındaki mesafeyi korumamızı sağlar.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?

8 / 20

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, ⛺ Zirveye Giden Yol · Kamp

8.

Bilindiği gibi, dişler de kemikler gibi kalsiyum ve daha birçok başka mineralden oluşur. Dişin dış yüzeyi ise vücudumuzdaki en sert doku olan mine tabakasıdır; dişteki en yoğun mineral yapısı da buradadır. Günümüzde beslenme alışkanlıklarımızın değişmesiyle diş yüzeyindeki aşınmalar insanlarda sıkça görülmektedir.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

9 / 20

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, ⛺ Zirveye Giden Yol · Kamp

9.

(I) Paleolitik dönemde el aletlerinin üretimi, sadece bireysel bir beceri değil, kuşaktan kuşağa aktarılan kolektif bir bilgi birikiminin sonucudur. (II) İlk hominidlerin bir taşı yontma biçimi, toplumsal etkileşim ve taklit yoluyla genetik değil, kültürel bir miras olarak korunmuştur. (III) Bu bilgi aktarımı sayesinde, alet yapım teknikleri coğrafi sınırlara rağmen belirli bir standardizasyona ulaşmayı başarmıştır. (IV) Üretilen bu ilk aletlerin formları incelendiğinde, zamanla daha ince ve simetrik bir yapıya büründükleri açıkça görülmektedir. (V) Aletlerin biçimindeki bu incelme, kesici yüzeylerin keskinliğini ve kullanım ömrünü artırmıştır. (VI) Biçimdeki bu gelişme, insanın doğadaki kaynakları daha verimli kullanmasına olanak tanımıştır.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

10 / 20

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, ⛺ Zirveye Giden Yol · Kamp

10.

Frida Kahlo’nun resimleri, dış dünyaya tutulan bir aynadan ziyade, kendi içsel labirentine açılan bir kapı niteliğindedir. Yaşadığı ağır bedensel acıları, aşklarını ve kültürel köklerini otoportreleri aracılığıyla birer mite dönüştüren sanatçı; gerçeküstücü ögeleri, hayatın en sert ve yalın gerçekliğini anlatmak için bir araç olarak kullanır. Onun için otoportre çizmek bir narsisizm değil, hayatta kalma ve kendini tanıma çabasıdır. Kahlo, en gizli acılarını ve kimlik krizlerini simgesel bir dille kamulaştırarak bireysel ıstırabı evrensel bir direniş ve estetik bir başkaldırı biçimine dönüştürmüştür.

Bu parçada "Frida Kahlo'nun sanatı" ile ilgili asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

11 / 20

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, ⛺ Zirveye Giden Yol · Kamp

11.

Eleştirel kuramın en özgün isimlerinden Walter Benjamin, sanatın modern çağdaki dönüşümünü "aura" (hale) kavramı üzerinden açıklar. Ona göre bir sanat eserinin aurası; onun biricikliğini, mekanla olan bağını ve tarihsel kökenini temsil eder. Ancak fotoğraf ve sinema gibi "teknik yeniden üretim" araçları, eserin binlerce kopyasının üretilmesine imkan tanıyarak bu biricikliği yok eder. Benjamin'e göre aura kaybı sadece bir eksilme değildir; bu durum sanatı ritüellerin ve elit kesimin tekelinden kurtararak kitlelere ulaştırır, yani sanatı "politize" eder. Orijinal bir tablonun karşısında duyulan o kutsal mesafe hissi, sinemanın hızı ve kitlesel izleme deneyimiyle yer değiştirir.

Bu parçaya göre Walter Benjamin ve sanat görüşüyle ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

12 / 20

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, ⛺ Zirveye Giden Yol · Kamp

12.

George Herbert Mead, hayvanlar arasındaki iletişimi şu şekilde irdeler: "Doğası gereği jest olarak sınıflandırılabilecek bir davranış alanı, insan dışındaki hayvanlar arasında da mevcuttur. Bu alan, içgüdüsel yanıtlar doğuran tüm eylemlerin başlangıçlarını içerir. Bir eylem, başka bir eylemin yeniden düzenlenmesini sağlayan yanıtları tetikler; bu yeniden düzenlemeler ise birbirini takip eden yeni yanıt biçimlerini yönetir. Böylelikle hayvanların sosyal davranışlarında, karşılıklı etkileşime dayalı bir jest konuşması ve kendine has bir iletişim alanı oluşur."

Bu parçadan çıkarılabilecek en kapsamlı ana düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

13 / 20

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, ⛺ Zirveye Giden Yol · Kamp

13.

Pablo Picasso, 20. yüzyıl sanatının en etkili ve dönüştürücü figürlerinden biridir. Onun sanatı, nesnel gerçekliği tek bir bakış açısından yansıtmaktan vazgeçerek, bir objeyi veya figürü aynı anda birçok açıdan gösteren "Kübizm" akımının doğuşuna öncülük etmiştir. Sanatçı, eserlerinde formları parçalara ayırır, geometrik şekillerle yeniden düzenler ve renkleri duygusal bir ifade aracı olarak kullanır. Picasso sadece kübist değildir; "Mavi Dönem", "Pembe Dönem" gibi farklı evrelerden geçmiş, kolaj tekniklerini kullanmış ve seramikten heykele kadar birçok alanda üretken bir yaratıcılık sergilemiştir. Onun için sanat, sürekli bir arayış, kendini yeniden keşfetme ve yerleşik kalıplara meydan okuma eylemidir.

Bu parçaya göre "Pablo Picasso'nun sanatı" ile ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

14 / 20

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, ⛺ Zirveye Giden Yol · Kamp

14.

Ay'a Seyahat düşünüldüğünde, insanın aklına hemen sinemanın ilk dönemlerine ilişkin o özgün ve efsanevi anlayış gelir. 1902 yılında gösterime giren Fransız filmi, süresi açısından (14 dakika) geçen yüzyılın başında çekilen genellikle iki dakikalık kısa filmlere kıyasla o zaman için bir devrim niteliğindeydi. Ay'a Seyahat, tiyatro oyunculuğu ve sihirbazlık geçmişinin etkileriyle filmi yapan yönetmen Georges Méliès'in sahne insanı kişiliğini doğrudan yansıtır. Filmde kullanılan bindirme, zincirleme ve benzeri kurgu teknikleri gibi -daha sonra diğer filmlerde sıkça kullanılacak- birçok ünlü film tekniği cesurca denenmiştir. Ay'a Seyahat, özel efektlerin basitliğine rağmen genellikle bilim kurgu sinemasının ilk örneği kabul edilir. Türün ayırt edici unsurlarının pek çoğunu kullanır (uzay gemisi ve bilinmeyen bir yerin keşfi gibi) ve kurallarının, geleneklerinin çoğunun temelini atar.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

15 / 20

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, ⛺ Zirveye Giden Yol · Kamp

15.

Mutluluk bir seraptır. ---- O mutluluk içindir ki ben, içinde gerçeği barındıran kitapları yaktım. Bu, "gelecek kuşakların mutluluğu" denen şey için daha da geçerlidir. Kim onu önceden görebilir? Bu gelecek kuşaklarla kim konuşmuş, onların başka hangi idoller önünde eğileceklerini kim biliyor? Mutluluk anlayışı, yüzyıllar boyunca, ona önceden hazırlanabilmemizi engelleyecek kadar büyük değişimlere uğramış...

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

16 / 20

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, ⛺ Zirveye Giden Yol · Kamp

16.

Bizden önceki kuşağın bir önceki kuşakla nasıl çatıştığını; yazdıklarını tutturmak, güzel bildiklerini yaymak uğruna ne savaşlara giriştiklerini hep biliriz. Bu yüzden güncelerde, karikatürlerde, güldürü yazılarında eğlence konusu olmuşlardı bir zamanlar. Düşünüyorum da özellikle şiir için hor görülecek türden bir uğraş değildi bu. Nedenini yanıtlamak güç değil; onlar alışılmış bir şiir geleneğini yıktılar, bizlere nereden başlamamız gerektiğini sezdirdiler en önce. 1950’den bu yana sesini duyuran ozanlar, o kuşağın yapıtlarını bir kalemde silip atamadılar.

Bu parçaya göre aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

17 / 20

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, ⛺ Zirveye Giden Yol · Kamp

17.

Sinemanın ilk dönemlerinde kameramanın işinde sanata pek yer yoktu; kamera yalnızca oyuncuların hareketlerini kaydeden pasif bir gözlemciydi. Yönetmen, sahneyi tiyatro estetiğine göre düzenler, giriş ve çıkışları buna göre planlardı. Montajın ortaya çıkışı, kameranın bu durağanlıktan kurtularak "özgürleşmesini" sağlamıştır. Bir olayı bölmek, akışın ortasında kamera açısını değiştirmek ve nesneyi yakına ya da uzağa taşımak, sinemanın tiyatronun gölgesinden çıkarak kendi dilini kurmasını sağlayan en belirleyici adımdır.

Bu parçaya göre aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

18 / 20

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, ⛺ Zirveye Giden Yol · Kamp

18.

Evrendeki fiziksel sabitlerin (yer çekimi kuvveti, elektromanyetizma, atom altı parçacıkların kütleleri) değerleri, yaşamın ortaya çıkabilmesi için akıl almaz bir hassasiyetle ayarlanmış gibidir. Bu değerlerde yaşanacak milyarda birlik bir sapma, yıldızların oluşmamasına veya atomların bir arada tutulamamasına neden olurdu. Bilim insanları, evrenin neden tam da bizim var olabileceğimiz bu dar aralıkta şekillendiğini tartışırken "Antropik İlke"ye vurgu yaparlar. Bu ilkeye göre, evrenin gözlemlenebilir özellikleri bizi şaşırtmamalıdır; zira ----.

Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

19 / 20

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, ⛺ Zirveye Giden Yol · Kamp

19.

Dasein’ın unuttuğu hakikati yeniden hatırlaması ve gündelik akışı bir kenara bırakması, Heidegger’in "karar anı" olarak tanımladığı otantik bir uğrakta mümkündür. Bu an, Dasein’ın kendi açıklığının çağrısını duyduğu ya da bu çağrıdan kaçarak güvenli gündelik akışa teslim olduğu bir yol ayrımıdır. Karar anında insan, kendisini bir bütün olarak görür. Burada birey, ya yitimselliğin kendi yegâne hakikati olduğu gerçeğiyle cesaretle yüzleşir ya da bu temel gerçekliğe sırtını dönerek sıradanlığa geri çekilir.

Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

20 / 20

Bookmark question icon

Etiketler: 📥 Havuz · 6 Kasım 2026, ⛺ Zirveye Giden Yol · Kamp

20.

Uzun şiirleri unutmak, unutulandan arta kalanla yetinmek daha bir olasıdır bana kalırsa. Nitekim yüzlerce dizelik bir şiiri her ele alışta baştan sona okumak, hem gereksiz hem de olanak dışıdır. Kaldı ki o şiiri baştan sona tanıyoruzdur da böylesine bir duygu bütünlüğü kalmıştır usumuzda. İyi bir okuyucuysak ve şiirin bütünsel değeriyle bir iletişim kurabilmişsek bu durumda sevdiğimiz bölümleri yeniden okumakla yetiniriz çoğu kez. Böylelikle şiirin bütününü yinelemiş oluruz az çok. Yoksa bir Homeros, bir Shakespeare, T.S. Eliot’ın "manzum" oyunları ve uzun şiirleri, bunca destanlar ve niceleri nasıl okunabilirdi?

Bu parçada anlatılan düşünceyle aşağıdakilerden hangisi örtüşmektedir?

Ortalama puan 0%

0%

🧭 Bu sorular hangi beceriyi ölçüyor? Paragraf soruların Maarif Modeli becerilerine göre etiketlendi. Beceri Merkezi'nde hangi becerinin güçlü, hangisinin gelişmeye açık olduğunu gör.Beceri Merkezi →