Ücretsiz · 50 soru · 75 dakika · Sorular ALES Sözel Bölüm sırasıyla. Bütün denemeler
Soruyu bildir
ALES Sözel Deneme 1 · 50 soru · 75 dakika
Sorular ALES Sözel Bölüm sırasıyla gelir: 1–18 sözcük, cümle ve paragraf yapısı; 19–28 tek sorulu paragraflar; 29–42 beş uzun metin; 43–50 sözel mantık.
Uzun metin ve mantık bilgileri ilgili her soruda yeniden verilir; metin kutusu kaydırılabilir. Emin olmadığın soruyu boş bırakabilirsin: netin doğru − yanlış ÷ 4 ile hesaplanır.
Çözümler ve açıklamalar sonuç ekranında.
Oluşturulma tarihi
Kasım 06, 2026 By Hulusi Demir 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
ALES Sözel Bölüm sırasıyla 5 deneme, her biri 50 soru ve 75 dakika. Uzun metinler ve sözel mantık dahil.
🎓 ALES Sözel Deneme 1
ALES Sözel Bölüm · 50 soru · 75 dakika
9 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
9. I. birbirinden çok farklı duyarlıkları dile getirmeyi başaran şairlerin elinde
II. okurun her okuyuşta yeniden çözmesi gereken
III. Divan şiirinin kalıplaşmış imgeleri,
IV. bu ustalık sayesinde sıradan birer süs olmaktan çıkmış,
V. onları yüzyıllar boyunca hemen hemen aynı sözcüklerle kullanarak
VI. katmanlı bir anlam dünyasına dönüşmüştür.
Yukarıda numaralanmış sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?
✅ Doğru cevap: A
Dayanak: Kurallı diziliş: III - V - I - IV - II - VI. V'deki “onları” III'teki imgelere gönderme yapar ve V'i III'ün arkasına; “aynı sözcüklerle” ile “farklı duyarlıkları” karşıtlığı I'i V'in arkasına; “bu ustalık” IV'ü I'in arkasına bağlar. Bağımsız çözümde bulunan ikinci dizi (V - I - III …) bu göndermeyle kapandı.
Çeldiriciler
B) II, VI'ya bağlanan sıfat öbeğidir, beşinci sıradadır.
C) III özne öbeğidir, baştadır.
D) IV, I'deki ustalığa gönderme yapar; dördüncüdür.
E) V ikincidir.
10 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
10. I. bu araçların hangi verilerle eğitildiğini ve kararlarına hangi yolla ulaştığını
II. Yapay zekâ araçlarının
III. sorgulamadan onlara
IV. duyduğumuz, çoğu zaman farkına bile varmadığımız neredeyse koşulsuz güven,
V. gündelik işlerimizi her geçen gün büyük ölçüde kolaylaştırdığı yadsınamasa da
VI. zamanla kendi yargı gücümüzü ve sorgulama alışkanlığımızı zayıflatabilir.
Yukarıda numaralanmış sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan dördüncü olur?
✅ Doğru cevap: C
Dayanak: Kurallı diziliş: II - V - I - III - IV - VI. “bu araçların” göndermesi I'i II-V'in arkasına, “... ulaştığını sorgulamadan” nesne-yüklem ilişkisi III'ü I'in arkasına bağlar.
Çeldiriciler
A) I üçüncüdür.
B) II baştadır.
D) IV beşincidir.
E) V ikincidir.
11 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
11. I. Amaç, belirli bir yöreye ait lezzetin üretim tekniğini, malzemesini ve niteliğini kayıt altına alarak ürünü piyasadaki taklitlerinden korumaktır.
II. Ne var ki bu tescil, yerel yönetimlerin, kooperatiflerin ve üreticilerin ürüne sahip çıkmasını sağlarken bazen hiç beklenmedik sonuçlar da doğurabilmektedir.
III. Ürünün standart kalıplara sıkışması, evlerde kuşaktan kuşağa aktarılan, her ailenin kendi damak tadına göre biçimlendirdiği küçük ve özgün çeşitlemelerin zamanla kaybolmasına yol açmaktadır.
IV. Coğrafi işaret tescili, bir yöreye özgü ürünlerin ve mutfak geleneklerinin korunması için son yıllarda sıkça başvurulan bir yoldur.
V. Örneğin tescil belgesindeki katı teknik şartlar ve gramaj kuralları, zanaatın yüzyıllardır en büyük gücü olan esnekliği ve yaratıcılığı zayıflatabilmektedir.
Yukarıda numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?
✅ Doğru cevap: B
Dayanak: Doğru dizi: IV - I - II - V - III. Tanım, amaç, “Ne var ki” ile sorun, “Örneğin” ile örnek, sonuç.
Çeldiriciler
A) I ikincidir.
C) III sonuçtur, sondadır.
D) IV tanım cümlesidir, baştadır.
E) V, II'deki sorunu örnekler; dördüncüdür.
12 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
12. I. Rüzgâr tünelinde yapılan deneyler, bu çıkıntıların hava akımının kanat yüzeyinden kopmasını geciktirdiğini ve kanadın daha dik açılarda da taşıma gücünü koruduğunu göstermiştir.
II. Mühendisler de bu anatomik özelliği türbin kanatlarına aktarmış, kanatların ön kenarına yüzgeçtekilere benzeyen dalgalı çıkıntılar eklemişlerdir.
III. Doğanın milyonlarca yıllık deneme yanılmayla geliştirdiği çözümleri teknolojiye uyarlayan biyomimikri, rüzgâr türbinlerinin verimini artırmak için bu kez okyanusa, dev bir memeliye yönelmiştir.
IV. Böylece bu tür kanatlarla donatılan türbinlerin, düz kanatlı türbinlere göre daha düşük rüzgâr hızlarında da verimli çalışabildiği bildirilmiştir.
V. Kambur balinaların uzun yüzgeçlerinin ön kenarındaki yumrulu çıkıntılar, on beş metreyi bulabilen bu iri hayvanların suda şaşırtıcı ölçüde keskin dönüşler yapabilmesine yardım eder.
Yukarıda numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan dördüncü olur?
✅ Doğru cevap: A
Dayanak: Doğru dizi: III - V - II - I - IV. “okyanusa yönelmiştir” balinaya, “bu anatomik özelliği” V'e, “bu çıkıntıların” II'ye, “Böylece” I'e bağlanır.
Çeldiriciler
B) II üçüncüdür.
C) III giriş cümlesidir.
D) IV sonuçtur.
E) V ikincidir.
29 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
29. 29 - 30. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Yazarların ve şairlerin yapıtlarında yolculuk eğretilemesine sık başvurmaları şaşırtıcı değildir. Yolculuk, insanın hem dünyayı hem kendini tanımasının en eski biçimlerinden biridir. Sanatın “kendiliğinden” (“kendisi için” ya da özerk değil) yapıldığı eski zamanlarda, edebiyatın öncülü saydığımız destanların hemen hepsinin birer göç ya da yolculuk anlatısı olması, insandaki yaratma isteğinin bir biçimde uzak düştüğü cennetine, yurduna kavuşma arayışından güç aldığı savını destekler. Hemen bütün destanlarda yitirilmiş bir yaşama alanının, bir kültürel bütünlüğün yeniden bulunması için çıkılan bir yolculuk görürüz. Homeros'un kahramanı Odysseus, yazgısının onu uzak düşürdüğü yurduna dönmek için yola çıkar; yitirdiği dünyanın orada kendisini beklediğine inanır. Yurdun adı İthaka, yolculuğun adı Nostos'tur. Uruk kralı Gılgamış ise önce düşmanı, sonra en yakın dostu olan Enkidu'yu yitirince Tufan'dan sağ kurtulan ölümsüz Utnapiştim'e gider. Ondan su altında yetişen ölümsüzlük otunun sırrını öğrenir; otu bulur, çıkarır ama sonunda bir yılana kaptırır. Böylece yolculuk, kavuşmayla değil yeni bir yitirişle sona erer.
Bu parçaya göre destanlarla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
✅ Doğru cevap: E
Dayanak: “yitirilmiş bir yaşama alanının ... yeniden bulunması için çıkılan bir yolculuk”.
Çeldiriciler
A) Kahramanlar yazgılarına karşı yola çıkıyor; boyun eğme söylenmiyor.
B) Parça sanatın “özerk değil” kendiliğinden yapıldığını söylüyor.
C) İç dünyadan söz edilmiyor.
D) Ortak kaynak nedeni öne sürülmüyor.
30 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
30. 29 - 30. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Yazarların ve şairlerin yapıtlarında yolculuk eğretilemesine sık başvurmaları şaşırtıcı değildir. Yolculuk, insanın hem dünyayı hem kendini tanımasının en eski biçimlerinden biridir. Sanatın “kendiliğinden” (“kendisi için” ya da özerk değil) yapıldığı eski zamanlarda, edebiyatın öncülü saydığımız destanların hemen hepsinin birer göç ya da yolculuk anlatısı olması, insandaki yaratma isteğinin bir biçimde uzak düştüğü cennetine, yurduna kavuşma arayışından güç aldığı savını destekler. Hemen bütün destanlarda yitirilmiş bir yaşama alanının, bir kültürel bütünlüğün yeniden bulunması için çıkılan bir yolculuk görürüz. Homeros'un kahramanı Odysseus, yazgısının onu uzak düşürdüğü yurduna dönmek için yola çıkar; yitirdiği dünyanın orada kendisini beklediğine inanır. Yurdun adı İthaka, yolculuğun adı Nostos'tur. Uruk kralı Gılgamış ise önce düşmanı, sonra en yakın dostu olan Enkidu'yu yitirince Tufan'dan sağ kurtulan ölümsüz Utnapiştim'e gider. Ondan su altında yetişen ölümsüzlük otunun sırrını öğrenir; otu bulur, çıkarır ama sonunda bir yılana kaptırır. Böylece yolculuk, kavuşmayla değil yeni bir yitirişle sona erer.
Bu parçada sözü edilen destan kahramanlarıyla ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir ?
✅ Doğru cevap: A
Dayanak: Yol gösteren bir tanrıdan söz edilmiyor.
Çeldiriciler
B) Parçada yer alıyor: “yazgısının onu uzak düşürdüğü yurduna”.
C) Parçada yer alıyor: “Yurdun adı İthaka”.
D) Parçada yer alıyor: Enkidu'nun yitirilmesi.
E) Parçada yer alıyor: Ölümsüzlük otunun yılana kaptırılması.
31 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
31. 31 - 32. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Bilim tarihine kısa bir göz atıldığında bilimin sürekli bir değişim içinde olduğu ve bu değişimin onun en önemli özelliklerinden biri olduğu hemen görülür. Bilim hiçbir zaman kesin doğrulara ulaştığını ileri sürmez ama sanki doğrulara ulaşmış gibi davranır . Bir yandan elindeki bilgiyle çalışır, öte yandan bu bilginin doğruluğunu her yeni veriyle yeniden sınar. Yeni veri eskisiyle uyuşmazsa vazgeçilen, çoğu zaman veri değil kuram olur. Bilim tarihindeki önemli düşüncelerin çoğu da sıçramalar biçiminde ortaya çıkmıştır: Uzun yıllar kabul gören durağan evren modelinin bırakılması, iki bin yıllık Öklid geometrisinin tek geometri olmadığının anlaşılması, peşinden yıllarca koşulan eterin elden uçup gitmesi bunun örnekleridir. Bölünemeyen en küçük parça sanılan atomun proton, nötron ve elektronlardan oluştuğu anlaşıldığında bilim dünyası büyük bir şaşkınlık yaşadı. Ardından proton ve nötronun da kuarklardan oluştuğu görüldü. Bu değişim bilime yabancı bir tutum değildir; tersine, bilimi bilim yapan özelliktir. Bu yüzden bir kuramın yerini bir başkasına bırakması, bilimin yenilgisi değil, işleyişinin doğal bir sonucudur.
Bu parçada bilimle ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?
✅ Doğru cevap: B
Dayanak: Bölünemez sanılan atomun önce parçacıklara, sonra kuarklara ayrılması ve Öklid geometrisi örneği: en temel kavramlar bile değişmiştir.
Çeldiriciler
A) Değişim ilerlemenin kendisi olarak sunuluyor.
C) Eskilerin geçerliliğinden söz edilmiyor; örnekler tersini düşündürüyor.
D) “şaşkınlık” direnç değildir.
E) “en büyük” kıyası yok.
33 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
33. 33 - 35. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Günümüz insanı zihinsel bir gürültü çağında yaşıyor. Sosyal medya, haber akışları ve anlık bildirimler bir içerik sağanağı yaratarak zihnin derinleşme yetisini hedef alıyor. Her yeni bildirim, zihne hemen yanıt bekleyen bir soru gibi gelir. Oysa odaklanmak yalnızca bir işe dikkat kesilmek değil, aynı zamanda dışarıdan gelen öteki uyaranları bilinçli olarak geri çevirebilmektir . Romanını yazan bir yazarın, karmaşık bir denklemi çözen bir bilim insanının ya da zor bir metni çözümleyen bir öğrencinin ihtiyaç duyduğu şey kesintisiz bir zaman dilimidir. Ne var ki dijital dünya kesintisizliğe değil, dikkati dağıtmaya göre tasarlanmıştır. Bir bildirim sesi yalnız o an yapılan işi bölmekle kalmaz, zihnin o işe yeniden ısınması için gereken süreyi de baştan başlatır. Kimi araştırmalar, dikkati bir kez dağılan zihnin eski derinliğine dönmesinin yirmi dakikayı bulabildiğini gösteriyor. Bu bölünmüşlük, zamanla yalnız üretkenliği değil derin düşünme gücünü de köreltiyor. Gerçek bir zihinsel özgürlük, teknolojinin sunduğu sınırsız bilgiye erişimden değil, o bilginin üzerimizdeki etkisini sınırlayabilme iradesinden geçer.
Bu parçada aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir ?
✅ Doğru cevap: A
Dayanak: Parçada bir yöntem önerilmiyor.
Çeldiriciler
B) Parçada yer alıyor: “dikkati dağıtmaya göre tasarlanmıştır”.
C) Parçada yer alıyor: “yirmi dakikayı bulabildiğini”.
D) Parçada yer alıyor (son cümle).
E) Parçada yer alıyor: Yazar, bilim insanı ve öğrenci örneği.
34 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
34. 33 - 35. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Günümüz insanı zihinsel bir gürültü çağında yaşıyor. Sosyal medya, haber akışları ve anlık bildirimler bir içerik sağanağı yaratarak zihnin derinleşme yetisini hedef alıyor. Her yeni bildirim, zihne hemen yanıt bekleyen bir soru gibi gelir. Oysa odaklanmak yalnızca bir işe dikkat kesilmek değil, aynı zamanda dışarıdan gelen öteki uyaranları bilinçli olarak geri çevirebilmektir . Romanını yazan bir yazarın, karmaşık bir denklemi çözen bir bilim insanının ya da zor bir metni çözümleyen bir öğrencinin ihtiyaç duyduğu şey kesintisiz bir zaman dilimidir. Ne var ki dijital dünya kesintisizliğe değil, dikkati dağıtmaya göre tasarlanmıştır. Bir bildirim sesi yalnız o an yapılan işi bölmekle kalmaz, zihnin o işe yeniden ısınması için gereken süreyi de baştan başlatır. Kimi araştırmalar, dikkati bir kez dağılan zihnin eski derinliğine dönmesinin yirmi dakikayı bulabildiğini gösteriyor. Bu bölünmüşlük, zamanla yalnız üretkenliği değil derin düşünme gücünü de köreltiyor. Gerçek bir zihinsel özgürlük, teknolojinin sunduğu sınırsız bilgiye erişimden değil, o bilginin üzerimizdeki etkisini sınırlayabilme iradesinden geçer.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada anlatılanları desteklemez ?
✅ Doğru cevap: D
Dayanak: Parçaya göre bildirim odağı bozar ve ısınma süresini baştan başlatır; D bu ilişkiyi tersine çeviriyor.
Çeldiriciler
A) Parçada yer alıyor: Kesintisizlik derinliği artırır.
B) Parçada yer alıyor: Dikkat dağıtıcıyı bilinçli olarak geri çevirme.
C) Parçada yer alıyor: “yeniden ısınması için gereken süre”.
E) Parçada yer alıyor: Bölünmüşlüğün azalması.
35 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
35. 33 - 35. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Günümüz insanı zihinsel bir gürültü çağında yaşıyor. Sosyal medya, haber akışları ve anlık bildirimler bir içerik sağanağı yaratarak zihnin derinleşme yetisini hedef alıyor. Her yeni bildirim, zihne hemen yanıt bekleyen bir soru gibi gelir. Oysa odaklanmak yalnızca bir işe dikkat kesilmek değil, aynı zamanda dışarıdan gelen öteki uyaranları bilinçli olarak geri çevirebilmektir . Romanını yazan bir yazarın, karmaşık bir denklemi çözen bir bilim insanının ya da zor bir metni çözümleyen bir öğrencinin ihtiyaç duyduğu şey kesintisiz bir zaman dilimidir. Ne var ki dijital dünya kesintisizliğe değil, dikkati dağıtmaya göre tasarlanmıştır. Bir bildirim sesi yalnız o an yapılan işi bölmekle kalmaz, zihnin o işe yeniden ısınması için gereken süreyi de baştan başlatır. Kimi araştırmalar, dikkati bir kez dağılan zihnin eski derinliğine dönmesinin yirmi dakikayı bulabildiğini gösteriyor. Bu bölünmüşlük, zamanla yalnız üretkenliği değil derin düşünme gücünü de köreltiyor. Gerçek bir zihinsel özgürlük, teknolojinin sunduğu sınırsız bilgiye erişimden değil, o bilginin üzerimizdeki etkisini sınırlayabilme iradesinden geçer.
Bu parçadaki altı çizili sözle odaklanmanın hangi yönü vurgulanmıştır?
✅ Doğru cevap: C
Dayanak: “öteki uyaranları bilinçli olarak geri çevirebilmek” = seçici davranmak.
Çeldiriciler
A) İlgi konusu söz konusu değil.
B) Parçada var ama altı çizili söz bunu anlatmıyor.
D) “tümüyle yalıtılma” abartılı.
E) Alışkanlıktan söz edilmiyor.
36 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
36. 36 - 38. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Yıldızların evrimine ilişkin modeller, yıldızların yaşlandıkça daha parlak hâle geldiğini söyler. Buna göre Güneş, yaklaşık 3,8 milyar yıl önce bugünkünden %30 kadar daha sönüktü. Bu kadar zayıf bir Güneş'in altında Dünya'nın buzlarla kaplı olması beklenirdi; oysa jeolojik kanıtlar o dönemde yeryüzünde sıvı hâlde bol su bulunduğunu gösteriyor. Bu çelişki, gökbilimde “sönük genç Güneş paradoksu” adıyla bilinir. Bilim insanları bu çelişkiyi uzun süre, atmosferdeki karbondioksidin bugünkünden kat kat fazla olmasıyla açıkladılar: Güçlü bir sera etkisi, sönük Güneş'in eksik bıraktığı ısıyı tamamlamış olmalıydı. Ancak bu yüksek yoğunluğu doğrulayan kesin bir kanıt bulunamadı. 2010'da Nature dergisinde yayımlanan bir çalışmada Minik Rosing ve arkadaşları, Grönland'daki 3,8 milyar yıllık deniz tortullarını incelediler. Bu tortullarda manyetit ve siderit adlı iki demir minerali bir arada bulunuyordu. Mineraller, oluştukları suyun kimyasal koşullarının bir tür kaydını tutar. Suda çözünen karbondioksit çok fazla olsaydı manyetit yerine siderit oluşurdu; bu nedenle karbondioksit, bugünkünün ancak birkaç katı olabilirdi. Bu miktar ise okyanusları sıvı tutmaya yetmez. Ekip başka bir açıklama önerdi: O dönemde kıtalar daha küçüktü ve güneş ışığını yansıtmak yerine soğuran okyanuslar daha geniş bir alan kaplıyordu. Üstelik bulut oluşumunu kolaylaştıran ve canlılardan kaynaklanan parçacıklar azdı; ince bulutlar daha çok ışığın yeryüzüne ulaşmasına izin veriyordu. Kimi araştırmacıların itirazlarıyla karşılaşan çalışma tartışmayı bitirmedi ama soruya yeni bir yön verdi.
Bu parçada söz edilen araştırmayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
✅ Doğru cevap: B
Dayanak: Yaygın açıklama yüksek karbondioksit varsayımına dayanıyordu; araştırma minerallerden bu varsayımı sınayıp yetersiz buldu (sentez).
Çeldiriciler
A) Parlaklık modellerden gelir, araştırma bunu hesaplamıyor.
C) “Çalışma tartışmayı bitirmedi”.
D) Bulgular demir minerallerinden geliyor; canlılar yalnız açıklamada geçiyor.
E) Miktarın yetersiz olduğu söyleniyor, sera etkisi yadsınmıyor.
37 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
37. 36 - 38. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Yıldızların evrimine ilişkin modeller, yıldızların yaşlandıkça daha parlak hâle geldiğini söyler. Buna göre Güneş, yaklaşık 3,8 milyar yıl önce bugünkünden %30 kadar daha sönüktü. Bu kadar zayıf bir Güneş'in altında Dünya'nın buzlarla kaplı olması beklenirdi; oysa jeolojik kanıtlar o dönemde yeryüzünde sıvı hâlde bol su bulunduğunu gösteriyor. Bu çelişki, gökbilimde “sönük genç Güneş paradoksu” adıyla bilinir. Bilim insanları bu çelişkiyi uzun süre, atmosferdeki karbondioksidin bugünkünden kat kat fazla olmasıyla açıkladılar: Güçlü bir sera etkisi, sönük Güneş'in eksik bıraktığı ısıyı tamamlamış olmalıydı. Ancak bu yüksek yoğunluğu doğrulayan kesin bir kanıt bulunamadı. 2010'da Nature dergisinde yayımlanan bir çalışmada Minik Rosing ve arkadaşları, Grönland'daki 3,8 milyar yıllık deniz tortullarını incelediler. Bu tortullarda manyetit ve siderit adlı iki demir minerali bir arada bulunuyordu. Mineraller, oluştukları suyun kimyasal koşullarının bir tür kaydını tutar. Suda çözünen karbondioksit çok fazla olsaydı manyetit yerine siderit oluşurdu; bu nedenle karbondioksit, bugünkünün ancak birkaç katı olabilirdi. Bu miktar ise okyanusları sıvı tutmaya yetmez. Ekip başka bir açıklama önerdi: O dönemde kıtalar daha küçüktü ve güneş ışığını yansıtmak yerine soğuran okyanuslar daha geniş bir alan kaplıyordu. Üstelik bulut oluşumunu kolaylaştıran ve canlılardan kaynaklanan parçacıklar azdı; ince bulutlar daha çok ışığın yeryüzüne ulaşmasına izin veriyordu. Kimi araştırmacıların itirazlarıyla karşılaşan çalışma tartışmayı bitirmedi ama soruya yeni bir yön verdi.
Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz ?
✅ Doğru cevap: E
Dayanak: Parçada bulutların azlığı canlılardan kaynaklanan parçacıkların azlığına bağlanıyor; E bunu karbondioksite bağlayarak nedeni kaydırıyor.
Çeldiriciler
A) Parçada yer alıyor: Siderit-manyetit ilişkisi.
B) Parçada yer alıyor: Küçük kıtalar, geniş okyanuslar.
C) Parçada yer alıyor: Yüksek CO₂ açıklaması kesin kanıt olmadan uzun süre kabul gördü.
D) Parçada yer alıyor: Canlılardan kaynaklanan parçacıklar bulut oluşumunu etkiler.
38 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
38. 36 - 38. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Yıldızların evrimine ilişkin modeller, yıldızların yaşlandıkça daha parlak hâle geldiğini söyler. Buna göre Güneş, yaklaşık 3,8 milyar yıl önce bugünkünden %30 kadar daha sönüktü. Bu kadar zayıf bir Güneş'in altında Dünya'nın buzlarla kaplı olması beklenirdi; oysa jeolojik kanıtlar o dönemde yeryüzünde sıvı hâlde bol su bulunduğunu gösteriyor. Bu çelişki, gökbilimde “sönük genç Güneş paradoksu” adıyla bilinir. Bilim insanları bu çelişkiyi uzun süre, atmosferdeki karbondioksidin bugünkünden kat kat fazla olmasıyla açıkladılar: Güçlü bir sera etkisi, sönük Güneş'in eksik bıraktığı ısıyı tamamlamış olmalıydı. Ancak bu yüksek yoğunluğu doğrulayan kesin bir kanıt bulunamadı. 2010'da Nature dergisinde yayımlanan bir çalışmada Minik Rosing ve arkadaşları, Grönland'daki 3,8 milyar yıllık deniz tortullarını incelediler. Bu tortullarda manyetit ve siderit adlı iki demir minerali bir arada bulunuyordu. Mineraller, oluştukları suyun kimyasal koşullarının bir tür kaydını tutar. Suda çözünen karbondioksit çok fazla olsaydı manyetit yerine siderit oluşurdu; bu nedenle karbondioksit, bugünkünün ancak birkaç katı olabilirdi. Bu miktar ise okyanusları sıvı tutmaya yetmez. Ekip başka bir açıklama önerdi: O dönemde kıtalar daha küçüktü ve güneş ışığını yansıtmak yerine soğuran okyanuslar daha geniş bir alan kaplıyordu. Üstelik bulut oluşumunu kolaylaştıran ve canlılardan kaynaklanan parçacıklar azdı; ince bulutlar daha çok ışığın yeryüzüne ulaşmasına izin veriyordu. Kimi araştırmacıların itirazlarıyla karşılaşan çalışma tartışmayı bitirmedi ama soruya yeni bir yön verdi.
Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi, araştırma ekibinin önerdiği açıklamaya uygun bir örnektir?
✅ Doğru cevap: D
Dayanak: Ekibin açıklaması ışığı yansıtan yüzeyin azalıp soğuran yüzeyin artmasıdır; koyu yüzeyin daha çok ısınması aynı ilkeye örnektir.
Çeldiriciler
A) Sera etkisi ekibin yetersiz bulduğu açıklamadır.
B) Parçada var ama ekibin açıklaması değil.
C) Çözünen gaz mineral oluşumuyla ilgilidir.
E) Karbondioksit açıklamasına döner.
39 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
39. 39 - 42. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Virginia Woolf'un 1928'de yayımlanan Orlando'sunun kahramanı, Kraliçe'nin gözdesi olduğu yıllarda kırmızı pantolonu, dantel yakası ve iri rozetli ayakkabılarıyla saray çevresinde dolaşır. Öte yandan boynundaki yıldızı ve dizindeki nişanı gizleyerek yoksul halkın arasına karışır, onlarla eğlenmekten de hoşlanır. Başlangıçtaki bu masum kılık değiştirme, romanın temposu arttıkça bütünüyle farklı yaşam biçimlerine dönüşecektir. Çünkü Orlando'nun zevkleri geniştir; Woolf'un deyişiyle yalnız bahçe çiçeklerine düşkün değildir, kır çiçekleri, hatta yabani otlar bile onu büyüler. Taşradaki malikânesinde yaşayan Orlando, günün birinde İstanbul'a elçi olarak gönderilir. İngiltere'ye hiç benzemeyen bu kenti sevmesine kendisi de şaşırır. Sokakların keskin kokularını içine çeker, sokak köpeklerini evindeki tazılardan bile çok sever, yalnız çobanların çıktığı dağlarda tek başına yürümeyi düşler. Elçiliği sırasında uzun bir uykudan kadın olarak uyanır ve bir süre Bursa dolaylarında çingenelerle yaşar. Roman, kahramanını Elizabeth döneminden yazıldığı yıllara dek, yaklaşık üç yüz yıl boyunca izler; üstelik bu üç yüz yılda kahraman yalnızca otuz altı yaşına gelir. Woolf'un yakın dostu Vita Sackville-West'ten esinlendiği bilinen roman, bir yaşamöyküsü gibi kurulmuş olsa da kurmacanın sınırlarını sürekli zorlar. Woolf, kahramanının kılıktan kılığa, hayattan hayata bu geçişlerini öylesine ustalıkla kurar ki okur, tek bir insanın serüvenlerini değil, art arda yaşanan birçok hayatı izlediğini düşünür: Bir yanda İngiliz soylusu, öbür yanda İstanbul'daki elçi, çingenelerin arasında yaşayan bir gezgin ve bir hanımefendi...
Bu parçada Orlando'nun ön plana çıkarılan özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
✅ Doğru cevap: A
Dayanak: Kılık değiştirmeler, İstanbul'daki yaşam, çingeneler, “birçok hayat”: değişen yaşamlara uyum (sentez).
Çeldiriciler
B) Halkın arasına karışır, çingenelerle yaşar.
C) Halkla eğlenir; “her koşulda” abartılı.
D) İstanbul'u sever.
E) Yalnız ilk cümledeki ayrıntı.
40 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
40. 39 - 42. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Virginia Woolf'un 1928'de yayımlanan Orlando'sunun kahramanı, Kraliçe'nin gözdesi olduğu yıllarda kırmızı pantolonu, dantel yakası ve iri rozetli ayakkabılarıyla saray çevresinde dolaşır. Öte yandan boynundaki yıldızı ve dizindeki nişanı gizleyerek yoksul halkın arasına karışır, onlarla eğlenmekten de hoşlanır. Başlangıçtaki bu masum kılık değiştirme, romanın temposu arttıkça bütünüyle farklı yaşam biçimlerine dönüşecektir. Çünkü Orlando'nun zevkleri geniştir; Woolf'un deyişiyle yalnız bahçe çiçeklerine düşkün değildir, kır çiçekleri, hatta yabani otlar bile onu büyüler. Taşradaki malikânesinde yaşayan Orlando, günün birinde İstanbul'a elçi olarak gönderilir. İngiltere'ye hiç benzemeyen bu kenti sevmesine kendisi de şaşırır. Sokakların keskin kokularını içine çeker, sokak köpeklerini evindeki tazılardan bile çok sever, yalnız çobanların çıktığı dağlarda tek başına yürümeyi düşler. Elçiliği sırasında uzun bir uykudan kadın olarak uyanır ve bir süre Bursa dolaylarında çingenelerle yaşar. Roman, kahramanını Elizabeth döneminden yazıldığı yıllara dek, yaklaşık üç yüz yıl boyunca izler; üstelik bu üç yüz yılda kahraman yalnızca otuz altı yaşına gelir. Woolf'un yakın dostu Vita Sackville-West'ten esinlendiği bilinen roman, bir yaşamöyküsü gibi kurulmuş olsa da kurmacanın sınırlarını sürekli zorlar. Woolf, kahramanının kılıktan kılığa, hayattan hayata bu geçişlerini öylesine ustalıkla kurar ki okur, tek bir insanın serüvenlerini değil, art arda yaşanan birçok hayatı izlediğini düşünür: Bir yanda İngiliz soylusu, öbür yanda İstanbul'daki elçi, çingenelerin arasında yaşayan bir gezgin ve bir hanımefendi...
Bu parçaya göre Orlando ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez ?
✅ Doğru cevap: C
Dayanak: Parçada geniş zevkler farklı yaşamların nedenidir (“Çünkü Orlando'nun zevkleri geniştir”); C neden-sonucu ters çeviriyor.
Çeldiriciler
A) Parçada yer alıyor: Yoksul halkla eğlenir.
B) Parçada yer alıyor: Yıldızı ve nişanı gizler.
D) Parçada yer alıyor: Kır çiçekleri, yabani otlar.
E) Parçada yer alıyor: Soylu, elçi, gezgin, hanımefendi.
41 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
41. 39 - 42. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Virginia Woolf'un 1928'de yayımlanan Orlando'sunun kahramanı, Kraliçe'nin gözdesi olduğu yıllarda kırmızı pantolonu, dantel yakası ve iri rozetli ayakkabılarıyla saray çevresinde dolaşır. Öte yandan boynundaki yıldızı ve dizindeki nişanı gizleyerek yoksul halkın arasına karışır, onlarla eğlenmekten de hoşlanır. Başlangıçtaki bu masum kılık değiştirme, romanın temposu arttıkça bütünüyle farklı yaşam biçimlerine dönüşecektir. Çünkü Orlando'nun zevkleri geniştir; Woolf'un deyişiyle yalnız bahçe çiçeklerine düşkün değildir, kır çiçekleri, hatta yabani otlar bile onu büyüler. Taşradaki malikânesinde yaşayan Orlando, günün birinde İstanbul'a elçi olarak gönderilir. İngiltere'ye hiç benzemeyen bu kenti sevmesine kendisi de şaşırır. Sokakların keskin kokularını içine çeker, sokak köpeklerini evindeki tazılardan bile çok sever, yalnız çobanların çıktığı dağlarda tek başına yürümeyi düşler. Elçiliği sırasında uzun bir uykudan kadın olarak uyanır ve bir süre Bursa dolaylarında çingenelerle yaşar. Roman, kahramanını Elizabeth döneminden yazıldığı yıllara dek, yaklaşık üç yüz yıl boyunca izler; üstelik bu üç yüz yılda kahraman yalnızca otuz altı yaşına gelir. Woolf'un yakın dostu Vita Sackville-West'ten esinlendiği bilinen roman, bir yaşamöyküsü gibi kurulmuş olsa da kurmacanın sınırlarını sürekli zorlar. Woolf, kahramanının kılıktan kılığa, hayattan hayata bu geçişlerini öylesine ustalıkla kurar ki okur, tek bir insanın serüvenlerini değil, art arda yaşanan birçok hayatı izlediğini düşünür: Bir yanda İngiliz soylusu, öbür yanda İstanbul'daki elçi, çingenelerin arasında yaşayan bir gezgin ve bir hanımefendi...
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada anlatılanları destekler nitelikte değildir ?
✅ Doğru cevap: B
Dayanak: Parça okurun “tek bir insanın serüvenlerini değil, ... birçok hayatı” izlediğini söylüyor.
Çeldiriciler
A) Parçada yer alıyor: Saray, halk, elçilik, çingeneler.
C) Parçada yer alıyor: “Başlangıçtaki bu masum kılık değiştirme ... farklı yaşam biçimlerine dönüşecektir”.
D) Parçada yer alıyor: “romanın temposu arttıkça”.
E) Parçada yer alıyor: Kır çiçekleri, dağlarda tek başına yürüme.
42 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
42. 39 - 42. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Virginia Woolf'un 1928'de yayımlanan Orlando'sunun kahramanı, Kraliçe'nin gözdesi olduğu yıllarda kırmızı pantolonu, dantel yakası ve iri rozetli ayakkabılarıyla saray çevresinde dolaşır. Öte yandan boynundaki yıldızı ve dizindeki nişanı gizleyerek yoksul halkın arasına karışır, onlarla eğlenmekten de hoşlanır. Başlangıçtaki bu masum kılık değiştirme, romanın temposu arttıkça bütünüyle farklı yaşam biçimlerine dönüşecektir. Çünkü Orlando'nun zevkleri geniştir; Woolf'un deyişiyle yalnız bahçe çiçeklerine düşkün değildir, kır çiçekleri, hatta yabani otlar bile onu büyüler. Taşradaki malikânesinde yaşayan Orlando, günün birinde İstanbul'a elçi olarak gönderilir. İngiltere'ye hiç benzemeyen bu kenti sevmesine kendisi de şaşırır. Sokakların keskin kokularını içine çeker, sokak köpeklerini evindeki tazılardan bile çok sever, yalnız çobanların çıktığı dağlarda tek başına yürümeyi düşler. Elçiliği sırasında uzun bir uykudan kadın olarak uyanır ve bir süre Bursa dolaylarında çingenelerle yaşar. Roman, kahramanını Elizabeth döneminden yazıldığı yıllara dek, yaklaşık üç yüz yıl boyunca izler; üstelik bu üç yüz yılda kahraman yalnızca otuz altı yaşına gelir. Woolf'un yakın dostu Vita Sackville-West'ten esinlendiği bilinen roman, bir yaşamöyküsü gibi kurulmuş olsa da kurmacanın sınırlarını sürekli zorlar. Woolf, kahramanının kılıktan kılığa, hayattan hayata bu geçişlerini öylesine ustalıkla kurar ki okur, tek bir insanın serüvenlerini değil, art arda yaşanan birçok hayatı izlediğini düşünür: Bir yanda İngiliz soylusu, öbür yanda İstanbul'daki elçi, çingenelerin arasında yaşayan bir gezgin ve bir hanımefendi...
Bu parçada Orlando ile ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmiştir?
✅ Doğru cevap: A
Dayanak: “İstanbul'a elçi olarak gönderilir”.
Çeldiriciler
B) Parçada yok.
C) Parçada yok.
D) Parçada yok.
E) Parçada yok.
43 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
43. 43 - 46. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.
Bir halk eğitim merkezinde açılan resim, seramik, gitar ve satranç kurslarına Ayla, Burak, Cansu, Deniz ve Emre adlı beş kişi kaydolmuştur. Her kişi yalnız bir kursa kaydolmuş, her kursa da en az bir kişi kaydolmuştur. Kayıtlar dönem başında tamamlanmış, dönem içinde hiç kimse kurs değiştirmemiştir. Bu kişilerin kaydoldukları kurslarla ilgili bilinenler şunlardır:
Burak ile Cansu aynı kursa kaydolmuştur.
Ayla gitar kursuna kaydolmamıştır.
Cansu resim kursuna kaydolmamıştır.
Deniz, resim ya da seramik kursuna kaydolmuştur.
Emre, gitar ya da seramik kursuna kaydolmuştur.
Buna göre, I. Ayla – seramik II. Burak – resim III. Emre – gitar eşleştirmelerinden hangileri doğru olabilir?
✅ Doğru cevap: D
Çözüm: Koşullara uyan 4 olası dağılım vardır. Ayla–seramik ve Emre–gitar olabilir (Ayla seramik, Burak-Cansu satranç, Deniz resim, Emre gitar). Burak resme kaydolamaz: Cansu ile aynı kursta ve Cansu resimde değil.
44 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
44. 43 - 46. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.
Bir halk eğitim merkezinde açılan resim, seramik, gitar ve satranç kurslarına Ayla, Burak, Cansu, Deniz ve Emre adlı beş kişi kaydolmuştur. Her kişi yalnız bir kursa kaydolmuş, her kursa da en az bir kişi kaydolmuştur. Kayıtlar dönem başında tamamlanmış, dönem içinde hiç kimse kurs değiştirmemiştir. Bu kişilerin kaydoldukları kurslarla ilgili bilinenler şunlardır:
Burak ile Cansu aynı kursa kaydolmuştur.
Ayla gitar kursuna kaydolmamıştır.
Cansu resim kursuna kaydolmamıştır.
Deniz, resim ya da seramik kursuna kaydolmuştur.
Emre, gitar ya da seramik kursuna kaydolmuştur.
Aşağıdakilerden hangisi kesin olarak doğrudur?
✅ Doğru cevap: A
Çözüm: Burak, Cansu ve Emre resme kaydolamaz; dört dağılımın hepsinde resim kursundaki kişi Ayla ya da Deniz'dir.
45 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
45. 43 - 46. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.
Bir halk eğitim merkezinde açılan resim, seramik, gitar ve satranç kurslarına Ayla, Burak, Cansu, Deniz ve Emre adlı beş kişi kaydolmuştur. Her kişi yalnız bir kursa kaydolmuş, her kursa da en az bir kişi kaydolmuştur. Kayıtlar dönem başında tamamlanmış, dönem içinde hiç kimse kurs değiştirmemiştir. Bu kişilerin kaydoldukları kurslarla ilgili bilinenler şunlardır:
Burak ile Cansu aynı kursa kaydolmuştur.
Ayla gitar kursuna kaydolmamıştır.
Cansu resim kursuna kaydolmamıştır.
Deniz, resim ya da seramik kursuna kaydolmuştur.
Emre, gitar ya da seramik kursuna kaydolmuştur.
Aşağıdakilerden hangisi kesin olarak yanlıştır ?
✅ Doğru cevap: C
Çözüm: Beş kişi dört kursa dağıldığı için yalnız bir kursta iki kişi vardır ve bu Burak ile Cansu'dur; Ayla ile Emre aynı kursta olamaz.
46 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
46. 43 - 46. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.
Bir halk eğitim merkezinde açılan resim, seramik, gitar ve satranç kurslarına Ayla, Burak, Cansu, Deniz ve Emre adlı beş kişi kaydolmuştur. Her kişi yalnız bir kursa kaydolmuş, her kursa da en az bir kişi kaydolmuştur. Kayıtlar dönem başında tamamlanmış, dönem içinde hiç kimse kurs değiştirmemiştir. Bu kişilerin kaydoldukları kurslarla ilgili bilinenler şunlardır:
Burak ile Cansu aynı kursa kaydolmuştur.
Ayla gitar kursuna kaydolmamıştır.
Cansu resim kursuna kaydolmamıştır.
Deniz, resim ya da seramik kursuna kaydolmuştur.
Emre, gitar ya da seramik kursuna kaydolmuştur.
Ayla'nın satranç kursuna kaydolduğu biliniyorsa aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
✅ Doğru cevap: E
Çözüm: Ayla satrançtaysa iki dağılım kalır; ikisinde de Deniz resimdedir.
47 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
47. 47 - 50. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.
Bir kitapçının vitrinindeki rafa anı, deneme, gezi, öykü, roman ve şiir türünde birer kitap yan yana dizilmiştir. Raftaki yerler soldan sağa doğru 1'den 6'ya kadar numaralanmıştır ve her yerde bir kitap bulunmaktadır. Kitapların hepsi aynı yayınevinden çıkmıştır ve her türden yalnız bir kitap vardır. Kitapların dizilişiyle ilgili bilinenler şunlardır:
Roman, şiirin hemen solundadır.
Deneme ya 1. ya da 6. sıradadır.
Gezi ile öykü arasında tam olarak iki kitap vardır.
Anı, romanın solunda bir yerdedir.
Buna göre öykü kitabı, I. 3. II. 4. III. 1. sıralardan hangilerinde olabilir?
✅ Doğru cevap: A
Çözüm: Koşullara uyan 4 olası diziliş vardır; öykü 2., 3., 5. ya da 6. sırada olabilir. Yalnız 3. sıra seçeneklerde var.
49 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
49. 47 - 50. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.
Bir kitapçının vitrinindeki rafa anı, deneme, gezi, öykü, roman ve şiir türünde birer kitap yan yana dizilmiştir. Raftaki yerler soldan sağa doğru 1'den 6'ya kadar numaralanmıştır ve her yerde bir kitap bulunmaktadır. Kitapların hepsi aynı yayınevinden çıkmıştır ve her türden yalnız bir kitap vardır. Kitapların dizilişiyle ilgili bilinenler şunlardır:
Roman, şiirin hemen solundadır.
Deneme ya 1. ya da 6. sıradadır.
Gezi ile öykü arasında tam olarak iki kitap vardır.
Anı, romanın solunda bir yerdedir.
Kitapların dizilişinin tam olarak belirlenebilmesi için aşağıdakilerden hangisinin bilinmesi yeterlidir?
✅ Doğru cevap: C
Çözüm: Gezi 5. sıradaysa tek diziliş kalır: anı, öykü, roman, şiir, gezi, deneme. Öbür bilgilerin her biri iki dizilişe izin verir.
50 / 50
Etiketler:
📥 Havuz · 6 Kasım 2026, 🎓 ALES Sözel Deneme Paketi
50. 47 - 50. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.
Bir kitapçının vitrinindeki rafa anı, deneme, gezi, öykü, roman ve şiir türünde birer kitap yan yana dizilmiştir. Raftaki yerler soldan sağa doğru 1'den 6'ya kadar numaralanmıştır ve her yerde bir kitap bulunmaktadır. Kitapların hepsi aynı yayınevinden çıkmıştır ve her türden yalnız bir kitap vardır. Kitapların dizilişiyle ilgili bilinenler şunlardır:
Roman, şiirin hemen solundadır.
Deneme ya 1. ya da 6. sıradadır.
Gezi ile öykü arasında tam olarak iki kitap vardır.
Anı, romanın solunda bir yerdedir.
Gezinin öykünün solunda olduğu biliniyorsa aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
✅ Doğru cevap: C
Çözüm: İki diziliş kalır (anı, gezi, roman, şiir, öykü, deneme / deneme, anı, gezi, roman, şiir, öykü); ikisinde de roman gezinin sağındadır (hemen sağında).
Bu testi çözenlerin ortalaması 0%
Testi yeniden başlat
PDF indir
🧭 Bu sorular hangi beceriyi ölçüyor? Paragraf soruların Maarif Modeli becerilerine göre etiketlendi. Beceri Merkezi'nde hangi becerinin güçlü, hangisinin gelişmeye açık olduğunu gör.Beceri Merkezi →