İŞ PİYASASINDA YAPAY ZEKÂ
ÖSYM Tarzı Makaleler – Yazılar 80
Yapay zekâyla beraber gelen yeniliklerin insanların basit bir şekilde uyum sağlayabileceği yenilikler olmadığı aşikârdır. Seri üretim ve fabrikalaşmada olduğu şekilde insanları yeni olan bir iş kolu oluşturarak yapay zekâ yeniliklerinde iş sahibi yapabilmek basit olmayacaktır. Bir işverenin kar etmek için kullanacağı araçlardan en önemlisi ucuz iş gücüdür. Eğer yapay zekâyla çalışan makineler daha az maliyetli ve işe yeterliyse iş sahibi, fiziksel iş gücü yerine yapay zekâyı seçecektir. Yapay zekânın yaratacak olduğu iş alanları adına çalışacak insanların görevleri de yapay zekâ nedeniyle işlerini kaybedecek olan bireyler ile aynı olmayacaktır
Tegmark, Yaşam 3.0 kitabında dönemimizdeki durumu anlatmak için iki atın, arabanın keşfedilmesinden önceki konuşmalarını örnek olay olarak göstermektedir. İki at aralarında sabanın ve tekerleğin bulunmasının kendi iş imkânlarını yok etmediğini, tam tersine arttırdığını ve böylelikle içten yanmalı motorun da onlar üzerinde etkili olmayacağını tartışmaktadır. Fakat ABD’de 1915 senesinde 26 milyon at bulunurken bu sayı 1960 senesinde 3 milyona düşmüştür. Yani temelde mekanik kaslar atların yerine geçmiştir. Benzer durumun yaşanma olasılığını yapay zekâ adına da düşünmek mümkündür
Yapay zekânın iş yaşamındaki etkileri ve değişimleri kendi gelişimleriyle doğru orantılı olarak üstel bir biçimde gerçekleşecektir. Rouhiainen, Doktor K. F. Lee için “düşünmesi beş saniyeden kısa süren her iş robotlar tarafından yapılacaktır” olarak aktarmıştır. Bu söylem ise otomasyonu göstermektedir. Marx’ın söylemiyle, fabrikada devamlı olarak paketleme yapan makineleşmiş olan insana artık gerek duyulmayacaktır.
2021 OECD “Yapay Zekâ ve İş Raporu” incelendiği zaman yapay zekâya maruz kalan sektörler olarak rutin ve beceri gerektirmeyen işler öne çıkmaktadır. Robotlar fiziksel işlerde bulunarak rutin işlerde görevli olan personellerin yerine geçebilmektedir. Fakat 2010 senelerine gelindiği zaman yapay zekâ mantıksal olan işlerde daha fazla öne çıkmaya başlamıştır. Bu işler ise bilgi toplamayı, bilgi işlemeyi ve hafızayı gerektiren işlerdir. Böylelikle 2010 senesinden sonra yapay zekâ yalnızca beceri gerektirmeyen işler yerine mantıksal olan işleri de yapabilir hale gelmiştir.
2010 ve 2015 seneleri arasında yapay zekâ en fazla gelişimi bilgi düzenleme, algı hızı ve hafıza gibi alanlarda ortaya koymuştur. Bu gelişmelerin neticesinde beyaz yaka şeklinde kabul edilen ve eğitim seviyesinin farklı işlere oranla yüksek olmasını gerekli kılan işlerde de yapay zekâ kullanılmaya başlamıştır. 2010 ve 2015 seneleri arasında yapay zekâya en fazla maruz kalan sektörlerin içinde mühendislik, hukuk ve yöneticilik gibi meslekler öne çıkmaktadır. Yapay zekâya maruz kalmak, bu iş alanlarının yok olacağı anlamına gelmemektedir, fakat onlar yapay zekâyı ve beraberinde getirmiş olduklarını kullanabildikleri müddetçe işlerini sürdürebilecekleri anlamına gelebilmektedir. Herhangi bir meslekte dijitalleşme artış gösterdikçe ve çalışanlar da bu artışa ayak uydurabildiği sürece yapay zekânın çalışanlara ve iş alanına yönelik olumlu etkisi ortaya çıkmaktadır
Tarımda ise dronlar sayesinde zarar gören bitkiler bulunmakta, ürün ve arazi analizi yapılmaktadır. Buna ek olarak sürücüsüz traktörlerle toprağın nem düzeyi ve oranı ile ilgili bilgi alınmaktadır. Dönemimizde bu süreçler yeni başladığından insanların katılımı zorunlu olsa da amaç bu sürecin insansız bir şekilde işlemesi ve böylelikle işgücü ve yakıt maliyetinde düşüş elde edilmesidir. Buna ek olarak dönemimizde dikey tarımda da aynı şekilde yapay zekâ sayesinde bitkilerin büyümesi bilgisayarlar sayesinde takip edilmektedir. Burada gerek duyulan personel sayısı ise tarlalara oranla daha azdır. Dönemimizde dünya çapında kuraklık ve ısınma nedeniyle suyun önemi daha fazladır. Tarım alanında kullanılan toprağın ve suyun yapay zekâyla denetlenmesi özellikle suyun daha işlevsel bir duruma getirilmesi ile muhtemel bir gıda kıtlığı halini engellemek amaçlanmaktadır. Fakat bugünkü çiftçiler bu durumda işlerini kaybetme riskiyle karşılaşmaktadır
Ulaşım alanında yer alan sürücüsüz otomobiller esasında robottur. Bahsi geçen robotların kameralar ve sensörler sayesinde çevresini algılayarak yol alması ve eşzamanlı olarak karar vermesi gerekmektedir. 2015 senesinde araba kazaları 1,2 milyon kişinin ölümüne neden olurken gemi, tren ve uçak kazaları daha az kişinin ölümüne neden olmuştur
ABD’de insansız tırlar üstüne çalışma yapılmaktadır ve böylelikle tır sürücülerinin üstlerindeki yükün azaltılması amaçlanmaktadır. Taşımacılıkta seferler oldukça uzun yollarda ve belirli bir saat aralığında gerçekleştirilmelidir. Sürücüler tırlarda yemek yiyip uykuları geldiklerinde park yerlerinde uyumaktadır. 32 senedir bu işin içerisinde olan bir sürücü, sürücüsüz tırların onu işsiz bırakmasındansa, yapmayı istemediği bir işi yapmak isteyeceğini belirtmiştir. Nitekim düşük ücretlere oldukça yüksek emek veren tır sürücüleri açısından görülürse, sürücüsüz tırlar işsizliğe neden olacaktır. Ancak sürücüsüz tırların gelişim aşaması tır sürücülerine gerek duyulan bir süreçtir
Sürücüsüz araçlar adına geçerli olan kural ise herhangi bir kazayı önleme zorunluluğudur. İnsanların yaptığı dikkatsizlikler, anlık olarak kazalara sebep olabilmektedir. Fakat sürücüsüz araçlarda kaza yapmamak bir koşul olarak ortaya çıkmaktadır. Buradaki sorunlardan birisi ise bu araçların teknik olarak hala gelişime gerek duyması ve karşısındaki araçları kullananların bir insan olmasıdır. Bu noktada sürücüsüz araçlardan beklenen insanların yapabileceği hataları ve dikkatsizlikleri tahmin etmesidir. Sürücüsüz araçlar dönemimizde kullanılsa bile kaza yapmama koşulu daha bir ilke olarak gelişmemiştir. Örnek vermek gerekirse sürücüsüz bir araç otomatik sürücüdeyken karşıdaki aracın farlarını gökcismi olarak görmüş ve kazaya neden olmuştur ve dönemimize dek otomatik sürücü nedeniyle 19 kişi hayatını kaybetmiştir
Tesla’nın başında olan Musk otomatik sürücünün insan sürücülerden daha fazla güvenli olduğunu belirtmiştir. İstatistikler de otomatik sürücünün insanlara oranla %40 düzeyinde daha az kaza yaşadığını ortaya koymaktadır. Buradaki farklı bir sorun ise yaşanan bir kazada neyin veya kimin suçlanacağıdır. Veri paylaşımı olduğu sürece otomatik sürücü veya insan sürücü hatası tespit edilebilmektedir
Cruise adındaki şirket yalnızca sürücüsüz araçlar ile bireylerin ulaşımını sağlamayı amaçlamaktadır ve telefon uygulaması ile bunu yapmayı istemektedir. Görüldüğü gibi taksi sürücülerinin, toplu taşıma aracı kullanan sürücülerin ve de tır sürücülerinin yapay zekânın insanları daha iyi bir biçimde anlamaya başlaması ve üstel büyümesi neticesinde işsiz kalabilme olanağı bulunmaktadır. Tarımda olduğu gibi, ulaşımda da yapay zekânın kullanılması, karbon emisyonunu azaltması, trafiği rahatlatması ve böylelikle çevreye yararlı olması amaçlanmaktadır. Kaza sayılarının azalmasıyla insanların yaşamı kurtulacaktır. Fakat tır sürücülerinin kendisini sürücüsüz olarak çalışan tırlar ile dolu bir sektörde tekrardan konumlandırması son derece zor olacaktır. Bunun yanı sıra yapay zekâ, şirketlerde insan kaynaklarında işe alımlarda da kullanılmaktadır. İşe alımlar, çalışanların zaman harcadığı ve oldukça uzun süren bir süreçtir. Bunun yerine yapay zekâ programıyla aranan kişi ile alakalı özelliklerin verisi girilerek yapay zekânın uygun adayları sıralaması istenmekte ve böylece işe alım süreçlerinde vakitten tasarruf edilmektedir.
Kişi herhangi bir özgeçmiş paylaşmasa bile yapay zekâ sosyal medya platformları üstünden yapacağı araştırmalar ile uygun adayları sunmaktadır. İşe alım süreçlerine ek olarak yapay zekâ personellerin performans değerlendirmesi adına da kullanılmaktadır. Bu değerlendirme neticesinde yöneticiler personellere zam yapma veya kovma kararı alabilmektedir. Fakat değerlendirmeler içinde kişinin ne kadar para aldığı, performansı ve hangi okula gittiği gibi bilgiler mevcutken, kişinin soyut olan değerler ile ilgili bilgileri içermemektedir. Yapay zekâ işverenlere, bu personelin insan ilişkileri güçlü şeklindeki çıktılarla gitmemektedir. Bu sebeple işe alım süreçlerinde de performans değerlendirme süreçlerinde karar aşamasında insanların katılımı oldukça önemlidir
