📄 Paragraf Stratejileri Çalışma Kâğıdı: Yardımcı Düşünceyi Bulma
Paragraf stratejileri çalışma kâğıtları, her strateji için 20 özgün metinle hazırlanmıştır. Görevler Temelden Paragraf 1. Fasikül’ün Sıra Sende bölümündeki gibi açık uçludur. Kâğıdı PDF olarak indirip çalışın; sonra her metnin altındaki “Çözümü Aç” bölümünde örnek cevapları ve “Düşünelim” açıklamalarını görün.
⚠️ Önce ders notu: Kâğıda geçmeden önce Yardımcı Düşünceyi Bulma Stratejisi ders notunu okuyun.
- Strateji 11 · 4. basamak: Merkeze Ulaş
- Tema: Coğrafya, Doğa Harikaları ve Yolculuklar · 16 kısa metin ve 4 DUR maratonu
- Yönerge: Her metnin ana düşüncesini yazın; sonra onu destekleyen yardımcı düşünceleri tek tek sıralayın. Görevleri sırayla yapın: Önce paragrafı düşünce birimlerine bölüp ana düşünceyi bulun, sonra her yardımcı düşünceyi ana düşüncenin bir yönüne bağlayın. Son olarak kendi yazdığınız ifadeleri metinle eşleyip [V] [X] [?] kodlarıyla kodlayın.
- Maratonlar: DUR ve Destekleri Topla maratonu: Metni bölüm bölüm okuyun. Her durakta yazarın kullandığı bir destekleyici düşünceyi yazın; metin bitince son bölümün desteğini ekleyin ve ana düşünceye ulaşın.
- 📄 Çalışma kâğıdı: PDF’i buradan indirin (kapak, kılavuz, 20 metin, öz değerlendirme).
🎯 Cevabınızı nasıl karşılaştıracaksınız? Önce kendi cevabınızı yazın, sonra “Çözümü Aç” bölümüne bakın. Cevabınız örnekle aynı sözcükleri taşımak zorunda değildir; aynı anlamı taşıyorsa doğrudur. Açık uçlu görevlerde dört ölçüte bakın: Kapsam · Sadakat · Kanıt · Dil.
📖 Metin 01
İstanbul Boğazı, yüzeyden bakana tek yönlü bir su yolu gibi görünse de aslında birbirinin üzerinden ters yönlere akan iki ayrı denizi barındırır. Karadeniz’e dökülen büyük nehirler bu denizin suyunu bol ve görece az tuzlu kılar; hafif olan bu su, Boğaz’ın üst katmanında güneye, Marmara’ya doğru akar. Daha tuzlu ve bu yüzden daha ağır olan Akdeniz kökenli su ise derinlerde, üst akıntının altından kuzeye, Karadeniz’e doğru ilerler. Bu düzeni deneyle ilk kez gösterenlerden biri, 1679–1680’de İstanbul’da bulunan İtalyan bilgin Luigi Ferdinando Marsigli’dir. Marsigli, iki farklı tuzluluktaki suyu bir kapta bir araya getirerek ağır suyun alttan, hafif suyun üstten karşı yönlere aktığını göstermişti. Balıkçıların, ağlarının derinde ters yöne sürüklendiğini çok önceden bildikleri de aktarılır.
- Parçalara bölün: Paragraftaki her yargıyı bağımsız bir düşünce birimi olarak görün. Metnin ana düşüncesini yargı bildiren bir cümleyle yazın.
- Ana düşünceye bağlayın: Ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşünceleri metindeki sırasıyla tek tek yazın. Her birinin ana düşüncenin hangi yönünü (neden, nasıl, kim, ne zaman) açıkladığını not edin.
- Eşleyin ve kodlayın: Metinle eşleyerek üç ifade yazın ve kodlayın: metinde karşılığı olan bir yardımcı düşünce [V]; metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirdiğiniz bir ifade [?]; metinde hiç bahsedilmeyen ya da metinle çelişen bir ifade [X].
01. METİN — Çözümü Aç
Parçalara bölün: İstanbul Boğazı’nda biri üstte, biri altta olmak üzere ters yönlere akan iki ayrı su katmanı vardır. (Kabul: Metnin bütününü kapsayan, yargı bildiren her ana düşünce cümlesi kabul edilir; ana düşünce tektir.)
Ana düşünceye bağlayın: 1) Karadeniz’in az tuzlu ve hafif suyu üstte Marmara’ya doğru akar (ne, nereye: üst akıntı); 2) Akdeniz kökenli tuzlu ve ağır su altta Karadeniz’e doğru ilerler (ne, nereye: alt akıntı); 3) İki suyun tuzluluk ve ağırlık farkı bu düzeni yaratır (neden: akışın açıklaması); 4) Marsigli 1679–1680’de bu akışı deneyle göstermiştir; balıkçılar da alt akıntıyı biliyordu (kim, ne zaman: düzenin fark edilmesi). Bağlantı: Üst ve alt akıntıyı anlatan iki destek, ana düşüncedeki “iki ayrı denizi barındırır” yargısını açıklar; tuzluluk farkı neden sorusunu, Marsigli’nin deneyi ise bilginin nasıl elde edildiğini cevaplar. (Kabul: Sözcükler ve madde sayısı farklı olabilir; her madde metinde karşılığı olan ve ana düşüncenin bir yönünü açıklayan bir bilgi olmalıdır. Ana düşünceyi bildiren cümle yardımcı düşünce sayılmaz.)
Eşleyin ve kodlayın: [V] Boğaz’ın derinlerindeki su, yüzeydekinden daha tuzludur. · [?] Boğaz’daki iki katmanlı akışı ilk fark edenler İtalyan bilginlerdir. · [X] Boğaz’daki akıntılar gemi trafiğini her yıl daha tehlikeli hâle getirmektedir. (Kabul: Sizin ifadeleriniz farklı olabilir. [?] için metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirmeniz; [X] için metinde hiç geçmeyen ya da metinle çelişen bir yargı yazmanız yeterlidir.)
🧠 Düşünelim
- Ana düşünce ilk cümlede: “İstanbul Boğazı, yüzeyden bakana tek yönlü bir su yolu gibi görünse de aslında birbirinin üzerinden ters yönlere akan iki ayrı denizi barındırır.” Öbür cümleler bu iki akıntıyı, aralarındaki farkın nedenini ve düzenin nasıl fark edildiğini açıklar.
- [V] “Boğaz’ın derinlerindeki su, yüzeydekinden daha tuzludur.”: Metindeki “Daha tuzlu ve bu yüzden daha ağır olan Akdeniz kökenli su ise derinlerde” bilgisiyle eşleşir.
- [?] “Boğaz’daki iki katmanlı akışı ilk fark edenler İtalyan bilginlerdir.”: Metin Marsigli’yi akışı “deneyle ilk kez gösterenlerden biri” sayar ve balıkçıların bunu “çok önceden” bildiğini aktarır. İfade bilginin öznesini (balıkçılar → İtalyan bilginler) değiştirmiştir.
- [X] “Boğaz’daki akıntılar gemi trafiğini her yıl daha tehlikeli hâle getirmektedir.”: Metinde gemi trafiğinden ya da akıntının yarattığı tehlikeden hiç söz edilmez.
📖 Metin 02
Bazı coğrafi adlar, ait oldukları yeri aşıp bütün dünyada kullanılan birer terime dönüşür; Büyük Menderes bunun en bilinen örneklerindendir. Antik çağda Maiandros diye anılan bu nehir, Ege’ye dökülmeden önce geniş ovasında sayısız kıvrım çizerek akar. Kıvrımların sırrı, suyun bir dirsekte farklı hızlarla akmasıdır: Dış kıyıda hızlanan su toprağı oyar, iç kıyıda yavaşlayan su ise taşıdığı tortuyu bırakır. Böylece kıvrımlar zamanla büyür ve yer değiştirir. Antik yazarlar bu dolambaçlı akışı dikkat çekici bulmuş; nehrin adı, Yunancadan başlayarak birçok Avrupa diline, kıvrılarak akan her türlü akarsuyu anlatan bir sözcük olarak geçmiştir. Bugün İngilizcede de “meander” sözcüğü hem nehir kıvrımını hem de amaçsızca dolaşmayı anlatır.
- Parçalara bölün: Paragraftaki her yargıyı bağımsız bir düşünce birimi olarak görün. Metnin ana düşüncesini yargı bildiren bir cümleyle yazın.
- Ana düşünceye bağlayın: Ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşünceleri metindeki sırasıyla tek tek yazın. Her birinin ana düşüncenin hangi yönünü (neden, nasıl, kim, ne zaman) açıkladığını not edin.
- Eşleyin ve kodlayın: Metinle eşleyerek üç ifade yazın ve kodlayın: metinde karşılığı olan bir yardımcı düşünce [V]; metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirdiğiniz bir ifade [?]; metinde hiç bahsedilmeyen ya da metinle çelişen bir ifade [X].
02. METİN — Çözümü Aç
Parçalara bölün: Büyük Menderes, bir yer adının kıvrımlı akışı nedeniyle bütün dünyada kullanılan bir coğrafya terimine dönüşmesinin örneğidir. (Kabul: Metnin bütününü kapsayan, yargı bildiren her ana düşünce cümlesi kabul edilir; ana düşünce tektir.)
Ana düşünceye bağlayın: 1) Nehir, Ege’ye dökülmeden önce ovasında sayısız kıvrım çizer (ne: adın kaynağı olan özellik); 2) Dış kıyıda hızlanan su toprağı oyar, iç kıyıda yavaşlayan su tortu bırakır (nasıl: kıvrımların oluşumu); 3) Kıvrımlar zamanla büyür ve yer değiştirir (ne zaman: kıvrımların değişimi); 4) Nehrin adı Yunancadan başlayarak Avrupa dillerine terim olarak geçmiştir; İngilizcede “meander” olarak yaşar (nasıl: adın terime dönüşmesi). Bağlantı: Kıvrımların oluşumunu anlatan destekler adın neden bu nehre verildiğini, dillere geçiş ise ana düşüncedeki terime dönüşme yönünü açıklar. (Kabul: Sözcükler ve madde sayısı farklı olabilir; her madde metinde karşılığı olan ve ana düşüncenin bir yönünü açıklayan bir bilgi olmalıdır. Ana düşünceyi bildiren cümle yardımcı düşünce sayılmaz.)
Eşleyin ve kodlayın: [V] Kıvrımlarda dış kıyıdaki su, iç kıyıdakinden daha hızlı akar. · [?] Büyük Menderes’in kıvrımlarını yalnızca dış kıyıda oyulan toprak büyütür. · [X] Büyük Menderes ovası, Türkiye’nin en önemli pamuk üretim alanlarındandır. (Kabul: Sizin ifadeleriniz farklı olabilir. [?] için metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirmeniz; [X] için metinde hiç geçmeyen ya da metinle çelişen bir yargı yazmanız yeterlidir.)
🧠 Düşünelim
- Ana düşünce ilk cümlede: “Bazı coğrafi adlar, ait oldukları yeri aşıp bütün dünyada kullanılan birer terime dönüşür; Büyük Menderes bunun en bilinen örneklerindendir.” Sonraki cümleler nehrin kıvrımlarını ve adının dillere nasıl geçtiğini anlatarak bu yargıyı örnekler.
- [V] “Kıvrımlarda dış kıyıdaki su, iç kıyıdakinden daha hızlı akar.”: Metindeki “Dış kıyıda hızlanan su toprağı oyar, iç kıyıda yavaşlayan su ise taşıdığı tortuyu bırakır” bilgisiyle eşleşir.
- [?] “Büyük Menderes’in kıvrımlarını yalnızca dış kıyıda oyulan toprak büyütür.”: Metne göre dış kıyıda hızlanan su toprağı oyar, iç kıyıda yavaşlayan su da “taşıdığı tortuyu bırakır”; kıvrımlar bu iki süreçle “zamanla büyür ve yer değiştirir”. İfade iki nedenden yalnızca birini sayarak bilginin kapsamını daraltmıştır.
- [X] “Büyük Menderes ovası, Türkiye’nin en önemli pamuk üretim alanlarındandır.”: Metinde ovanın tarımına ya da ürünlerine hiç değinilmez; ifade doğru olsa da metinde karşılığı yoktur.
📖 Metin 03
Konya Kapalı Havzası’nda son yıllarda sayısı hızla artan obruklar, yerin altındaki suyun azalmasının yeryüzüne düşen en görünür işaretidir. Bölgenin tabanında, suyla zamanla eriyebilen kireç taşı ve jips katmanları bulunur. Yeraltı suyu bu kayaçlardaki boşlukları yüzyıllar boyunca doldurup üstteki toprağı taşıyan bir destek görevi görmüştür. Ne var ki kurak geçen yıllar ve tarım için açılan sayısız kuyu, su seviyesini hızla düşürmüştür. Destek ortadan kalkınca boşlukların tavanı çöker; tarlaların ortasında derinliği onlarca metreyi bulabilen çukurlar bir gecede açılabilir. Bu çöküşler yalnızca tarım arazisini değil, yolları ve yerleşimleri de tehdit eder. Uzmanlar, suyu daha az tüketen sulama yöntemleri yaygınlaşmadıkça obruk oluşumunun hızlanarak süreceği konusunda uyarıyor.
- Parçalara bölün: Paragraftaki her yargıyı bağımsız bir düşünce birimi olarak görün. Metnin ana düşüncesini yargı bildiren bir cümleyle yazın.
- Ana düşünceye bağlayın: Ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşünceleri metindeki sırasıyla tek tek yazın. Her birinin ana düşüncenin hangi yönünü (neden, nasıl, kim, ne zaman) açıkladığını not edin.
- Eşleyin ve kodlayın: Metinle eşleyerek üç ifade yazın ve kodlayın: metinde karşılığı olan bir yardımcı düşünce [V]; metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirdiğiniz bir ifade [?]; metinde hiç bahsedilmeyen ya da metinle çelişen bir ifade [X].
03. METİN — Çözümü Aç
Parçalara bölün: Konya Havzası’nda artan obruklar, yeraltı suyunun azalmasının yeryüzündeki en görünür sonucudur. (Kabul: Metnin bütününü kapsayan, yargı bildiren her ana düşünce cümlesi kabul edilir; ana düşünce tektir.)
Ana düşünceye bağlayın: 1) Bölgenin tabanında suyla eriyebilen kireç taşı ve jips katmanları vardır (neden: zeminin yapısı); 2) Yeraltı suyu kayaçlardaki boşlukları doldurup toprağı taşımıştır (nasıl: suyun destek görevi); 3) Kuraklık ve tarım kuyuları su seviyesini düşürmüştür (neden: suyun azalması); 4) Destek kalkınca tavan çöker ve derin çukurlar açılır; yollar ve yerleşimler de tehdit altındadır (sonuç: obrukların oluşması ve etkisi). Bağlantı: Zeminin yapısı ve suyun destek görevi nasıl, kuraklık ve kuyular neden sorusunu cevaplar; çöken tavanlar ise ana düşüncedeki “en görünür işaretidir” yargısını somutlaştırır. (Kabul: Sözcükler ve madde sayısı farklı olabilir; her madde metinde karşılığı olan ve ana düşüncenin bir yönünü açıklayan bir bilgi olmalıdır. Ana düşünceyi bildiren cümle yardımcı düşünce sayılmaz.)
Eşleyin ve kodlayın: [V] Tarım için açılan kuyular, yeraltı suyunun seviyesini düşürmüştür. · [?] Obruklar yalnızca tarım arazilerine zarar verir. · [X] Obruklar en çok depremlerden sonra ortaya çıkar. (Kabul: Sizin ifadeleriniz farklı olabilir. [?] için metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirmeniz; [X] için metinde hiç geçmeyen ya da metinle çelişen bir yargı yazmanız yeterlidir.)
🧠 Düşünelim
- Ana düşünce ilk cümlede: “Konya Kapalı Havzası’nda son yıllarda sayısı hızla artan obruklar, yerin altındaki suyun azalmasının yeryüzüne düşen en görünür işaretidir.” Öbür cümleler zeminin yapısını, suyun azalma nedenlerini ve çöküşlerin sonuçlarını sıralar.
- [V] “Tarım için açılan kuyular, yeraltı suyunun seviyesini düşürmüştür.”: Metindeki “tarım için açılan sayısız kuyu, su seviyesini hızla düşürmüştür” bilgisiyle eşleşir.
- [?] “Obruklar yalnızca tarım arazilerine zarar verir.”: Metin çöküşlerin “yalnızca tarım arazisini değil, yolları ve yerleşimleri de” tehdit ettiğini söyler. İfade bilginin kapsamını daraltmış, metindeki “yalnızca … değil” yapısını tersine çevirmiştir.
- [X] “Obruklar en çok depremlerden sonra ortaya çıkar.”: Metinde depremle bir ilişki kurulmaz; obrukların nedeni olarak yalnızca yeraltı suyunun azalması anlatılır.
📖 Metin 04
Galápagos Adaları, yalıtılmış bir coğrafyanın canlıları nasıl biçimlendirebildiğini gösteren doğal bir laboratuvar olarak bilim tarihinde özel bir yere sahiptir. Ekvador kıyılarından yaklaşık bin kilometre açıkta, okyanusun ortasında volkanik kökenli bu adalara canlılar ancak rüzgârla, akıntıyla ya da uçarak ulaşabilmiştir. Ulaşanlar her adanın farklı koşullarına zamanla uyum sağlamış, ana karadaki akrabalarından giderek ayrılmıştır. Charles Darwin 1835’te adaları ziyaret ettiğinde, adadan adaya değişen alaycı kuşları not etmiş, kaplumbağa kabuklarının da adaya göre değiştiğini öğrenmişti. Sonradan ispinozların gaga biçimlerinin, her adadaki besin türüne göre farklılaştığı anlaşıldı: Sert tohum kıranların gagası kalın, böcek yakalayanlarınki ince ve sivridir. Bu gözlemler, Darwin’in 1859’da yayımladığı Türlerin Kökeni’ne giden düşüncenin kaynakları arasında sayılır.
- Parçalara bölün: Paragraftaki her yargıyı bağımsız bir düşünce birimi olarak görün. Metnin ana düşüncesini yargı bildiren bir cümleyle yazın.
- Ana düşünceye bağlayın: Ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşünceleri metindeki sırasıyla tek tek yazın. Her birinin ana düşüncenin hangi yönünü (neden, nasıl, kim, ne zaman) açıkladığını not edin.
- Eşleyin ve kodlayın: Metinle eşleyerek üç ifade yazın ve kodlayın: metinde karşılığı olan bir yardımcı düşünce [V]; metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirdiğiniz bir ifade [?]; metinde hiç bahsedilmeyen ya da metinle çelişen bir ifade [X].
04. METİN — Çözümü Aç
Parçalara bölün: Galápagos, yalıtılmış bir coğrafyanın canlıları nasıl biçimlendirdiğini gösteren doğal bir laboratuvardır. (Kabul: Metnin bütününü kapsayan, yargı bildiren her ana düşünce cümlesi kabul edilir; ana düşünce tektir.)
Ana düşünceye bağlayın: 1) Okyanusun ortasındaki adalara canlılar ancak rüzgârla, akıntıyla ya da uçarak ulaşabilmiştir (neden: yalıtılmışlık); 2) Ulaşan canlılar her adanın koşullarına uyum sağlayıp ana karadaki akrabalarından ayrılmıştır (nasıl: biçimlenme süreci); 3) Darwin 1835’te adadan adaya değişen alaycı kuşları not etmiş, kaplumbağa kabuklarının da adaya göre değiştiğini öğrenmiştir (kim, ne zaman: farkın gözlenmesi); 4) İspinozların gagaları besin türüne göre farklılaşmıştır (örnek: biçimlenmenin kanıtı). Bağlantı: Yalıtılmışlık ve uyum destekleri ana düşüncedeki yalıtılmış coğrafyanın canlıları biçimlendirmesi yönünü açıklar; Darwin’in gözlemleri ve ispinoz gagaları ise adaların neden “doğal bir laboratuvar” sayıldığını somutlaştırır. (Kabul: Sözcükler ve madde sayısı farklı olabilir; her madde metinde karşılığı olan ve ana düşüncenin bir yönünü açıklayan bir bilgi olmalıdır. Ana düşünceyi bildiren cümle yardımcı düşünce sayılmaz.)
Eşleyin ve kodlayın: [V] Galápagos’taki ispinozların gaga biçimleri, beslendikleri besine göre farklılaşmıştır. · [?] Galápagos ispinozlarının gaga farkını ziyareti sırasında Darwin’in kendisi açıklamıştır. · [X] Galápagos dev kaplumbağaları yüz yılı aşkın yaşayabilir. (Kabul: Sizin ifadeleriniz farklı olabilir. [?] için metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirmeniz; [X] için metinde hiç geçmeyen ya da metinle çelişen bir yargı yazmanız yeterlidir.)
🧠 Düşünelim
- Ana düşünce ilk cümlede: “Galápagos Adaları, yalıtılmış bir coğrafyanın canlıları nasıl biçimlendirebildiğini gösteren doğal bir laboratuvar olarak bilim tarihinde özel bir yere sahiptir.” Öbür cümleler adaların yalıtılmışlığını, canlıların uyumunu ve bu farkın nasıl gözlendiğini anlatır.
- [V] “Galápagos’taki ispinozların gaga biçimleri, beslendikleri besine göre farklılaşmıştır.”: Metindeki “ispinozların gaga biçimlerinin, her adadaki besin türüne göre farklılaştığı anlaşıldı” bilgisiyle eşleşir.
- [?] “Galápagos ispinozlarının gaga farkını ziyareti sırasında Darwin’in kendisi açıklamıştır.”: Metin farkın “Sonradan” anlaşıldığını söyler; Darwin’in ziyaret sırasında yalnızca “alaycı kuşları not etmiş” olduğu anlatılır. İfade açıklamanın öznesini ve zamanını değiştirmiştir.
- [X] “Galápagos dev kaplumbağaları yüz yılı aşkın yaşayabilir.”: Metinde kaplumbağaların yalnızca kabuklarının adadan adaya değiştiği söylenir; ömürlerine hiç değinilmez.
📖 Metin 05
Alman doğa bilimci Alexander von Humboldt, 1802’de And Dağları’ndaki Chimborazo’ya tırmanırken bitki örtüsünü, sıcaklığı ve hava basıncını yükseklikle birlikte not etti. Eteklerdeki tropik ormanların yerini yukarıda ılıman bitkilerin, onların yerini de otlakların ve sonunda kalıcı karların aldığını gördü. Sonradan çizdiği ünlü kesit resminde, her bitkiyi yetiştiği yükseltiye yerleştirerek bu kuşakları tek bakışta görünür kıldı. Humboldt ayrıca dağdaki bu sıralanışın, Ekvator’dan kutuplara doğru gidildiğinde görülen değişime benzediğini fark etti; yükseklikle düşen sıcaklık, birkaç kilometrelik bir tırmanışı binlerce kilometrelik bir yolculuğa dönüştürüyordu. Bir dağın eteğinden zirvesine tırmanmak, kısa bir mesafede bütün bir iklim kuşağını geçmek gibidir; bu düşünceyi bilim diline ilk kez sistemli biçimde taşıyanlardan biri de Humboldt’tur.
- Parçalara bölün: Paragraftaki her yargıyı bağımsız bir düşünce birimi olarak görün. Metnin ana düşüncesini yargı bildiren bir cümleyle yazın.
- Ana düşünceye bağlayın: Ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşünceleri metindeki sırasıyla tek tek yazın. Her birinin ana düşüncenin hangi yönünü (neden, nasıl, kim, ne zaman) açıkladığını not edin.
- Eşleyin ve kodlayın: Metinle eşleyerek üç ifade yazın ve kodlayın: metinde karşılığı olan bir yardımcı düşünce [V]; metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirdiğiniz bir ifade [?]; metinde hiç bahsedilmeyen ya da metinle çelişen bir ifade [X].
05. METİN — Çözümü Aç
Parçalara bölün: Bir dağın eteğinden zirvesine çıkmak, kısa bir mesafede pek çok iklim kuşağını geçmek demektir; Humboldt bu düşünceyi sistemli biçimde ortaya koymuştur. (Kabul: Metnin bütününü kapsayan, yargı bildiren her ana düşünce cümlesi kabul edilir; ana düşünce tektir.)
Ana düşünceye bağlayın: 1) Humboldt 1802’de Chimborazo’da bitki örtüsünü, sıcaklığı ve basıncı yükseklikle birlikte kaydetti (kim, ne zaman: gözlemin yapılması); 2) Tropik ormanların yerini yukarıda ılıman bitkiler, otlaklar ve karlar alır (ne: kuşakların sıralanışı); 3) Humboldt kesit resminde her bitkiyi yetiştiği yükseltiye yerleştirdi (nasıl: düşüncenin görünür kılınması); 4) Dağdaki sıralanış Ekvator’dan kutuplara doğru görülen değişime benzer (karşılaştırma: yükselti ve enlem). Bağlantı: Chimborazo gözlemleri ve bitki kuşakları ana düşüncenin iklim kuşaklarını geçme yönünü, kesit resmi bu düşüncenin sistemli biçimde ortaya konmasını, enlemle karşılaştırma ise benzetmenin dayanağını destekler. (Kabul: Sözcükler ve madde sayısı farklı olabilir; her madde metinde karşılığı olan ve ana düşüncenin bir yönünü açıklayan bir bilgi olmalıdır. Ana düşünceyi bildiren cümle yardımcı düşünce sayılmaz.)
Eşleyin ve kodlayın: [V] Humboldt, dağdaki bitki kuşaklarını bir kesit resmiyle gösterdi. · [?] Humboldt, yükselti kuşaklarını kesin olarak ilk keşfeden kişidir. · [X] Humboldt, Chimborazo’nun zirvesine ulaşan ilk insandır. (Kabul: Sizin ifadeleriniz farklı olabilir. [?] için metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirmeniz; [X] için metinde hiç geçmeyen ya da metinle çelişen bir yargı yazmanız yeterlidir.)
🧠 Düşünelim
- Ana düşünce son cümlede: “Bir dağın eteğinden zirvesine tırmanmak, kısa bir mesafede bütün bir iklim kuşağını geçmek gibidir.” Önceki cümleler Humboldt’un gözlemlerini, kesit resmini ve enlemle yaptığı karşılaştırmayı anlatarak bu yargıyı hazırlar; son cümle hepsini toplar.
- [V] “Humboldt, dağdaki bitki kuşaklarını bir kesit resmiyle gösterdi.”: Metindeki “ünlü kesit resminde, her bitkiyi yetiştiği yükseltiye yerleştirerek bu kuşakları tek bakışta görünür kıldı” bilgisiyle eşleşir.
- [?] “Humboldt, yükselti kuşaklarını kesin olarak ilk keşfeden kişidir.”: Metin Humboldt’u bu düşünceyi bilim diline “ilk kez sistemli biçimde taşıyanlardan biri” olarak anar. İfadedeki kesin olarak ilk keşfeden nitelemesi bilginin kesinliğini artırır.
- [X] “Humboldt, Chimborazo’nun zirvesine ulaşan ilk insandır.”: Metin Humboldt’un dağa “tırmanırken” gözlem yaptığını söyler; zirveye ulaşıp ulaşmadığına hiç değinmez. Üstelik gerçekte Humboldt zirveye ulaşamamıştır; ifade hem metin dışı hem yanlıştır.
📖 Metin 06
Gayzerler, yeryüzünün yalnızca birkaç bölgesinde bir araya gelebilen koşulların ürünü olan ender doğa olaylarıdır. Bir gayzerin oluşabilmesi için üç şey gerekir: yere yakın bir ısı kaynağı, yeraltında biriken bol su ve suyu dar bir kanalda hapseden sağlam kayaçlar. Kanalın derinlerindeki su, üstteki suyun basıncı yüzünden kaynama noktasını aşacak kadar ısınır. Bir noktada buhar kabarcıkları suyu yukarı iter, basınç birden düşer ve kanaldaki su bir anda buhara dönüşerek gökyüzüne fışkırır. Sonra kanal yeniden dolar ve döngü baştan başlar. Bu doğa olayına adını veren, İzlanda’daki Geysir adlı gayzerdir. Dünyadaki gayzerlerin yarısından fazlası ise ABD’deki Yellowstone Millî Parkı’nda bulunur; parkın en bilinen gayzeri Old Faithful, düzenli aralıklarla fışkırmasıyla ünlüdür.
- Parçalara bölün: Paragraftaki her yargıyı bağımsız bir düşünce birimi olarak görün. Metnin ana düşüncesini yargı bildiren bir cümleyle yazın.
- Ana düşünceye bağlayın: Ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşünceleri metindeki sırasıyla tek tek yazın. Her birinin ana düşüncenin hangi yönünü (neden, nasıl, kim, ne zaman) açıkladığını not edin.
- Eşleyin ve kodlayın: Metinle eşleyerek üç ifade yazın ve kodlayın: metinde karşılığı olan bir yardımcı düşünce [V]; metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirdiğiniz bir ifade [?]; metinde hiç bahsedilmeyen ya da metinle çelişen bir ifade [X].
06. METİN — Çözümü Aç
Parçalara bölün: Gayzerler, ancak birkaç özel koşulun bir araya geldiği yerlerde görülebilen ender doğa olaylarıdır. (Kabul: Metnin bütününü kapsayan, yargı bildiren her ana düşünce cümlesi kabul edilir; ana düşünce tektir.)
Ana düşünceye bağlayın: 1) Gayzer için ısı kaynağı, bol yeraltı suyu ve suyu dar kanalda tutan kayaçlar gerekir (neden: gerekli koşullar); 2) Derindeki su basınç yüzünden kaynama noktasını aşacak kadar ısınır (nasıl: ısınma); 3) Basınç düşünce su birden buhara dönüşüp fışkırır, sonra kanal yeniden dolar (nasıl: püskürme döngüsü); 4) Gayzerlerin yarısından fazlası Yellowstone’dadır; ad İzlanda’daki Geysir’den gelir (nerede: gayzerlerin azlığı ve yeri). Bağlantı: Üç koşulu sayan destek, ana düşüncedeki “bir araya gelebilen koşulların” neler olduğunu gösterir; gayzerlerin yarısından fazlasının tek bir parkta toplanması ise “ender” oluşlarını kanıtlar. (Kabul: Sözcükler ve madde sayısı farklı olabilir; her madde metinde karşılığı olan ve ana düşüncenin bir yönünü açıklayan bir bilgi olmalıdır. Ana düşünceyi bildiren cümle yardımcı düşünce sayılmaz.)
Eşleyin ve kodlayın: [V] Gayzerin kanalındaki su, kaynama noktasının üzerine kadar ısınabilir. · [?] Dünyadaki bütün gayzerler Yellowstone Millî Parkı’nda bulunur. · [X] Gayzer suyu, eklem ağrılarına iyi geldiği için tedavide kullanılır. (Kabul: Sizin ifadeleriniz farklı olabilir. [?] için metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirmeniz; [X] için metinde hiç geçmeyen ya da metinle çelişen bir yargı yazmanız yeterlidir.)
🧠 Düşünelim
- Ana düşünce ilk cümlede: “Gayzerler, yeryüzünün yalnızca birkaç bölgesinde bir araya gelebilen koşulların ürünü olan ender doğa olaylarıdır.” Öbür cümleler bu koşulları, püskürmenin nasıl gerçekleştiğini ve gayzerlerin nerelerde toplandığını açıklar.
- [V] “Gayzerin kanalındaki su, kaynama noktasının üzerine kadar ısınabilir.”: Metindeki “üstteki suyun basıncı yüzünden kaynama noktasını aşacak kadar ısınır” bilgisiyle eşleşir.
- [?] “Dünyadaki bütün gayzerler Yellowstone Millî Parkı’nda bulunur.”: Metin “yarısından fazlası” der ve İzlanda’daki Geysir’den de söz eder; ifadedeki bütün sözcüğü bilginin kapsamını değiştirir.
- [X] “Gayzer suyu, eklem ağrılarına iyi geldiği için tedavide kullanılır.”: Metinde gayzer suyunun sağlık açısından kullanımına hiç değinilmez.
📖 Metin 07
Yeryüzünün en alçak kara noktasında yer alan Ölü Deniz, olağanüstü özelliklerine karşın bugün insan etkisiyle hızla küçülmektedir. Kıyıları deniz seviyesinin dört yüz metreden fazla altındadır. Gölün denize bir çıkışı yoktur; suyunu büyük ölçüde Ürdün Nehri’nden alır ve kaybını doğal yolla yalnızca buharlaşmayla verir. Sıcak ve kurak iklimde buharlaşan su tuzu geride bıraktığı için göl, okyanuslardan yaklaşık dokuz on kat daha tuzludur. Bu yoğun tuzluluk, insanın suyun üzerinde zahmetsizce yüzebilmesini sağlarken balıkların ve bitkilerin burada yaşamasını olanaksız kılar; gölde yalnızca bazı mikroorganizmalar barınabilir. Son yıllarda Ürdün Nehri’nin suyunun büyük kısmı tarım ve içme suyu için başka yerlere aktarıldı; kıyıdaki maden tesisleri de mineral elde etmek için gölden büyük miktarda su çekiyor. Göl seviyesi her yıl yaklaşık bir metre düşüyor ve kıyılarda çöküntü çukurları açılıyor.
- Parçalara bölün: Paragraftaki her yargıyı bağımsız bir düşünce birimi olarak görün. Metnin ana düşüncesini yargı bildiren bir cümleyle yazın.
- Ana düşünceye bağlayın: Ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşünceleri metindeki sırasıyla tek tek yazın. Her birinin ana düşüncenin hangi yönünü (neden, nasıl, kim, ne zaman) açıkladığını not edin.
- Eşleyin ve kodlayın: Metinle eşleyerek üç ifade yazın ve kodlayın: metinde karşılığı olan bir yardımcı düşünce [V]; metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirdiğiniz bir ifade [?]; metinde hiç bahsedilmeyen ya da metinle çelişen bir ifade [X].
07. METİN — Çözümü Aç
Parçalara bölün: Yeryüzünün en alçak noktasındaki Ölü Deniz, olağanüstü özelliklere sahip ama insan etkisiyle hızla küçülen bir göldür. (Kabul: Metnin bütününü kapsayan, yargı bildiren her ana düşünce cümlesi kabul edilir; ana düşünce tektir.)
Ana düşünceye bağlayın: 1) Kıyıları deniz seviyesinin dört yüz metreden fazla altındadır (sayısal veri: en alçak nokta oluşu); 2) Çıkışı olmayan göl suyunu buharlaşmayla kaybeder ve okyanustan dokuz on kat tuzludur (neden: tuzluluğun kaynağı); 3) Tuzluluk insanın yüzmesini kolaylaştırır, balık ve bitkilerin yaşamasını engeller (ne: olağanüstü özelliklerin sonucu); 4) Ürdün Nehri’nin suyu başka yerlere aktarılıyor, maden tesisleri de gölden su çekiyor; göl her yıl yaklaşık bir metre alçalıyor (neden, sayısal veri: küçülme). Bağlantı: İlk üç destek ana düşüncedeki “olağanüstü özelliklerine” ilişkin yönü; nehir suyunun aktarılması, maden tesislerinin çektiği su ve seviyedeki düşüş ise “insan etkisiyle hızla küçülmektedir” yönünü destekler. (Kabul: Sözcükler ve madde sayısı farklı olabilir; her madde metinde karşılığı olan ve ana düşüncenin bir yönünü açıklayan bir bilgi olmalıdır. Ana düşünceyi bildiren cümle yardımcı düşünce sayılmaz.)
Eşleyin ve kodlayın: [V] Ölü Deniz’in suyu okyanuslardan çok daha tuzludur. · [?] Ölü Deniz’de hiçbir canlı yaşamaz. · [X] Ölü Deniz’in çamuru kozmetik ürünlerde kullanılır. (Kabul: Sizin ifadeleriniz farklı olabilir. [?] için metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirmeniz; [X] için metinde hiç geçmeyen ya da metinle çelişen bir yargı yazmanız yeterlidir.)
🧠 Düşünelim
- Ana düşünce ilk cümlede: “Yeryüzünün en alçak kara noktasında yer alan Ölü Deniz, olağanüstü özelliklerine karşın bugün insan etkisiyle hızla küçülmektedir.” Cümlenin iki yönü vardır: Ortadaki cümleler gölün olağanüstü özelliklerini, son cümleler ise küçülmeyi destekler.
- [V] “Ölü Deniz’in suyu okyanuslardan çok daha tuzludur.”: Metindeki “okyanuslardan yaklaşık dokuz on kat daha tuzludur” bilgisiyle eşleşir.
- [?] “Ölü Deniz’de hiçbir canlı yaşamaz.”: Metin balıkların ve bitkilerin yaşayamadığını, ama “yalnızca bazı mikroorganizmalar barınabilir” der. İfadedeki hiçbir canlı genellemesi bilginin kesinliğini değiştirir; göle adını veren yaygın inanış da bu abartıdan beslenir.
- [X] “Ölü Deniz’in çamuru kozmetik ürünlerde kullanılır.”: Metinde gölün çamuruna ya da ekonomik kullanımına hiç değinilmez.
📖 Metin 08
Norveç kıyılarının girintili çıkıntılı görünümü, son buzul çağında dev buz kütlelerinin yeryüzünü nasıl yeniden biçimlendirdiğinin açık bir kanıtıdır. Buzul çağında dağlardan denize doğru ağır ağır kayan buzullar, önlerindeki akarsu vadilerini derinleştirip genişleterek kesitleri “U” harfini andıran vadilere dönüştürdü. Buzlar eriyip deniz seviyesi yükselince deniz bu derin vadilerin içine doldu ve fiyort denen uzun, dar koylar oluştu. Fiyortların çoğu ağız kısmında sığ, iç kesimlerinde ise şaşırtıcı ölçüde derindir; çünkü buz kütlesi en büyük aşındırma gücüne iç kesimlerde ulaşmıştı. Norveç’in en uzun fiyortu olan Sognefjord, iç kesimlere iki yüz kilometreyi aşkın bir mesafe sokulur. Benzer fiyortlar Şili, Yeni Zelanda, Grönland ve Kanada kıyılarında da görülür.
- Parçalara bölün: Paragraftaki her yargıyı bağımsız bir düşünce birimi olarak görün. Metnin ana düşüncesini yargı bildiren bir cümleyle yazın.
- Ana düşünceye bağlayın: Ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşünceleri metindeki sırasıyla tek tek yazın. Her birinin ana düşüncenin hangi yönünü (neden, nasıl, kim, ne zaman) açıkladığını not edin.
- Eşleyin ve kodlayın: Metinle eşleyerek üç ifade yazın ve kodlayın: metinde karşılığı olan bir yardımcı düşünce [V]; metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirdiğiniz bir ifade [?]; metinde hiç bahsedilmeyen ya da metinle çelişen bir ifade [X].
08. METİN — Çözümü Aç
Parçalara bölün: Norveç kıyılarındaki fiyortlar, buzul çağında buz kütlelerinin yeryüzünü yeniden biçimlendirdiğinin kanıtıdır. (Kabul: Metnin bütününü kapsayan, yargı bildiren her ana düşünce cümlesi kabul edilir; ana düşünce tektir.)
Ana düşünceye bağlayın: 1) Kayan buzullar akarsu vadilerini derinleştirip U biçimli vadilere dönüştürdü (nasıl: vadilerin oyulması); 2) Buzlar eriyince deniz bu vadilere doldu ve fiyortlar oluştu (ne zaman, nasıl: fiyortların doğuşu); 3) Fiyortlar ağızda sığ, iç kesimlerde derindir; çünkü buz en çok orada aşındırdı (neden: derinlik farkı); 4) Sognefjord iki yüz kilometreyi aşar; benzer fiyortlar başka kıyılarda da vardır (sayısal veri, örnek: ölçek ve yaygınlık). Bağlantı: Vadilerin oyulması ve denizle dolması ana düşüncedeki buzun yeryüzünü biçimlendirmesini adım adım açıklar; derinlik farkı ve başka ülkelerdeki fiyortlar ise bu biçimlendirmenin kanıtlarını çoğaltır. (Kabul: Sözcükler ve madde sayısı farklı olabilir; her madde metinde karşılığı olan ve ana düşüncenin bir yönünü açıklayan bir bilgi olmalıdır. Ana düşünceyi bildiren cümle yardımcı düşünce sayılmaz.)
Eşleyin ve kodlayın: [V] Fiyortların çoğu iç kesimlerde ağız kısmından daha derindir. · [?] Fiyortları, denize dökülen akarsular tek başına oymuştur. · [X] Fiyortlar, Norveç’e gelen turistlerin en çok ziyaret ettiği yerlerdir. (Kabul: Sizin ifadeleriniz farklı olabilir. [?] için metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirmeniz; [X] için metinde hiç geçmeyen ya da metinle çelişen bir yargı yazmanız yeterlidir.)
🧠 Düşünelim
- Ana düşünce ilk cümlede: “Norveç kıyılarının girintili çıkıntılı görünümü, son buzul çağında dev buz kütlelerinin yeryüzünü nasıl yeniden biçimlendirdiğinin açık bir kanıtıdır.” Öbür cümleler fiyortların nasıl oluştuğunu adım adım anlatır ve örneklerle kanıtı çoğaltır.
- [V] “Fiyortların çoğu iç kesimlerde ağız kısmından daha derindir.”: Metindeki “ağız kısmında sığ, iç kesimlerinde ise şaşırtıcı ölçüde derindir” bilgisiyle eşleşir.
- [?] “Fiyortları, denize dökülen akarsular tek başına oymuştur.”: Metne göre vadileri derinleştirip U biçimine getiren buzullardır; akarsular yalnızca ilk vadiyi oluşturmuştur. İfade oyma işinin öznesini değiştirmiştir.
- [X] “Fiyortlar, Norveç’e gelen turistlerin en çok ziyaret ettiği yerlerdir.”: Metinde turizmden ya da ziyaretçilerden hiç söz edilmez.
📖 Metin 09
Pasifik Okyanusu’nun binlerce adasına yerleşen Polinezyalı denizciler, geceleri belirli yıldızların doğup battığı noktaları ezberler, rotalarını bu “yıldız yollarına” göre çizerlerdi. Gündüzleri ise okyanusun kabarma dalgalarını izlerlerdi: Uzak bir adaya çarpıp geri dönen dalgaların kanoyu sarsışından karanın yönünü sezebiliyorlardı. Sabah denize açılıp akşam karaya dönen deniz kuşları da adanın yakında olduğunu gösteren canlı işaretlerdi. Bu bilgi yazıya geçirilmeden, ustadan çırağa sözlü olarak aktarılıyordu. 1976’da Hōkūleʻa adlı geleneksel bir kano, Mikronezyalı usta denizci Mau Piailug’un yönetiminde, hiçbir alet kullanmadan Hawaii’den Tahiti’ye ulaşarak bu bilginin gerçekliğini kanıtladı. Bütün bunlar, Polinezyalı denizcilerin pusula ve harita kullanmadan uçsuz bucaksız bir okyanusu okumayı başarmış usta yön bulucular olduğunu gösterir.
- Parçalara bölün: Paragraftaki her yargıyı bağımsız bir düşünce birimi olarak görün. Metnin ana düşüncesini yargı bildiren bir cümleyle yazın.
- Ana düşünceye bağlayın: Ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşünceleri metindeki sırasıyla tek tek yazın. Her birinin ana düşüncenin hangi yönünü (neden, nasıl, kim, ne zaman) açıkladığını not edin.
- Eşleyin ve kodlayın: Metinle eşleyerek üç ifade yazın ve kodlayın: metinde karşılığı olan bir yardımcı düşünce [V]; metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirdiğiniz bir ifade [?]; metinde hiç bahsedilmeyen ya da metinle çelişen bir ifade [X].
09. METİN — Çözümü Aç
Parçalara bölün: Polinezyalı denizciler, pusula ve harita olmadan okyanusu okuyabilen usta yön bulucular olarak tarihe geçmiştir. (Kabul: Metnin bütününü kapsayan, yargı bildiren her ana düşünce cümlesi kabul edilir; ana düşünce tektir.)
Ana düşünceye bağlayın: 1) Geceleri yıldızların doğup battığı noktalara, gündüzleri adalara çarpıp dönen dalgalara bakarak yön bulurlardı (nasıl: gece ve gündüz yön bulma); 2) Sabah açılıp akşam dönen deniz kuşları adanın yakınlığını gösterirdi (nasıl: karaya yaklaşma işareti); 3) Bilgi ustadan çırağa sözlü aktarılırdı (kim: bilginin taşıyıcıları); 4) 1976’da Hōkūleʻa kanosu aletsiz olarak Hawaii’den Tahiti’ye ulaştı (ne zaman, örnek: bilginin kanıtlanması). Bağlantı: Yıldız, dalga ve kuş destekleri ana düşüncedeki okyanusu okuma becerisinin üç ayrı yolunu gösterir; Hōkūleʻa yolculuğu ise bu becerinin gerçek olduğunu kanıtlar. (Kabul: Sözcükler ve madde sayısı farklı olabilir; her madde metinde karşılığı olan ve ana düşüncenin bir yönünü açıklayan bir bilgi olmalıdır. Ana düşünceyi bildiren cümle yardımcı düşünce sayılmaz.)
Eşleyin ve kodlayın: [V] Polinezyalı denizciler dalgaların hareketinden karanın yönünü sezebiliyordu. · [?] Polinezyalı denizciler yönlerini yalnızca yıldızlara bakarak bulurdu. · [X] Polinezyalılar kanolarını tek bir ağaç gövdesini oyarak yapardı. (Kabul: Sizin ifadeleriniz farklı olabilir. [?] için metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirmeniz; [X] için metinde hiç geçmeyen ya da metinle çelişen bir yargı yazmanız yeterlidir.)
🧠 Düşünelim
- Ana düşünce son cümlede: “Bütün bunlar, Polinezyalı denizcilerin pusula ve harita kullanmadan uçsuz bucaksız bir okyanusu okumayı başarmış usta yön bulucular olduğunu gösterir.” “Bütün bunlar” gönderimi önceki cümleleri toplar: Yıldızlar, dalgalar, kuşlar ve 1976 yolculuğu bu yargının destekleridir.
- [V] “Polinezyalı denizciler dalgaların hareketinden karanın yönünü sezebiliyordu.”: Metindeki “Uzak bir adaya çarpıp geri dönen dalgaların kanoyu sarsışından karanın yönünü sezebiliyorlardı” bilgisiyle eşleşir.
- [?] “Polinezyalı denizciler yönlerini yalnızca yıldızlara bakarak bulurdu.”: Metin yıldızların yanında dalgaları ve deniz kuşlarını da sayar; ifadedeki yalnızca sözcüğü bilginin kapsamını daraltır.
- [X] “Polinezyalılar kanolarını tek bir ağaç gövdesini oyarak yapardı.”: Metinde kanoların nasıl yapıldığına hiç değinilmez.
📖 Metin 10
Kuzeybatı Avrupa’nın aynı enlemdeki pek çok yere göre ılıman kışlar yaşamasında, Atlas Okyanusu’nu boydan boya geçen sıcak akıntıların önemli bir payı vardır. Körfez Akıntısı, Meksika Körfezi ve Karayipler çevresinde ısınan suyu Kuzey Amerika kıyıları boyunca kuzeydoğuya taşır; bu suyun bir kısmı Kuzey Atlantik Akıntısı olarak Avrupa kıyılarına kadar uzanır. Isıyı havaya bırakarak soğuyan ve ağırlaşan su, kuzeyde derinlere çöker ve güneye doğru geri döner. Bu büyük dolaşım, okyanusun ekvatordan kutuplara doğru ısı taşıyan bir taşıma bandı gibi çalışmasını sağlar. Bilim insanları Avrupa’nın ılıman ikliminde atmosferdeki rüzgâr düzeninin de büyük rol oynadığını vurgular; akıntı bu iklimi tek başına yaratmaz. Yine de son araştırmalar, ısınan iklimde bu dolaşımın zayıflayabileceğini ve bunun Avrupa’nın hava düzenini etkileyebileceğini gösteriyor.
- Parçalara bölün: Paragraftaki her yargıyı bağımsız bir düşünce birimi olarak görün. Metnin ana düşüncesini yargı bildiren bir cümleyle yazın.
- Ana düşünceye bağlayın: Ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşünceleri metindeki sırasıyla tek tek yazın. Her birinin ana düşüncenin hangi yönünü (neden, nasıl, kim, ne zaman) açıkladığını not edin.
- Eşleyin ve kodlayın: Metinle eşleyerek üç ifade yazın ve kodlayın: metinde karşılığı olan bir yardımcı düşünce [V]; metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirdiğiniz bir ifade [?]; metinde hiç bahsedilmeyen ya da metinle çelişen bir ifade [X].
10. METİN — Çözümü Aç
Parçalara bölün: Kuzeybatı Avrupa’nın ılıman kışlarında Atlas Okyanusu’ndaki sıcak akıntıların önemli bir payı vardır. (Kabul: Metnin bütününü kapsayan, yargı bildiren her ana düşünce cümlesi kabul edilir; ana düşünce tektir.)
Ana düşünceye bağlayın: 1) Körfez Akıntısı ısınan suyu kuzeydoğuya taşır, bir kolu Avrupa kıyılarına uzanır; soğuyup ağırlaşan su kuzeyde derinlere çöker ve güneye döner (nasıl: ısının taşınması ve dolaşımın tamamlanması); 2) Okyanus bir taşıma bandı gibi ekvatordan kutuplara ısı taşır (benzetme: dolaşımın işleyişi); 3) Avrupa ikliminde rüzgâr düzeninin de büyük rolü vardır (sınırlama: payın ölçüsü); 4) Isınan iklimde bu dolaşım zayıflayabilir (ne zaman: geleceğe dönük risk). Bağlantı: Akıntının yolu ve “taşıma bandı” benzetmesi ana düşüncedeki ısı taşımayı açıklar; rüzgâr düzenine yapılan vurgu ise ana düşüncedeki “önemli bir payı” sözünün neden tek neden anlamına gelmediğini gösterir. (Kabul: Sözcükler ve madde sayısı farklı olabilir; her madde metinde karşılığı olan ve ana düşüncenin bir yönünü açıklayan bir bilgi olmalıdır. Ana düşünceyi bildiren cümle yardımcı düşünce sayılmaz.)
Eşleyin ve kodlayın: [V] Kuzeyde soğuyan su derinlere çöker ve güneye geri döner. · [?] Dolaşımın zayıflaması Avrupa’nın hava düzenini kesinlikle değiştirecektir. · [X] Körfez Akıntısı, yelkenli gemilerin Avrupa’ya dönüşünü kısaltmak için kullanılmıştır. (Kabul: Sizin ifadeleriniz farklı olabilir. [?] için metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirmeniz; [X] için metinde hiç geçmeyen ya da metinle çelişen bir yargı yazmanız yeterlidir. “Avrupa’nın ılıman iklimini tek başına Körfez Akıntısı yaratır.” gibi metindeki “tek başına yaratmaz” cümlesini düpedüz tersine çeviren bir ifadeyi [X] kodladıysanız doğrudur: Bu ifade metinle çelişir.)
🧠 Düşünelim
- Ana düşünce ilk cümlede: “Kuzeybatı Avrupa’nın aynı enlemdeki pek çok yere göre ılıman kışlar yaşamasında, Atlas Okyanusu’nu boydan boya geçen sıcak akıntıların önemli bir payı vardır.” “Önemli bir payı” sözü ölçülüdür; öbür cümleler bu payı açıklar ve sınırını çizer.
- [V] “Kuzeyde soğuyan su derinlere çöker ve güneye geri döner.”: Metindeki “Isıyı havaya bırakarak soğuyan ve ağırlaşan su, kuzeyde derinlere çöker ve güneye doğru geri döner” bilgisiyle eşleşir.
- [?] “Dolaşımın zayıflaması Avrupa’nın hava düzenini kesinlikle değiştirecektir.”: Metin dolaşımın “zayıflayabileceğini” ve bunun hava düzenini “etkileyebileceğini” söyler. İfade bu olasılığı kesin bir yargıya çevirerek bilginin kesinliğini değiştirmiştir.
- [X] “Körfez Akıntısı, yelkenli gemilerin Avrupa’ya dönüşünü kısaltmak için kullanılmıştır.”: Metinde denizcilikten ya da gemilerin bu akıntıyı kullanmasından hiç söz edilmez.
📖 Metin 11
Şili’nin kuzeyindeki Atacama Çölü, kutup bölgeleri dışında yeryüzünün en kurak yeri olmasıyla hem yaşam için zorlu bir ortam hem de gökbilim için eşsiz bir gözlem alanıdır. Pasifik kıyısındaki soğuk akıntı havayı serinletip yağmur bulutlarının oluşmasını zorlaştırır; doğudaki And Dağları ise iç kesimlerden gelen nemi keser. Bu yüzden çölün bazı istasyonlarında yıllar boyunca hiç yağış ölçülmemiştir. Toprağı Mars’ınkine benzetilen bölgede, uzay ajansları gezgin araçlarını ve yaşam arayan aletlerini deniyor. Aynı kuraklık, gökbilimcilere de bulutsuz ve nemsiz gökyüzü sunar. Yüksek rakım ve kentlerden uzaklık da eklenince Atacama, dünyanın en büyük teleskoplarından bazılarına ev sahipliği yapan bir merkeze dönüşmüştür. Avrupa Güney Gözlemevi’nin Paranal’daki teleskopları ve ALMA radyo teleskop dizisi bunların başında gelir.
- Parçalara bölün: Paragraftaki her yargıyı bağımsız bir düşünce birimi olarak görün. Metnin ana düşüncesini yargı bildiren bir cümleyle yazın.
- Ana düşünceye bağlayın: Ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşünceleri metindeki sırasıyla tek tek yazın. Her birinin ana düşüncenin hangi yönünü (neden, nasıl, kim, ne zaman) açıkladığını not edin.
- Eşleyin ve kodlayın: Metinle eşleyerek üç ifade yazın ve kodlayın: metinde karşılığı olan bir yardımcı düşünce [V]; metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirdiğiniz bir ifade [?]; metinde hiç bahsedilmeyen ya da metinle çelişen bir ifade [X].
11. METİN — Çözümü Aç
Parçalara bölün: Atacama Çölü, aşırı kuraklığı nedeniyle hem yaşam için zorlu bir ortam hem de gökbilim için eşsiz bir gözlem alanıdır. (Kabul: Metnin bütününü kapsayan, yargı bildiren her ana düşünce cümlesi kabul edilir; ana düşünce tektir.)
Ana düşünceye bağlayın: 1) Soğuk akıntı ve And Dağları bölgeye nem ulaşmasını engeller (neden: kuraklığın kaynağı); 2) Bazı istasyonlarda yıllarca hiç yağış ölçülmemiştir (örnek: kuraklığın derecesi); 3) Uzay ajansları Mars’ınkine benzeyen toprakta gezgin araçları dener (kim: zorlu ortamın bilimsel kullanımı); 4) Bulutsuz gökyüzü, yüksek rakım ve kentlerden uzaklık büyük teleskopları buraya çekmiştir; Paranal teleskopları ve ALMA bunların başında gelir (neden, örnek: gözlem alanı oluşu). Bağlantı: Kuraklığın nedenleri ve Mars benzerliği ana düşüncenin “zorlu bir ortam” yönünü; bulutsuz gökyüzü ve teleskoplar “eşsiz bir gözlem alanıdır” yönünü destekler. (Kabul: Sözcükler ve madde sayısı farklı olabilir; her madde metinde karşılığı olan ve ana düşüncenin bir yönünü açıklayan bir bilgi olmalıdır. Ana düşünceyi bildiren cümle yardımcı düşünce sayılmaz.)
Eşleyin ve kodlayın: [V] Atacama’nın kuraklığı gökbilimcilere bulutsuz bir gökyüzü sunar. · [?] Mars gezgin araçlarını Atacama’da gökbilimciler denemektedir. · [X] Atacama’da yılın birkaç gününde çöl çiçeklenmesi yaşanır. (Kabul: Sizin ifadeleriniz farklı olabilir. [?] için metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirmeniz; [X] için metinde hiç geçmeyen ya da metinle çelişen bir yargı yazmanız yeterlidir.)
🧠 Düşünelim
- Ana düşünce ilk cümlede: “Şili’nin kuzeyindeki Atacama Çölü, kutup bölgeleri dışında yeryüzünün en kurak yeri olmasıyla hem yaşam için zorlu bir ortam hem de gökbilim için eşsiz bir gözlem alanıdır.” Cümle iki yönlüdür: Kuraklığın nedenleri ve Mars denemeleri birinci yönü, bulutsuz gökyüzü ve teleskoplar ikinci yönü destekler.
- [V] “Atacama’nın kuraklığı gökbilimcilere bulutsuz bir gökyüzü sunar.”: Metindeki “Aynı kuraklık, gökbilimcilere de bulutsuz ve nemsiz gökyüzü sunar” bilgisiyle eşleşir.
- [?] “Mars gezgin araçlarını Atacama’da gökbilimciler denemektedir.”: Metne göre araçları deneyenler “uzay ajansları”dır; gökbilimciler ise teleskoplarla ilişkilendirilir. İfade bilginin öznesini değiştirmiştir.
- [X] “Atacama’da yılın birkaç gününde çöl çiçeklenmesi yaşanır.”: Metinde bitkilerden ya da çiçeklenmeden hiç söz edilmez.
📖 Metin 12
Akdeniz ve Karadeniz kıyılarındaki geleneksel rüzgâr gülünde sekiz ana yönün her birinin bir adı vardır: kuzeyden esen yıldız, kuzeydoğudan poyraz, doğudan gündoğusu, güneydoğudan keşişleme, güneyden kıble, güneybatıdan lodos, batıdan günbatısı ve kuzeybatıdan karayel. Bu adların kimi başka dillerden gelir; poyraz, Yunanlıların kuzey rüzgârı Boreas’ın adını taşır. Kimi ise yerel bir gözleme dayanır: Keşişleme, İstanbul’dan bakıldığında Uludağ’ın, yani eski adıyla Keşiş Dağı’nın yönünden eser. Ama kıyıda yaşayanlar için bu adlar bir yönden fazlasını anlatır. Lodosun ılık ve nemli bir hava getirip denizi kabarttığını, poyrazın ise havayı serinlettiğini kuşaklar boyu gözleyen denizciler, rüzgârın adını duyunca havanın nasıl değişeceğini de bilir. İstanbul’da lodosun vapur seferlerini aksatması da bu bilginin gündelik hayattaki karşılığıdır. Kısacası rüzgâr adları, denizciler için hem bir yön bilgisi hem de kuşaklar boyu biriken bir hava bilgisi taşır.
- Parçalara bölün: Paragraftaki her yargıyı bağımsız bir düşünce birimi olarak görün. Metnin ana düşüncesini yargı bildiren bir cümleyle yazın.
- Ana düşünceye bağlayın: Ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşünceleri metindeki sırasıyla tek tek yazın. Her birinin ana düşüncenin hangi yönünü (neden, nasıl, kim, ne zaman) açıkladığını not edin.
- Eşleyin ve kodlayın: Metinle eşleyerek üç ifade yazın ve kodlayın: metinde karşılığı olan bir yardımcı düşünce [V]; metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirdiğiniz bir ifade [?]; metinde hiç bahsedilmeyen ya da metinle çelişen bir ifade [X].
12. METİN — Çözümü Aç
Parçalara bölün: Rüzgâr adları, denizciler için hem bir yön bilgisi hem de kuşaklar boyu biriken bir hava bilgisi taşır. (Kabul: Metnin bütününü kapsayan, yargı bildiren her ana düşünce cümlesi kabul edilir; ana düşünce tektir.)
Ana düşünceye bağlayın: 1) Geleneksel rüzgâr gülünde sekiz ana yönün her birinin bir adı vardır (ne: adların düzeni, yön bilgisi); 2) Poyraz Yunanca Boreas’tan gelir, keşişleme ise İstanbul’dan bakıldığında Keşiş Dağı’nın yönünden eser (örnek: adların kökeni, ikisi de bir yöne dayanır); 3) Lodos ılık ve nemli hava getirip denizi kabartır, poyraz havayı serinletir; denizciler adı duyunca havanın nasıl değişeceğini bilir (neden: adların hava bilgisi taşıması); 4) Lodosun İstanbul’da vapur seferlerini aksatması bu bilginin gündelik hayattaki karşılığıdır (örnek: bilginin gündelik hayata yansıması). Bağlantı: Rüzgâr gülü ve adların kökeni ana düşüncedeki “bir yön bilgisi” yönünü; lodos ile poyrazın getirdiği hava ve vapur örneği ise “kuşaklar boyu biriken bir hava bilgisi” yönünü destekler. (Kabul: Sözcükler ve madde sayısı farklı olabilir; her madde metinde karşılığı olan ve ana düşüncenin bir yönünü açıklayan bir bilgi olmalıdır. Ana düşünceyi bildiren cümle yardımcı düşünce sayılmaz.)
Eşleyin ve kodlayın: [V] Keşişleme adını Uludağ’ın eski adından alır. · [?] Rüzgâr adlarının tamamı Yunancadan gelir. · [X] Lodos, Türkiye’de en sık esen rüzgârdır. (Kabul: Sizin ifadeleriniz farklı olabilir. [?] için metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirmeniz; [X] için metinde hiç geçmeyen ya da metinle çelişen bir yargı yazmanız yeterlidir.)
🧠 Düşünelim
- Ana düşünce son cümlede: “Kısacası rüzgâr adları, denizciler için hem bir yön bilgisi hem de kuşaklar boyu biriken bir hava bilgisi taşır.” “Kısacası” bağlacı önceki cümleleri toplar: Rüzgâr gülü ve adların kökeni yön bilgisini, lodos ile poyrazın getirdiği hava ise hava bilgisini destekler.
- [V] “Keşişleme adını Uludağ’ın eski adından alır.”: Metindeki “Uludağ’ın, yani eski adıyla Keşiş Dağı’nın yönünden eser” bilgisiyle eşleşir.
- [?] “Rüzgâr adlarının tamamı Yunancadan gelir.”: Metin adların “kimi”nin başka dillerden geldiğini, kiminin ise yerel bir gözleme dayandığını söyler; ifadedeki tamamı sözcüğü kapsamı genişletir.
- [X] “Lodos, Türkiye’de en sık esen rüzgârdır.”: Metin lodosun etkisinden söz eder; ama ne sıklıkla estiğine ya da öbür rüzgârlarla karşılaştırılmasına hiç değinmez.
📖 Metin 13
Avrupa yılan balığının göçü, bilim insanlarının yüz yılı aşkın süredir izini sürdüğü hâlde tam olarak çözemediği bir doğa bilmecesidir. Avrupa’nın nehirlerinde ve göllerinde yıllarca yaşayan erişkin yılan balıkları, olgunlaştıklarında denize iner ve Atlas Okyanusu’nu aşarak binlerce kilometre uzaktaki Sargasso Denizi’ne doğru yola çıkar. Danimarkalı biyolog Johannes Schmidt 1900’lerin başında okyanusta topladığı larvaların, Sargasso’ya yaklaştıkça küçüldüğünü görerek balıkların burada yumurtladığı sonucuna varmıştı. Söğüt yaprağını andıran saydam larvalar, akıntılarla sürüklenerek Avrupa kıyılarına ulaşır ve nehirlere girer. Ne var ki bugüne kadar hiç kimse Sargasso Denizi’nde yumurtlayan bir erişkin yılan balığını doğrudan gözlemleyememiştir. Bu arada türün sayısı son on yıllarda öyle azalmıştır ki yılan balığı bugün nesli kritik tehlike altındaki türler arasında yer alıyor.
- Parçalara bölün: Paragraftaki her yargıyı bağımsız bir düşünce birimi olarak görün. Metnin ana düşüncesini yargı bildiren bir cümleyle yazın.
- Ana düşünceye bağlayın: Ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşünceleri metindeki sırasıyla tek tek yazın. Her birinin ana düşüncenin hangi yönünü (neden, nasıl, kim, ne zaman) açıkladığını not edin.
- Eşleyin ve kodlayın: Metinle eşleyerek üç ifade yazın ve kodlayın: metinde karşılığı olan bir yardımcı düşünce [V]; metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirdiğiniz bir ifade [?]; metinde hiç bahsedilmeyen ya da metinle çelişen bir ifade [X].
13. METİN — Çözümü Aç
Parçalara bölün: Avrupa yılan balığının göçü, yüz yılı aşkın süredir araştırılmasına karşın tam olarak çözülemeyen bir doğa bilmecesidir. (Kabul: Metnin bütününü kapsayan, yargı bildiren her ana düşünce cümlesi kabul edilir; ana düşünce tektir.)
Ana düşünceye bağlayın: 1) Erişkin balıklar olgunlaşınca denize iner ve Sargasso Denizi’ne doğru yola çıkar (ne: göçün yönü); 2) Schmidt, Sargasso’ya yaklaştıkça küçülen larvalardan yumurtlama yerini çıkarmıştır (kim, ne zaman: bilmecenin bir parçasının çözülmesi); 3) Larvalar akıntılarla sürüklenerek Avrupa kıyılarına ulaşır (nasıl: dönüş yolculuğu); 4) Yumurtlayan bir erişkin henüz doğrudan gözlemlenememiştir (neden: bilmecenin sürmesi). Bağlantı: Schmidt’in larva çalışması bilmecenin çözülen kısmını, hiç gözlemlenemeyen yumurtlama ise ana düşüncedeki “tam olarak çözemediği” kısmı destekler. Son cümledeki nesil tehlikesi ana düşünceye doğrudan bağlanmayan ek bir bilgidir. (Kabul: Sözcükler ve madde sayısı farklı olabilir; her madde metinde karşılığı olan ve ana düşüncenin bir yönünü açıklayan bir bilgi olmalıdır. Ana düşünceyi bildiren cümle yardımcı düşünce sayılmaz.)
Eşleyin ve kodlayın: [V] Yılan balığı larvaları akıntılarla Avrupa kıyılarına taşınır. · [?] Schmidt, yılan balıklarının Sargasso Denizi’nde yumurtladığını kesin olarak kanıtlamıştır. · [X] Yılan balıkları, Sargasso Denizi’ne giderken yön bulmak için Dünya’nın manyetik alanını kullanır. (Kabul: Sizin ifadeleriniz farklı olabilir. [?] için metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirmeniz; [X] için metinde hiç geçmeyen ya da metinle çelişen bir yargı yazmanız yeterlidir. Kesin bir kanıt iddiası metindeki “hiç kimse … doğrudan gözlemleyememiştir” cümlesiyle de çatışır; bu cümleyi gösterip ifadeyi [X] kodlayan cevap da kabul edilir.)
🧠 Düşünelim
- Ana düşünce ilk cümlede: “Avrupa yılan balığının göçü, bilim insanlarının yüz yılı aşkın süredir izini sürdüğü hâlde tam olarak çözemediği bir doğa bilmecesidir.” Öbür cümlelerin çoğu bilmecenin çözülen ve çözülemeyen yanlarını anlatır.
- [V] “Yılan balığı larvaları akıntılarla Avrupa kıyılarına taşınır.”: Metindeki “saydam larvalar, akıntılarla sürüklenerek Avrupa kıyılarına ulaşır” bilgisiyle eşleşir.
- [?] “Schmidt, yılan balıklarının Sargasso Denizi’nde yumurtladığını kesin olarak kanıtlamıştır.”: Metne göre Schmidt larvaların büyüklüğünden yola çıkarak bu “sonucuna varmıştı”; yumurtlayan bir erişkini ise bugüne kadar “hiç kimse” doğrudan gözlemleyememiştir. İfade larvalara dayanan bir çıkarımı kesin bir kanıta çevirerek bilginin kesinliğini değiştirmiştir (kitaptaki acı biber örneğindeki gibi).
- [X] “Yılan balıkları, Sargasso Denizi’ne giderken yön bulmak için Dünya’nın manyetik alanını kullanır.”: Metinde balıkların nasıl yön bulduğuna hiç değinilmez.
📖 Metin 14
Likya Yolu, antik bir uygarlığın kalıntılarını doğayla birlikte yürüyerek keşfetme fırsatı sunduğu için Türkiye’nin en tanınmış uzun mesafe yürüyüş rotalarından biri olmuştur. Fethiye yakınlarından Antalya’ya kadar yaklaşık beş yüz kilometre uzanan rota, 1990’ların sonunda İngiliz yürüyüşçü Kate Clow’un girişimiyle işaretlenip haritalandı. Yol, büyük ölçüde eski köy patikalarını, katır yollarını ve antik yolları izler. Yürüyüşçüler kıyı boyunca kayalık burunlardan, çam ormanlarından ve dağ köylerinden geçer; yol boyunca Patara, Xanthos ve Olimpos gibi Likya kentlerinin kalıntılarına rastlar. Rota bir günde değil, haftalar içinde parça parça yürünür; geceler çoğu zaman köy pansiyonlarında ya da çadırda geçirilir. Bu yolculuk, yol üzerindeki küçük köylerin ekonomisine de yeni bir kaynak sağlamıştır.
- Parçalara bölün: Paragraftaki her yargıyı bağımsız bir düşünce birimi olarak görün. Metnin ana düşüncesini yargı bildiren bir cümleyle yazın.
- Ana düşünceye bağlayın: Ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşünceleri metindeki sırasıyla tek tek yazın. Her birinin ana düşüncenin hangi yönünü (neden, nasıl, kim, ne zaman) açıkladığını not edin.
- Eşleyin ve kodlayın: Metinle eşleyerek üç ifade yazın ve kodlayın: metinde karşılığı olan bir yardımcı düşünce [V]; metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirdiğiniz bir ifade [?]; metinde hiç bahsedilmeyen ya da metinle çelişen bir ifade [X].
14. METİN — Çözümü Aç
Parçalara bölün: Likya Yolu, antik kalıntıları doğayla birlikte yürüyerek keşfetme fırsatı sunan tanınmış bir uzun mesafe yürüyüş rotasıdır. (Kabul: Metnin bütününü kapsayan, yargı bildiren her ana düşünce cümlesi kabul edilir; ana düşünce tektir.)
Ana düşünceye bağlayın: 1) Fethiye’den Antalya’ya yaklaşık beş yüz kilometre uzanan rota, 1990’ların sonunda Kate Clow’un girişimiyle işaretlenip haritalandı (sayısal veri; kim, ne zaman: rotanın açılması); 2) Yol eski patikaları, katır yollarını ve antik yolları izler (nasıl: güzergâhın kaynağı); 3) Yürüyüşçüler ormanlardan, köylerden ve Likya kentlerinin kalıntılarından geçer (ne: doğa ve tarihin bir arada oluşu); 4) Yürüyüş köy ekonomisine yeni bir kaynak sağlamıştır (sonuç: rotanın çevreye katkısı). Bağlantı: Güzergâhın antik yolları izlemesi ve Likya kentleri ana düşüncedeki “antik bir uygarlığın kalıntılarını” keşfetme yönünü; ormanlar, burunlar ve köyler “doğayla birlikte” yönünü destekler. (Kabul: Sözcükler ve madde sayısı farklı olabilir; her madde metinde karşılığı olan ve ana düşüncenin bir yönünü açıklayan bir bilgi olmalıdır. Ana düşünceyi bildiren cümle yardımcı düşünce sayılmaz.)
Eşleyin ve kodlayın: [V] Likya Yolu güzergâhında antik kentlerin kalıntıları bulunur. · [?] Likya Yolu’nu Kültür Bakanlığı işaretleyip haritalandırmıştır. · [X] Likya Yolu en çok ilkbahar ve sonbahar aylarında yürünür. (Kabul: Sizin ifadeleriniz farklı olabilir. [?] için metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirmeniz; [X] için metinde hiç geçmeyen ya da metinle çelişen bir yargı yazmanız yeterlidir.)
🧠 Düşünelim
- Ana düşünce ilk cümlede: “Likya Yolu, antik bir uygarlığın kalıntılarını doğayla birlikte yürüyerek keşfetme fırsatı sunduğu için Türkiye’nin en tanınmış uzun mesafe yürüyüş rotalarından biri olmuştur.” Öbür cümleler rotanın uzunluğunu, kökenini ve yol boyunca karşılaşılanları anlatır.
- [V] “Likya Yolu güzergâhında antik kentlerin kalıntıları bulunur.”: Metindeki “Patara, Xanthos ve Olimpos gibi Likya kentlerinin kalıntılarına rastlar” bilgisiyle eşleşir.
- [?] “Likya Yolu’nu Kültür Bakanlığı işaretleyip haritalandırmıştır.”: Metne göre rota “İngiliz yürüyüşçü Kate Clow’un girişimiyle” işaretlenmiştir. İfade işin öznesini değiştirmiştir.
- [X] “Likya Yolu en çok ilkbahar ve sonbahar aylarında yürünür.”: Metinde mevsimlerden ya da en uygun yürüyüş zamanından hiç söz edilmez.
📖 Metin 15
Niagara Şelalesi’nin tepesinde dayanıklı bir kaya katmanı, onun altında ise daha kolay aşınan yumuşak kayaçlar bulunur. Düşen su alttaki yumuşak katmanı oydukça üstteki sert kaya askıda kalır ve zamanla kırılıp düşer; böylece şelale biraz daha geriler. Bu yüzden Niagara, yerinde sabit duruyormuş gibi görünse de aslında binlerce yıldır yavaş yavaş geriye, akıntının geldiği yöne doğru yürüyen bir doğal yapıdır. Son buzul çağının sonundan bu yana bu süreç şelaleyi kilometrelerce geriye taşımış, arkasında derin bir boğaz bırakmıştır. Yirminci yüzyılda ise insan da bu sürece müdahale etti. Suyun büyük kısmının hidroelektrik santrallerine yönlendirilmesi ve kaya tabanının güçlendirilmesiyle aşınma hızı belirgin biçimde yavaşladı. 1969’da mühendisler, Amerikan Şelalesi’ni incelemek için birkaç aylığına suyunu tamamen kesmişlerdi.
- Parçalara bölün: Paragraftaki her yargıyı bağımsız bir düşünce birimi olarak görün. Metnin ana düşüncesini yargı bildiren bir cümleyle yazın.
- Ana düşünceye bağlayın: Ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşünceleri metindeki sırasıyla tek tek yazın. Her birinin ana düşüncenin hangi yönünü (neden, nasıl, kim, ne zaman) açıkladığını not edin.
- Eşleyin ve kodlayın: Metinle eşleyerek üç ifade yazın ve kodlayın: metinde karşılığı olan bir yardımcı düşünce [V]; metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirdiğiniz bir ifade [?]; metinde hiç bahsedilmeyen ya da metinle çelişen bir ifade [X].
15. METİN — Çözümü Aç
Parçalara bölün: Niagara Şelalesi sabit değildir; binlerce yıldır aşınmayla geriye doğru çekilen bir doğal yapıdır. (Kabul: Metnin bütününü kapsayan, yargı bildiren her ana düşünce cümlesi kabul edilir; ana düşünce tektir.)
Ana düşünceye bağlayın: 1) Tepede dayanıklı, altta kolay aşınan kayaçlar bulunur (neden: yapının özelliği); 2) Alttaki katman oyuldukça üstteki kaya kırılıp düşer ve şelale geriler (nasıl: geri çekilme süreci); 3) Buzul çağının sonundan beri şelale kilometrelerce gerilemiş, bir boğaz bırakmıştır (ne zaman, sonuç: sürecin ölçeği); 4) Suyun santrallere yönlendirilmesi ve tabanın güçlendirilmesi aşınmayı yavaşlatmıştır (kim: insanın müdahalesi). Bağlantı: Kaya katmanları ve kırılma süreci ana düşüncenin aşınmayla geriye yürüme yönünü açıklar; bırakılan boğaz bu sürecin kanıtıdır. İnsan müdahalesi ise sürecin bugün nasıl değiştiğini gösterir. (Kabul: Sözcükler ve madde sayısı farklı olabilir; her madde metinde karşılığı olan ve ana düşüncenin bir yönünü açıklayan bir bilgi olmalıdır. Ana düşünceyi bildiren cümle yardımcı düşünce sayılmaz.)
Eşleyin ve kodlayın: [V] İnsan müdahalesi, şelalenin aşınma hızını yavaşlatmıştır. · [?] Mühendisler 1969’da Niagara Şelalesi’nin bütün kollarının suyunu kesmiştir. · [X] Niagara Şelalesi, kışın tamamen donar. (Kabul: Sizin ifadeleriniz farklı olabilir. [?] için metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirmeniz; [X] için metinde hiç geçmeyen ya da metinle çelişen bir yargı yazmanız yeterlidir.)
🧠 Düşünelim
- Ana düşünce üçüncü cümlede: “Bu yüzden Niagara, yerinde sabit duruyormuş gibi görünse de aslında binlerce yıldır yavaş yavaş geriye, akıntının geldiği yöne doğru yürüyen bir doğal yapıdır.” İlk iki cümle bu yargının nedenini (aşınma düzeni) hazırlar; sonraki cümleler sürecin ölçeğini ve insanın müdahalesini anlatır.
- [V] “İnsan müdahalesi, şelalenin aşınma hızını yavaşlatmıştır.”: Metindeki “Suyun büyük kısmının hidroelektrik santrallerine yönlendirilmesi ve kaya tabanının güçlendirilmesiyle aşınma hızı belirgin biçimde yavaşladı” bilgisiyle eşleşir.
- [?] “Mühendisler 1969’da Niagara Şelalesi’nin bütün kollarının suyunu kesmiştir.”: Metin suyun yalnızca “Amerikan Şelalesi’ni incelemek için” kesildiğini söyler; ifade bunu şelalenin bütün kollarına genişleterek bilginin kapsamını değiştirir.
- [X] “Niagara Şelalesi, kışın tamamen donar.”: Metinde şelalenin kışın donmasına hiç değinilmez; ifade metin dışıdır.
📖 Metin 16
Tsunamiye karşı en etkili korunma yollarından biri, doğanın verdiği uyarıyı tanıyıp beklemeden yüksek bir yere çıkmaktır. Deniz tabanındaki büyük bir deprem suyu yerinden oynattığında kıyıya ulaşan ilk belirti, çoğu zaman dalga değil, denizin olağandışı biçimde geri çekilmesidir. Kıyıdan uzaklaşan su, birkaç dakika sonra çok daha güçlü bir dalga olarak geri döner. 2004’te Hint Okyanusu’nda yaşanan tsunamide Tayland’daki bir plajda, okulda bu belirtiyi öğrenmiş on yaşındaki bir İngiliz kız çocuğu ailesini ve çevresindekileri uyararak kumsalın boşaltılmasını sağlamıştı. Endonezya’nın Simeulue Adası’nda ise kuşaktan kuşağa anlatılan bir halk öyküsü, sarsıntının ardından tepelere koşmayı öğütlüyordu; adada can kaybı çevre bölgelere göre çok sınırlı kaldı. Bu örnekler, uyarı sistemlerinin yanında bilginin kendisinin de hayat kurtardığını gösterir.
- Parçalara bölün: Paragraftaki her yargıyı bağımsız bir düşünce birimi olarak görün. Metnin ana düşüncesini yargı bildiren bir cümleyle yazın.
- Ana düşünceye bağlayın: Ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşünceleri metindeki sırasıyla tek tek yazın. Her birinin ana düşüncenin hangi yönünü (neden, nasıl, kim, ne zaman) açıkladığını not edin.
- Eşleyin ve kodlayın: Metinle eşleyerek üç ifade yazın ve kodlayın: metinde karşılığı olan bir yardımcı düşünce [V]; metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirdiğiniz bir ifade [?]; metinde hiç bahsedilmeyen ya da metinle çelişen bir ifade [X].
16. METİN — Çözümü Aç
Parçalara bölün: Tsunamiye karşı en etkili korunma yollarından biri, doğanın uyarısını tanıyıp hemen yüksek bir yere çıkmaktır. (Kabul: Metnin bütününü kapsayan, yargı bildiren her ana düşünce cümlesi kabul edilir; ana düşünce tektir. Son cümleye dayanan “Doğanın uyarısını bilmek ve tanımak hayat kurtarır.” gibi cevaplar da kabul edilir.)
Ana düşünceye bağlayın: 1) Tsunaminin ilk belirtisi çoğu zaman denizin olağandışı biçimde geri çekilmesidir (ne: doğanın uyarısı); 2) Geri çekilen su birkaç dakika sonra güçlü bir dalgayla döner (neden: beklememenin gerekçesi); 3) 2004’te bu belirtiyi okulda öğrenen bir çocuk plajdakileri uyarmıştır (örnek: bilginin işe yaraması); 4) Simeulue’de kuşaktan kuşağa anlatılan öykü sayesinde can kaybı sınırlı kaldı (örnek: geleneksel bilginin gücü). Bağlantı: Denizin geri çekilmesi ve dönen dalga ana düşüncedeki “doğanın verdiği uyarıyı” tanımlar; plajdaki çocuk ve Simeulue örnekleri ise bu uyarıyı tanımanın hayat kurtardığını kanıtlar. (Kabul: Sözcükler ve madde sayısı farklı olabilir; her madde metinde karşılığı olan ve ana düşüncenin bir yönünü açıklayan bir bilgi olmalıdır. Ana düşünceyi bildiren cümle yardımcı düşünce sayılmaz.)
Eşleyin ve kodlayın: [V] Tsunamiden önce deniz çoğu zaman kıyıdan geri çekilir. · [?] Her tsunami, deniz kıyıdan geri çekildikten sonra gelir. · [X] Hint Okyanusu’nda bugün gelişmiş bir tsunami uyarı sistemi kuruludur. (Kabul: Sizin ifadeleriniz farklı olabilir. [?] için metindeki bir bilginin kapsamını, kesinliğini ya da öznesini değiştirmeniz; [X] için metinde hiç geçmeyen ya da metinle çelişen bir yargı yazmanız yeterlidir.)
🧠 Düşünelim
- Ana düşünce ilk cümlede: “Tsunamiye karşı en etkili korunma yollarından biri, doğanın verdiği uyarıyı tanıyıp beklemeden yüksek bir yere çıkmaktır.” Son cümle bu yargıyı örneklerden çıkan bir sonuçla yeniden dile getirir; öbür cümleler uyarının ne olduğunu ve işe yaradığı örnekleri anlatır.
- [V] “Tsunamiden önce deniz çoğu zaman kıyıdan geri çekilir.”: Metindeki “kıyıya ulaşan ilk belirti, çoğu zaman dalga değil, denizin olağandışı biçimde geri çekilmesidir” bilgisiyle eşleşir.
- [?] “Her tsunami, deniz kıyıdan geri çekildikten sonra gelir.”: Metin bunun “çoğu zaman” böyle olduğunu söyler; ifadedeki her tsunami genellemesi bilginin kesinliğini değiştirir. Uyarıyı beklerken yalnızca bu belirtiye güvenmek de bu yüzden tehlikelidir.
- [X] “Hint Okyanusu’nda bugün gelişmiş bir tsunami uyarı sistemi kuruludur.”: Metin uyarı sistemlerinden genel olarak söz eder; ama Hint Okyanusu’nda böyle bir sistemin kurulup kurulmadığına hiç değinmez.
🏁 Maraton · Metin 17: Zirvedeki Deniz
Dünyanın en yüksek dağ sırası olan Himalayalar, iki kıtanın yavaş ama durdurulamaz çarpışmasının ürünüdür. Bugünkü Hindistan’ı taşıyan levha, on milyonlarca yıl önce güney yarım küreden kopup kuzeye doğru yola çıkmıştı. Bu iki kara parçası arasında o dönemde Tetis adı verilen geniş bir okyanus uzanıyordu. Levha kuzeye ilerledikçe bu okyanusun tabanı Asya’nın altına doğru itildi ve okyanus giderek daraldı. Yaklaşık elli milyon yıl önce Hint levhası Asya’ya çarptığında iki kıta arasındaki deniz tamamen kapandı. Hint levhasının bu yolculuk sırasında, kıtaların olağan hızına göre çok hızlı ilerlediği düşünülür.
DUR 1
- Yardımcı düşünce: Bu bölümde yazarın kullandığı bir destekleyici düşünceyi yazın.
Çarpışmanın gücüyle iki levhanın kenarları sıkıştı, kırıldı ve üst üste bindi; yeryüzü kırışıp yükseldi. Bir zamanlar eski denizlerin dibinde biriken kireçli tortular da bu yükselişle birlikte binlerce metre yukarı taşındı. Bu yüzden Everest’in zirvesine yakın kayalarda, milyonlarca yıl önce sığ bir denizde yaşamış canlıların fosilleşmiş kabukları bulunur. Dağcıların dünyanın tepesinde basıp geçtiği kaya, aslında eski bir okyanusun tabanıdır. Jeologlar bu fosilleri, kıtaların hareket ettiğinin en çarpıcı kanıtlarından biri sayar.
DUR 2
- Yardımcı düşünce: Yeni bölümdeki destekleyici düşünceyi yazın. Öncekiyle birlikte hangi ana düşünceye doğru ilerliyor?
Çarpışma bugün de sürmektedir. Hint levhası hâlâ her yıl birkaç santimetre kuzeye ilerler ve Himalayalar yükselmeyi sürdürür; ama rüzgâr, kar ve buzullar da zirveleri aynı anda aşındırır. Bu sürekli hareket, bölgeyi dünyanın deprem bakımından en etkin yerlerinden biri yapar; dağın eteklerinde yaşayan milyonlarca insan bu hareketin sonuçlarıyla birlikte yaşamayı öğrenmek zorundadır. 2015’te Nepal’i sarsan büyük deprem, iki levhanın sınırındaki gerilimin birden boşalmasının sonucuydu. Himalayalar, yeryüzünün sabit değil, yavaş ama sürekli değişen bir yapı olduğunu en yüksek yerden hatırlatır.
- Yardımcı düşünce: Son bölümdeki destekleyici düşünceyi yazın.
- Ana düşünce: Topladığınız destekleri birleştirerek metnin ana düşüncesini yargı bildiren bir cümleyle yazın.
17. METİN — Çözümü Aç
DUR 1: DUR 1 · Yardımcı düşünce: Himalayalar, Hint levhasının kuzeye ilerleyip Asya’ya çarpmasıyla ve iki kıta arasındaki Tetis Okyanusu’nun kapanmasıyla oluşmaya başlamıştır.
DUR 2: DUR 2 · Yardımcı düşünce: Çarpışmanın sıkıştırdığı yeryüzü yükselmiş, eski deniz tabanlarındaki tortular zirvelere taşınmıştır; Everest’in yakınındaki deniz fosilleri bunun kanıtıdır. Öncekiyle birlikte metin, dağların kıtaların hareketiyle doğduğu düşüncesine ilerliyor.
Yardımcı düşünce: Çarpışma bugün de sürer: Himalayalar yükselmeye devam eder ve bölge depremler bakımından son derece etkindir.
Ana düşünce: Himalayalar, kıtaların çarpışmasıyla doğmuş ve hâlâ değişmekte olan bir yapıdır; yeryüzünün sabit olmadığını gösterir. (Kabul: Bütün durakları kapsayan, yargı bildiren her cümle kabul edilir.)
🧠 Düşünelim
- Birinci durağın desteği oluşumun nedenini (levhanın kuzeye ilerlemesi), ikinci durağınki bu oluşumun kanıtını (“eski bir okyanusun tabanı”) verir.
- Üçüncü bölümdeki “Çarpışma bugün de sürmektedir” desteği, ana düşünceye zaman boyutunu ekler: Dağ tamamlanmış bir eser değil, süren bir süreçtir.
- Kapsam kontrolü: Yalnızca Everest’te deniz fosilleri bulunduğunu yazmak ilginç bir yardımcı düşünceyi vermektir; ana düşünce oluşumu, kanıtı ve süren değişimi birlikte kapsamalıdır.
🏁 Maraton · Metin 18: Okyanusu Dolaşan Ördekler
1992’nin ocak ayında, Hong Kong’dan Amerika’ya giden bir yük gemisi Kuzey Pasifik’te fırtınaya yakalandı. Güverteden okyanusa düşen konteynerlerden biri açıldı ve içindeki yaklaşık yirmi dokuz bin plastik banyo oyuncağı, sarı ördekler, kırmızı kunduzlar, mavi kaplumbağalar ve yeşil kurbağalar denize dağıldı. Oyuncaklar içi hava dolu ve suda batmayan cisimlerdi; su yüzeyinde hem akıntıların hem de rüzgârın etkisiyle sürükleniyorlardı. Bu olay ilk bakışta sıradan bir yük kaybıydı; ama kısa sürede okyanus bilimcilerin ilgisini çeken beklenmedik bir deneye dönüştü.
DUR 1
- Yardımcı düşünce: Bu bölümde yazarın kullandığı bir destekleyici düşünceyi yazın.
Okyanus bilimci Curtis Ebbesmeyer ve meslektaşları, kıyılara vuran oyuncakların yerini ve tarihini kaydetmeye başladı. Sahil gezginlerinin bildirimleriyle oluşan bu veriler, oyuncakların ne kadar sürede nereye ulaştığını adım adım gösteriyordu. Böylece Kuzey Pasifik’teki büyük akıntı döngüsünün bir turunu kaç yılda tamamladığı, bilgisayar modelleriyle yapılan tahminlerle karşılaştırılabildi. Aynı anda ve aynı noktadan okyanusa dağılan binlerce izleyici cisim, hiçbir araştırma bütçesiyle kolay kolay sağlanamayacak bir ölçüm olanağı sundu; okyanus bilimciler bu eşsiz fırsatı beklenmedik bir kazaya borçluydu.
DUR 2
- Yardımcı düşünce: Yeni bölümdeki destekleyici düşünceyi yazın. Öncekiyle birlikte hangi ana düşünceye doğru ilerliyor?
Yolculuk yıllarca sürdü. Oyuncakların bir kısmı Alaska’nın kıyılarına vurdu, bir kısmı Hawaii’ye, bir kısmı ise Güney Amerika ve Avustralya kıyılarına ulaştı. Kimileri kuzeye sürüklenip Kuzey Buz Denizi’nin buzlarına sıkıştı ve yıllar sonra Atlas Okyanusu’na geçerek kıyılara çıktı. Güneşte ve tuzlu suda solan bu oyuncaklar, bulunduklarında koleksiyoncuların bile peşine düştüğü birer nesneye dönüşmüştü. Oyuncaklar, okyanusun birbirine bağlı tek bir sistem olduğunu çarpıcı biçimde gösterdi. Aynı olay, denize karışan plastiğin ne kadar uzağa ve ne kadar uzun süre yolculuk edebileceğini de ortaya koydu.
- Yardımcı düşünce: Son bölümdeki destekleyici düşünceyi yazın.
- Ana düşünce: Topladığınız destekleri birleştirerek metnin ana düşüncesini yargı bildiren bir cümleyle yazın.
18. METİN — Çözümü Aç
DUR 1: DUR 1 · Yardımcı düşünce: Bir yük kaybı olan oyuncakların denize dağılması, okyanus bilimcilerin ilgisini çeken beklenmedik bir deneye dönüşmüştür.
DUR 2: DUR 2 · Yardımcı düşünce: Kıyıya vuran oyuncakların yeri ve tarihi kaydedilerek akıntıların hızı ve döngüsü bilgisayar modelleriyle karşılaştırılabilmiştir. Öncekiyle birlikte metin, kazanın okyanusu anlamayı sağlayan bir ölçüme dönüştüğü düşüncesine ilerliyor.
Yardımcı düşünce: Oyuncaklar dünyanın dört bir yanındaki kıyılara, kimileri Kuzey Buz Denizi’nden geçerek Atlantik’e ulaşmış; bu da okyanusun birbirine bağlı tek bir sistem olduğunu göstermiştir.
Ana düşünce: Bir kaza sonucu denize dağılan oyuncaklar, okyanus akıntılarını anlamayı sağlayan beklenmedik bir deneye dönüşmüş ve okyanusların birbirine bağlı olduğunu göstermiştir. (Kabul: Bütün durakları kapsayan, yargı bildiren her cümle kabul edilir.)
🧠 Düşünelim
- Birinci durağın desteği olayın nasıl “deneye” dönüştüğünü, ikinci durağınki bu deneyin yöntemini (“yerini ve tarihini kaydetmeye başladı”) açıklar.
- Üçüncü bölümdeki varış yerleri, deneyin sonucunu verir; “tek bir sistem” yargısı üç bölümün desteklerini birleştirir.
- Son cümledeki plastik vurgusu bir ek yardımcı düşüncedir: Aynı yolculuk, denize karışan atığın da sınır tanımadığını gösterir; ama metnin ana düşüncesi akıntıların anlaşılmasıdır.
🏁 Maraton · Metin 19: Saatleri Eşitlemek
On dokuzuncu yüzyılın ortalarına kadar her kent kendi saatini kullanıyordu. Saat, Güneş’in gökyüzünde en yüksek noktaya ulaştığı an öğle kabul edilerek ayarlanırdı. Bu yüzden birbirine birkaç yüz kilometre uzak iki kentin saatleri arasında dakikalarca fark bulunurdu. At arabasıyla günlerce süren yolculuklarda bu farkı kimse önemsemiyordu; çünkü yolcu, varacağı kentin saatine yavaş yavaş uyum sağlayabiliyordu. Kent meydanındaki saat kulesi ya da ibadethanenin çanı, o kentte yaşayan herkesin uyduğu tek ve yeterli ölçüydü.
DUR 1
- Yardımcı düşünce: Bu bölümde yazarın kullandığı bir destekleyici düşünceyi yazın.
Demir yolları bu düzeni altüst etti. Saatte onlarca kilometre hızla giden trenler, birkaç saat içinde farklı yerel saatleri kullanan pek çok kentten geçiyordu. Her istasyonun kendi saatine göre hazırlanan tarifeler, yolcular için tam bir karmaşaya dönüştü; aynı hatta çalışan trenlerin birbirine göre konumunu hesaplamak da güvenlik sorunu yarattı. Büyük istasyonların duvarlarında, farklı demir yolu şirketlerinin saatlerini gösteren yan yana birkaç saat asılıydı. Bu yüzden İngiliz demir yolları Greenwich saatini ortak saat olarak benimsedi. ABD ve Kanada demir yolları ise 18 Kasım 1883’te kıtayı birkaç saat dilimine bölerek saatlerini eşitledi.
DUR 2
- Yardımcı düşünce: Yeni bölümdeki destekleyici düşünceyi yazın. Öncekiyle birlikte hangi ana düşünceye doğru ilerliyor?
Ertesi yıl, 1884’te Washington’da toplanan Uluslararası Meridyen Konferansı, Greenwich’ten geçen meridyeni başlangıç meridyeni olarak kabul etti. Dünyanın yirmi dört saat dilimine bölünmesi fikri, ülkeler tarafından zamanla benimsendi. Bu benimseme bir anda olmadı; kimi ülkeler onlarca yıl kendi ulusal saatlerini kullanmayı sürdürdü. Bugün başka bir ülkeye uçtuğumuzda cep telefonlarımız saati kendiliğinden ayarlıyor; ama bu kolaylığın ardında, trenlerin hızına yetişmek zorunda kalan bir yüzyılın uzun pazarlıkları yatıyor. Zamanı ölçme biçimimiz bile, ulaşımın hızıyla birlikte değişmiştir.
- Yardımcı düşünce: Son bölümdeki destekleyici düşünceyi yazın.
- Ana düşünce: Topladığınız destekleri birleştirerek metnin ana düşüncesini yargı bildiren bir cümleyle yazın.
19. METİN — Çözümü Aç
DUR 1: DUR 1 · Yardımcı düşünce: Demir yollarından önce her kent Güneş’e göre ayarlanan kendi yerel saatini kullanıyordu; yavaş yolculuklarda bu fark sorun yaratmıyordu.
DUR 2: DUR 2 · Yardımcı düşünce: Trenlerin hızı yerel saatleri karmaşaya ve güvenlik sorununa çevirince demir yolları ortak saate ve saat dilimlerine geçti. Öncekiyle birlikte metin, ulaşımın hızlanmasının zamanı ölçme biçimini değiştirdiği düşüncesine ilerliyor.
Yardımcı düşünce: 1884’te Greenwich meridyeni başlangıç kabul edildi ve dünyanın saat dilimlerine bölünmesi zamanla benimsendi.
Ana düşünce: Ulaşımın hızlanması, insanların zamanı ölçme biçimini değiştirmiş ve ortak saat dilimlerinin doğmasına yol açmıştır. (Kabul: Bütün durakları kapsayan, yargı bildiren her cümle kabul edilir.)
🧠 Düşünelim
- Birinci durağın desteği eski düzeni, ikinci durağınki bu düzenin neden bozulduğunu (“Demir yolları bu düzeni altüst etti”) anlatır; ikisi arasında bir karşılaştırma kurulur.
- Üçüncü bölümdeki uluslararası konferans, yerel bir çözümün dünya ölçeğine nasıl taşındığını gösterir.
- Son cümle (“Zamanı ölçme biçimimiz bile, ulaşımın hızıyla birlikte değişmiştir”) üç desteği toplayan ana düşünceyi açıkça verir; yardımcı düşünceler bu yargıya giden basamaklardır.
🏁 Maraton · Metin 20: Kaybolan Gün
1519’da İspanya’dan beş gemiyle yola çıkan Macellan seferi, Atlas Okyanusu’nu geçip Güney Amerika’nın ucundaki boğazdan Pasifik’e ulaştı. Sefere katılan İtalyan gezgin Antonio Pigafetta, yolculuk boyunca her günü özenle günlüğüne işliyordu. Hangi gün nerede olduklarını, ne gördüklerini ve kimlerle karşılaştıklarını kaydediyor, tarih sayımını hiç aksatmıyordu. Yolculuk yaklaşık üç yıl sürecek, Macellan da dâhil olmak üzere tayfanın büyük bölümü dönemeyecekti. Macellan 1521’de Filipinler’de çıkan bir çatışmada öldü; yolculuğu kalan gemiler sürdürdü.
DUR 1
- Yardımcı düşünce: Bu bölümde yazarın kullandığı bir destekleyici düşünceyi yazın.
Sefer batıya doğru ilerledikçe gemiler her gün Güneş’i biraz daha geç batarken görüyordu. Batıya yol alan bir gemi için her gün, yerinde duran birine göre birkaç dakika daha uzun sürer. Bu küçük farklar, gemiler Dünya’nın çevresini dolaştıkça birikir; tam bir turun sonunda toplam fark yirmi dört saate, yani tam bir güne ulaşır. Gezginlerin hiçbiri bu birikmeyi fark etmedi; çünkü gün doğumundan gün doğumuna sayılan her gün, gemidekiler için tam ve eksiksiz bir gündü. Pigafetta, sabah ve akşamı izleyerek saydığı günlerin hiçbirini atlamamıştı.
DUR 2
- Yardımcı düşünce: Yeni bölümdeki destekleyici düşünceyi yazın. Öncekiyle birlikte hangi ana düşünceye doğru ilerliyor?
1522 yazında geriye kalan tek gemi Yeşil Burun Adaları’na vardığında, tayfa karaya çıkıp günün tarihini sordu. Öğrendikleri tarih, Pigafetta’nın günlüğündekinden bir gün ilerideydi. Günlük kusursuz tutulmuştu; kaybolan gün, Dünya’yı batıya doğru bir kez dolaşmanın kaçınılmaz sonucuydu. Bu şaşırtıcı deneyim, dünyayı dolaşan herkesin bir yerde takvimi bir gün ileri ya da geri alması gerektiğini gösterdi. Yüzyıllar sonra bu ihtiyaç, Pasifik’in ortasından geçen tarih değiştirme çizgisiyle düzenlendi. Bugün bu çizgiyi batıdan doğuya geçen bir yolcu takvimini bir gün geri, doğudan batıya geçen bir gün ileri alır.
- Yardımcı düşünce: Son bölümdeki destekleyici düşünceyi yazın.
- Ana düşünce: Topladığınız destekleri birleştirerek metnin ana düşüncesini yargı bildiren bir cümleyle yazın.
20. METİN — Çözümü Aç
DUR 1: DUR 1 · Yardımcı düşünce: Macellan seferi uzun ve zorlu bir yolculuğa çıkmış, Pigafetta ise her günü günlüğüne aksatmadan işlemiştir.
DUR 2: DUR 2 · Yardımcı düşünce: Batıya giden gemiler için her gün biraz daha uzun sürdüğünden bu küçük farklar birikmiş; ama gemidekiler bunu fark etmemiştir. Öncekiyle birlikte metin, kusursuz tutulan bir sayımın bile yolculuğun kendisi yüzünden şaşabileceği düşüncesine ilerliyor.
Yardımcı düşünce: Yeşil Burun Adaları’nda günlüğün bir gün geride kaldığı anlaşılmış; bu da takvimi bir yerde düzeltme gereğini ve sonradan tarih değiştirme çizgisinin doğuşunu hazırlamıştır.
Ana düşünce: Dünya’yı batıya doğru dolaşmak, en titiz tutulan takvimi bile bir gün geride bırakır; bu deneyim tarih değiştirme çizgisinin gerekliliğini göstermiştir. (Kabul: Bütün durakları kapsayan, yargı bildiren her cümle kabul edilir.)
🧠 Düşünelim
- Birinci durağın desteği (“tarih sayımını hiç aksatmıyordu”) önemlidir: Hata sayımda değil, yolculuğun kendisindedir. Bu destek, üçüncü bölümdeki “Günlük kusursuz tutulmuştu” cümlesiyle tamamlanır.
- İkinci durağın desteği farkın nedenini (“her gün … birkaç dakika daha uzun sürer”) açıklar; üçüncü bölümün desteği ise bu nedenin sonucunu verir.
- Kapsam kontrolü: Yalnızca Pigafetta’nın günlük tuttuğunu yazmak bir ayrıntıyı vermektir; ana düşünce kaybolan günün nedenini ve sonucunu birlikte kapsamalıdır.
🔗 Yardımcı Düşünceyi Bulma ders notu · Sonraki strateji: 12. Boşluk Doldurma · Paragraf Stratejileri
Stratejinin konu anlatımı, çözümlü örnekleri ve 20 metinlik Sıra Sende bölümü Temelden Paragraf 1. Fasikül: Paragraf Stratejileri kitabındadır.
🧭 Bu stratejiyi her gün uygula
Paragrafta Yolculuk · 100 Gün: her gün 20 ÖSYM tarzı soru, kolaydan zora.
1–10. günler herkese, 11–20. günler üyelere ücretsiz · TYT, KPSS, ALES, DGS